• BIST 93.297
  • Altın 210,049
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 2 °C

Yok olmanın mutluluğu

Zuhal Şengül

 Kan ter içinde soyunma odasına koşup üzerini değiştirdi. Ders çoktan başlamıştı ama O bir türlü üzerine uygun  bir yoga taytı bulamadığı için geç kalmıştı. Çabucak giyindikten sonra aynaya baktı . Sırasıyla giydiği iç çamaşırı, yeni aldığı tayt bedenini boğum boğum yapmıştı ve tuhaf görünüyordu . Dersin olduğu sınıfa doğru koşarken bir yandan

tişörtünü aşağı doğru çekerek göbeğini ve kalçasını kapatmaya çalışıyordu . Yan yana sıralanmış o güzel ve zayıf kızların en arkasına geçti .Bir yandan içi rahattı çünkü en azından hareketleri yaparken kimse vücuduna bakmayacaktı .Hiç bir hareketi doğru düzgün yapamıyordu , farkındaydı . Önündeki kıza takıldı gözü bir ara , çok zayıftı , onca harekete, terlemesine ve dağılan saçlarına rağmen nasıl hala böyle güzel kalmayı başarmıştı ?

      Ders bitmişti, kendini bitkin hissediyordu. Soyunma odasına doğru yürüdü, bu işin en nefret ettiği kısmıydı .Başkalarının yanında soyunup üzerini değiştirmekten utanıyordu .Zaten sırf bu yüzden hayatında hiç spora gitmemişti . Şişman vücudunu annesi bile görmesin diye çok küçük yaşlardan beri kendi kendine yıkanırdı .Denize, havuza girmez, hep bir bahane uydururdu . En çok üzüldüğü şey ise hayatı paylaştığı birisi hiç olmamıştı .

      Fotoğraf çektirmezdi, sosyal medya hesaplarına hep kendi kendine çektiği sadece yüzünün göründüğü fotoğrafları koyardı. Ama bu sefer kararlıydı, düzenli spor yapacak, yediklerine dikkat edecekti .Hem yüzü de çok güzeldi, hani zayıflasa dergilerde gördüğü kızlardan bir farkı kalmayacaktı .

      Günler ilerledikçe yoga sınıfına devam etti, Hareket etmek, bir şeyler yapıyor olmak O’na çok iyi hissettiriyordu . Girdiği dersin sonunda soyunma odasına geçti . Bir köşede saklana saklana üzerini değiştirmeye çalışırken bir yandan da o zayıf , sinir bozucu güzellikte olan kızın vücuduna bakıyordu .Baktıkça aslında hiç tanımasa da içten içe ondan nefret ediyordu . Odadaki güzel vücutlu ve neşeli kız topluluğu hararetli bir şekilde sohbet ederken O uğultulu kahkaha sesleri arasında tamamen yok olmuştu

       Çantasını sırtına alıp salondan çıktı ve yürümeye başladı .Eve yürüyerek gidip geliyordu .İyi bir okuldan mezundu aslında ama daha istediği işi bulamamıştı . Görüşmelerde işi hep daha zayıf ve güzel kızlar alıyordu . O’da şimdilik orta halli bir şirketin müşteri hizmetleri bölümünde telefonlara bakıyordu .Telefonda yardım ettiği insanların O’na tekrar tekrar teşekkür etmeleri hoşuna gidiyordu .Telefonda konuştuğu insanlar daha bir kibardı sanki O’na karşı ve bu yüzden aslında bu işi seviyordu .

       Caddede hızlı adımlarla yürüyordu, O’nu en çok korkutan şeylerden biri  sokakta takılan yeni yetme erkek çocuklarının olduğu toplulukların önünden geçmekti . Mutlaka birisi çıkar , bir laf atardı .Hiç cevap vermese bile kalbi çok kırılırdı. Bu yaşına kadar özelliklede erkekler ne kadar acımasız olmuştu O ‘ a karşı, kalbi hatırlamak istemediği bir çok anıyla doluydu .

