Bir korkuttun ki bütün hayranlarını, ortalık birbirine girdi. Ama Allah seni sevenlerine bağışladı. Herkes sana acil şıfalar diledi. İşin gerçek tarafı da budur. Seninle aynı kaderi paylaşan, o vurulma anında senin yanında olan, ağrılarılarınla ağrı çeken, hiç seni yalnız bırakmayan asistanını bir anda kovman hiç hoş değil.
Tabii ki evlenmek de senin hakkın. Sana mutluluklar diliyordum. İnşallah hep mutlu olursun ama Ayşegül Hanım’ın lafıyla, kader birliği yaptığın arkadaşını bir anda silip atmak İbrahim Tatlıses’e hiç yakışmıyor.
Gene sürpriz yaptın. Magazin basınını gene peşinde koşturdun. Türkiye’nin gündemini bir anda değiştirdin. Evlilik haberiyle dün gece bütün medyla, gazete sayfaları senin haberlerinle şenlendi. Muhabirler kapıda bekledi. Ufak bir ayrıntı yakalayabilmek için televizyonlar son dakika diye gene senden bahsetti.
Ama geride bıraktıklarına ne yaptın
Derya’ya bu yapqılmazdı. Yıllardır seninle birlikte, cuğunun anası, senin yoldaşın, her derdine koşan, giyiminden tut, herşeyinle tek tek ilgilenen Derya Tuna dün tahmin ediyorum “şok” yaşamıştır. İnan ki ben de seni yıllardır tanıyan biri olarak, “Tatlıses artık evlenir, mutlu bir hayat kurar” diye düşünüyordum. Ama bunun Ayşegül değil Derya Tuna olacağını tahmin ediyordum. Gene hepimizi şok ettin.
Oğlun Ahmet yanındaydı, yalnız küçük oğlun İdo sana küsmüş. Ahmet’le İdo’nun arasında tabii ki dağlar kadar fark var. Ahmet yıllardır babasını birçok kadınla paylaşmıştı. Ama Küçük İdo büyümesine rağmen hala babasını bir başka kadınla paylaşmak istemiyordu. İnşallah kısa zamanda onun da gönlünü alır.
Kulağıma gelen dedikodular
Düğün fotoğraflarına baktım. Orada da göremedim. Biraz araştırdım, sordurdum. Resimlerde senin iyileştiğini, güldüğünü görmek çok güzel. Hoşuma gitti. Türkiye’ye iyi bir sesin, birkaç canavarın sana ateş etmesiyle ölmeyeceğini tekrar gösterdin. Ayakta dimdik durman beni mutlu etti. Seni sevenler de, sevmeyenler de mutlu oldu.
Ama resimde kardeşin Mahmut, annen Leyla Hanım hiç yoktu. Zaten o karelerde olmadıkları gibi bu düğünü de tasvip etmediklerini duydum. Tabii bunlar dedikodudan öte birşey değil. Sen yıllardır hep anlatırdın, annenin senin ne kadar evlendirmek istediğini, mutlu olmanı istediğini hep söylüyordu. Bir anne oğlunun mutlu olmasını elbette ister. Ama bu Ayşegül hanım değil, Derya Hanım olmalıydı. İşte bu yüzden o karelerde kendilerine rastlayamadık.
Başbakan’ın sözünü dinlediğini, artık mutlu bir yuva kurup işlerinin başına geçeceğini hatta müzik piyasasından biraz da olsa geri duracağını duydum. Mutlu ol. Evet mutluluğunun daim olmasını temenni ederim.










