• BIST 90.421
  • Altın 193,349
  • Dolar 4,8340
  • Euro 5,6718
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 25 °C

YENİ HÜKÜMET SİSTEMİNİN MEYDANA GETİRECEĞİ FAYDALAR VE ZARARLAR

Av. Şevket Küçükaslan

Yeni Hükümet Sisteminin, Ülkemizin Demokratik ve Ekonomik Gelişiminde Meydana Getireceği Faydalar ve Zararlar


Yüksek Seçim Kurulu'nun, 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Büyük Millet Meclisi ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarını kesin olarak açıklaması üzerine, kimilerine göre 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' kimilerine göre ise 'Başkanlık Sistemi' olarak nitelendirilen Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni hükümet sisteminin, ülkemizin demokratik ve ekonomik gelişimine katkısının nasıl ve hangi düzeyde, bu sistemin ilk etapta hangi kurum ve kuruluşlarda değişimler meydana getireceği büyük bir merak konusu. Bu sistemin faydalarını ve zararlarını, kesin bir şekilde önceden belirleyebilmek mümkün olmasa da; ülkemiz insanının ve devlet sistemimizin karakteristik özellikleri, geçmişten günümüze süregelen tutum ve davranışları, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum değerlendirildiğinde yeni sistemin nasıl bir etkisinin olacağı; 'Parlamenter Sisteme' nazaran getirmiş olduğu avantajlar ve dezavantajlar belirginlik kazanmaktadır. Yeni Hükümet sistemimizin getirmiş olduğu en büyük değişiklik hiç süphe yok ki, yürütme yetkisinin eski sistemimizde yer alan -yeni sistemimizde mevcut olmayan- Bakanlar Kurulu'ndan alınarak Cumhurbaşkanı'na devredilmiş olmasıdır. Nitekim eski hükümet sistemini savunan kesim ile yeni hükümet sistemini savunan kesim arasında yer alan tartışmaların ekseriyeti de yürütme yetkisinin cumhurbaşkanına devredilecek olmasından kaynaklanmıştır; kaynaklanmaktadır. Eski sistemi savunan kesim, yürütme gücünün ve önemli bir takım yetkilerin tek bir kişi üzerinde toplanmasının demokratik toplum ilkesi ile bağdaşmadığını, bunun ülkemizin demokratik ve hukuki gelişimine zararları olacağını, yeni sistemin faydasından çok, zararının olacağını dile getirmişlerdir. Buna karşın yeni hükümet sistemini savunan kesim ise yürütmedeki çift başlılığın sona ereceğini, ekonomik ve siyasi istikrarın sağlanacağını belirterek yeni sistemin ülkemiz için kaçınılmaz bir gereksinim
olduğunu belirtmişlerdir.

 

Yeni hükümet sistemimize ait kuralları bünyesinde ihtiva eden 21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da yer alan maddeler, eski ve yeni hükümet sistemlerini savunan kesimin beyanları incelendiğinde tek bir noktada kanunun ve tarafların hemfikir olduğu görülmektedir: Yürütme yetkisinin aşırı düzeyde tek bir kişide toplandığı ve yürütmedeki çift başlılığın sona ermiş olması. Dolayısıyla ihtilaflı olan konuları tekrardan tartışmak yerine öncelikli olarak hemfikir olunun bu noktanın irdelenmesinde, bu noktadan çıkacak olan hususları belirlemede fayda bulunmaktadır. Yeni hükümet sisteminde, yürütme yetkisinin tek bir kişiye verilmesindeki temel amaç eski parlamenter sisteme kıyasla karar alma sürecinin hızlandırılması, çift başlı yürütmenin sona erdirilmesi olarak belirlenmiş olmakla birlikte bu yetkinin tek bir kişide toplanması eski parlamenter sisteme kıyasla daha antidemokratik bir uygulamanın ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Bakanlar kurulunu belirleme, bütçe kanununu hazırlama, cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilme, üst düzey kamu yöneticilerini atayabilme ve görevlerine son verebilme, OHAL ilan edebilme,herhangi bir gerekçe ve koşula bağlı olmaksızın TBMM seçimlerinin yenilenmesine (fesih yetkisi) karar verebilme gibi önemli yetki ve görevlerin tek bir kişi üzerinde toplanması temel hak ve hürriyetleri tehlikeye düşürebileceği gibi, keyfiliği yol açabilecek niteliktedir. Aynı zamanda bu yetkilerin tek bir kişide toplanması totaliter bir rejimin meydana çıkmasına zemin hazırlamakta; diktatörlüğe giden yolu da kolaylaştırmaktadır. Nitekim Prof. Dr. Burhan Kuzu'nun “Her Yönüyle Başkanlık Sistemi” isimli kitabının 37’nci sayfasında yer alan: “...Başkanlık sisteminin hürriyetler için bir tehlike teşkil ettiği ileri sürülmüştür. Gerçekten geniş yetkilerle donatılmış devlet başkanının kolayca diktatör olması düşünülebilir. Bu tehlikenin, nitekim, Güney Amerika’da gerçekleştiği ileri sürülmektedir. Buradaki ülkeler (Arjantin, Brezilya, Meksika, Kolombiya, Bolivya, Venezuella gibi) de başta Kuzey Amerika’da olduğu gibi başkanlık hükümeti kurmuşlardır. Fakat sürdürememiş; askerî hükûmet darbeleri ile diktatörlüklere dönüşmüşlerdir.” bu ifadelerde diktatörlük hevesi bulunan bir kişinin Cumhurbaşkanı seçilmesi hâlinde, kolay bir şekilde emeline ulaşabileceği hususuna işaret etmektedir. Yeni sistem işlevsel yapı itibariyle daha hızlı karar alınacağı, eski sistemde Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu arasında meydana çıkan hükümet krizlerinin ortaya çıkmayacağı açıktır. Fakat sadece hızlı karar alınabilmesi ve hükümet krizlerinin ortaya çıkmayacak olması ülkemiz ekonomisine doğrudan doğruya bir katkı sağlamayacağı gibi ekonomimizin sadece
bu hususlar sayesinde en gelişmiş on ekonomi arasına girmesi de mümkün değildir. Sonuç itibariyle; yeni sistem kavramsal yapı itibariyle başkanlık sistemi üzerinde yükselmekte, bazı avantajları ve dezavantajları beraberinde getirmektedir. Yeni sistemin güçlü ve zayıf yanları bulunmakla birlikte ülkemizde bu sistemin güçlü yanlarının mı ortaya çıkacağı yoksa zayıf yanlarının mı baskın nitelikte olacağı zaman içerisinde ortaya çıkacaktır. Bununla birlikte yeni sistemin ülkemiz için daimi olarak faydalı ya da zararlı olabileceğini belirleyebilmek mümkün değildir. Zira yeni sistem seçilen cumhurbaşkanına göre dâhi değişiklik arz edebilecektir. Yeni sistem seçilen bir cumhurbaşkanında faydalı sonuçlar meydana getirebilecekken başka bir cumhurbaşkanında aynı faydasından ziyade zararı olan sonuçlar meydana getirebilecektir. Dolayısıyla yeni sistemin getirdiği tüm yeniliklere ve
değişikliklere şüpheyle yaklaşılması; yeni sistemin faydalı ya da zararlı olacağına ilişkin kesin
ve net yargılardan kaçınılması gerekmektedir.

Bu yazı toplam 1252 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim