

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, “Demokratik açılım” ile ilgili olarak, sanatçılarla ilk toplantısını yaptı… Gözümüz, haftalar önce Haberkonseyi.com’da belirttiğimiz gibi, gayri müslüm olan Garo Mafyan, Coşkun Sabah, Rober Hatemo, Nedim Saban, Mine Koşanlar’ı aradı, ama yoktu…Dileriz, gelecek toplantılarda bu önemli eksiklik giderilir ve bu sanatçılarımıza da düşüncelerini açıklamalarına fırsat verilir.
Neyse biz gelelim bu ilk toplantıya…
İbrahim T atlıses , hepimiz için çok önemli olan bir konuya değinerek, şehit cenazeleri görmek istemediğini belirtti…
Mustafa Sandal, terörü önlemek için bugüne kadar 300 milyar dolar harcandığını ve bu işten rant sağlayanlar olduğunu belirterek, zaman zaman dillendirilen bu çok önemli ayrıntıyı gündeme getirdi… Orhan Gencebay, Funda Arar, Ali Rıza Binboğa, demokratik açılımın içinde yer alması gereken telif konusunu dile getirirken, Kayahan açılımı destekleyecek şarkı yazabileceğini belirtti…
Ülke meseleleriyle ilgili bunlarr , toplantıyı sulandıranlar da oldu. Bunlardan birisi de Ali Şan’dı…Denediği tüm yöntemlere rağmen askerlikten kaçamayan sanatçı, Başbakan’dan helallik ve harçlık isteyerek, çok basit ve anlamsız bir espri yaptı…
Toplantının amacına yönelik en aykırı ses ise Bülent Ersoy’dan geldi… Bulunduğu her ortamda esiri olduğu yüksek egosu ile dikkat çeken Ersoy yine yaptı yapacağını ve Başbakan’dan, havalimanlarında Vip’ten geçme hakkı istedi…Hatta kendisi oturmakta zorlandığı için uçak koltuklarının genişletilmesi gibi ülkemizin “Demokratik açılım”la ilgili en önemli konusunu (!) dile getirdi…
Sanatçının bu çok anlamsız, toplantının ruhuna çok aykırı ve sevimsiz düşen isteğine en güzel cevabı da, “Burayı Popstar’a çevirdiniz” diyen Emel Müftüoğlu verdi…
Sözünü hiç sakınmayan Başbakan’ın Bülent Ersoy’un bu kişisel şova dönüşen konuşması karşısında bir şey söylememesi, misafirine gösterdiği bir saygı olarak yorumlandı, ama öte yandan , “ Ülke sorunları için davet ettiğimiz ünlü bir sanatçının isteğine bak.” diye düşünm eden edememiştir. Sözün kısası, sanatçılarla yapılan bu çok önemli toplantıda Bülent Ersoy, sınıfta kalmış ve meslektaşlarını da zor duruma düşürmüştür…
Bu arada, açılımın kraliçesi Sezen Aksu, toplantıya acaba tek başına çağrılmadığı için mi gitmedi?
Lütfen Levent Kırca’yı harcamayın
Levent Kırca’nın yeni filmi “Son İstasyon” Cuma günü vizyona giriyor… Gönlüm, bu filme seyircinin koşmasından yana… İsterim ki zarar etmesin , gişede yüzü gülsün…
Peki neden?
Levent Kırca, ülkenin efsane haline gelmiş en önemli sanatçılarından biri… Yıllarca “Olacak O Kadar” programı ile fırtına gibi esti… Elbette bunun karşılığında çuvalla para kazandı. Ancak, kazandığı parayı bazıları gibi sadece istif etmekle yetinmedi… Büyük bir kısmını gönül verdiği tiyatroya harcadı… Tiyatro için özel çadırlar kiraladı, “Toros Canavarı, Üç Baba Hasan” gibi çok pahalı oyunlara neredeyse servet yatırdı. Yani, ekrandan kazandı ğını tiyatroya yatırdı.
Uzun süre ekrandan uzak kalan Kırca, son olarak Fox TV’de sürdürdü efsane programını, ama nedendir bilinmez fazla ömürlü olmadı… O günlerde hatırlıyorum, yeniden var olma savaşı veren Kırca için, bir magazin yazarı, “Öyle artık kılıktan kılığa girmek gibi modası geçmiş skeçler yapmanın devri geçti” anlamında bir yazı yazmıştı, çok üzülmüştüm… Ayrıca, ekranların tek muhalif komedi programı oluşunu görmezden gelişine de hayret etmiştim!..
Sanata 40 yılı aşkın bir süre hizmet ver miş Kırca’nın , yıllar sonra ekmek parası kazanmak için döndüğü ekranda ki program ına ver yansın ediyordu. Tam anlamıyla günün popüleritesine teslim olmuş bir yazarın vefa duygusundan uzak acımasızlığıydı bu!... Sanırım, programdan ka lktıktan sonra ellerini ovuşturup, “Bak bir eleştirdim, programı kaldırdılar” diye böbürlenmiştir…
Şimdi, bütün yazarlara, çizerlere, eleştirmenlere düşen bir görev var… Lütfen filmi kötülemeyin, yerden yere vurmayın… Yazdıklarınızla bu filmi izlemek isteyen seyirciyi yoldan çevirmeyin…Unutmayın ki, bu film için masraf yapıldı, elde avuçta ne varsa harcandı. Haftalarca emek, alın teri döküldü.
Dikkat ederseniz, filmi övün, göklere çıkarın şeklinde bir iste kte bulunmadım. Çünkü buna hakkım yok… Ama, hala sanat adına bir şeyler üretmek için didinen, çırpınan, emek harcayan Levent Kırca için lütfen gamlı baykuşluk yapmayın…