       Artık yavaş yavaş spora gitmeye alışmıştı . Kilo verememişti ama umudu vardı . Herkes sık sık az yemek yemesini söylesede O’nu en çok mutlu eden şey yemek yemekti .Özellikle sinirli ve üzgün olduğu zamanlarda daha fazla yemek yiyordu , mutlu ve sakin olduğu anlar azınlıktaydı .İşten sonra zamanının büyük bir bölümünü sosyal medya hesabında arkadaşlarının fotograflarına bakarak geçiriyordu . Arkadaşlarının harika fotoğrafları vardı . Belki de O’nun da güzel birkaç tane fotoğrafa ihtiyacı vardı .Saçını açtı , gözlerinin altını siyah kalemle iyice boyadı .Açık renk bir ruj sürdü dudağına, dergide okumuştu açık renk dudakları kalın gösteriyordu. Telefonunun filtresini ayarlayıp kendi kendine birkaç fotoğraf çekti .Sol tarafından çekmişti hep fotoğrafları , sol profilden daha ince göründüğüne inanırdı .Çektiklerinden  en güzelini seçti ve profiline yükledi .Sanki o fotoğrafta biraz  o çok sevdiği yabancı şarkıcıyı andırmıştı .

        Ertesi sabah otobüsle işe giderken sıkışıklıktan ve ayakta durmaktan yine mesaisi başlamadan yorulmuştu .Kazağının içine giydiği tişörtü sırılsıklamdı .Bir ara tam da bayılacak gibi hissetti kendini ve bir durak önceden indi .Kocaman cüssesine rağmen bünyesi çok hassastı . İlk gördüğü banka oturdu biraz soluklandı .Çantasından telefonu çıkartıp saate bakarken fark etti , sosyal medya hesabında yeni bir mesajı vardı .Mesaj hiç tanımadığı birisindendi . ‘’ Güzel fotoğraf ‘’ diye yazmıştı parlak siyah uzun saçlı çocuk .Hiç tanımadığı birisi O’nu beğenmişti . Bir kaç kez mesaj yazıp sildikten sonra ‘’ Teşekkür ederim ‘’ diye cevap verdi . İş yerinde mesaisi başlamıştı ve sık sık telefonunu kontrol ediyordu .Acaba o güzel saçlı çocuk tekrar mesaj atacak mıydı ? Saatler sonra beklediği mesaj geldi , ‘’ Nasılsın ? ‘’ demişti .Heyecanlı bir şekilde hemen cevap verdi, böylece küçük küçük yazışmaya başladılar .Eve gittiğinde tatlı bir gülümseme vardı yüzünde , işten yeni gelmiş olmasına rağmen yemek yemedi .Spor çantasını toplayıp derse gitti .Derste aklı soyunma odasında bıraktığı telefondaydı . Dakikalar sonra telefonuna tekrar baktığında yine O’nun mesajını görecek ve de çok mutlu olacaktı .Eve gittiğinde yazışmaya devam ettiler. Son mesajında ‘’ Mesajlaşmak çok zor oluyor ,telefonda konuşalım mı ? ‘’ diye sormuştu rüzgar saçlı çocuk, O’da biraz tereddüt ettikten sonra telefon numarasını yazmıştı .Sonrasında hemen telefonu çaldı .İşinden dolayı telefonda rahat rahat konuşmaya alışıktı fakat diğer telefonun ucunda bir yabancı vardı ve seside kendisi kadar gizemli aynı zamanda güven vericiydi .Saatlerce sohbet ettiler, konu konuyu açtı . Ortak bir sürü özellikler vardı Mesela aynı yaştalardı ve aynı tarz müzikten hoşlanıyorlardı .Gece artık saat 01:00 ‘ i gösterirken  hafta sonu buluşmak için sözleştiler .

        Sanki 3 yıl gibi geçen 3 günün ardından cumartesi günü gelip çatmıştı .Önce çiçek pasajında yemek yiyeceklerdi sonrada rock müzik yapan bir barda takılacaklardı .Çok heyecanlıydı, uzun denemelerin ardından nihayet hangi elbiseyi giyeceğine karar vermişti .Mutluydu ama bir yandan da içi içini yiyordu. ‘’ Acaba beni beğenecek mi ‘’ diye tekrar tekrar geçiriyordu içinden ve kısa süre  sonra bu sorunun cevabını alacaktı .Hızla aşağıya inip apartmanın önünde duran taksiye bindi .Yarım saat sonra  Beyoğlu’ n daydı. Pasajın girişine doğru yaklaşırken işte O  ordaydı ve fotoğraflarından çok daha yakışıklıydı .Kibarca el sıkıştılar ve gidecekleri restoranın yolunu tuttular .Karşılıklı oturduklarında heyecandan ellerini koyacak yer bulamıyordu .Belli belirsiz yüzüne bakıp gülümserken menüye dakikalarca bakıp sadece salata sipariş etmişti .Sohbet iyi gidiyordu, heyecanını yenmek için önündeki beyaz şaraptan büyük büyük yudumlar alıyordu ve neşeli kahkahalar atıyordu . Uzun saçlarına, kolundaki dövmesine baktı uzun uzun .Belli ki O’da O’nu beğenmişti, belki de yıllardır beklediği ve son zamanlarda umudunu kaybederek vazgeçtiği insandı O ! Filmlerde de yakışıklı erkekler aslında çokta popüler olmayan şişman kızlara aşık olurdu ,umutluydu .Bir süre sonra tuvalete gitmek için masadan kalktı .Klarnet ve darbuka sesleri arasında masalardan sarhoş şarkılar yükseliyordu, uzun zamandır ilk kez böyle mutlu hissetti ve gülümsedi .

        Tuvalete sadece aynaya bakmak için gitmişti ama kapıda oturan kadına girer girmez para verdi .Aynada saçlarını kabarttı eli ile, makyajını tazeledi. Alkolünde etkisiyle kendini daha bir kadın hissetti .Ya gecenin sonunda O’nu evine çağırırsa ,acaba gitmeli miydi ? Düşünceler beynini kemirirken telefonunun mesaj sesi ile irkildi. İlginçtir, dışarda masada oturmasına rağmen mesaj O’ n dan gelmişti .Açıp okudu mesajı fakat idrak edemeyip tekrar okuma gereği duydu ve telefonu tutarken elleri titremeye başladı . Belli ki mesajı arkadaşına atmak istemişti ama yanlışlıkla O’na atmıştı .Mesajda arkadaşına 15 dakika sonra O’nu aramasını, acil gelmesi gerektiğini söylemesini yazmıştı .’’ Fotoğraflarında böyle görünmüyordu, tek gece için bile çekemem, kadın bile sayılmaz ‘’ diye de eklemişti .Bir süre öylece kaldı, sonrasında sandalyeye asılı olarak bıraktığı en sevdiği montunu almak için bile masaya dönmeden koşup ilk gördüğü taksiye bindi .Mekandan çıktığını bile görmemişti O’nun , işte yine görünmez olmuştu .Gözyaşları durmadan yanaklarından süzülürken telefonunu tamamen kapattı ama o mesaj hala aklındaydı .Kadın olarak bile görülmemişti ve tek bir gece için bile istenmemiş olmanın ızdırabını yaşıyordu .

         Apartman kapısını açıp hızla merdivenleri çıktı .Evin içine attı kendini ve kapıyı kapattı .İşte bütün dünya dışarda kalmıştı artık ve kimse O’nu bir daha incitemeyecekti .Aynada üzgün yüzüne bir kez daha baktı ve dolabın kapağını açarak haftalar önce aldığı uyku ilacını çıkarttı .Salona giderken yatağında uyuyan kedisini aldı ve apartmanın içine bıraktı .Kanepede  oturdu , uzun uzun düşündü , avucunda kalan son hapıda attı ağzına .Gözleri yavaş yavaş kapanırken huzurluydu, bugün bu dünyada kalbinin kırıldığı son gündü

Bu yazı toplam 1402 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim