Sosyetik güzelin internet aşkı, sevgilisini çıldırttı!

Erkek arkadaşıyla , gittiği Gündoğan Loco Beach'te ortalığı birbirine kattı.

Bengü: ''Hayatını müziğe adadı!''

Yeni single'ıyla 40 bin satan Bengü, iddialı konuştu

Ziynet'in başına talih kuşu kondu

Jennifer Lopez'in menejeri ile anlaştı

Kimse onun kadar ''evet'' demedi

Artık konu kapandı! Tünelin ucu tüm bekâr kadınlar için karanlık. Çıta yediye çıktı bir kere!

Ebru Gündeş'in formunun sırrı...

Ünlü şarkıcı Ebru Gündeş, hem diyet yapmadı, hem de 64 kilodan 59 kiloya düştü. Peki bu işin sırrı neydi?

Bülent Ersoy'un yeni aşkı

İddiaya göre; Bülent Ersoy'un 28 yaşında esmer bir sevgilisi var...

Tertemiz evleniyor!

Manken Simge Tertemiz ile işadamı sevgilisi Murat Kadıoğlu evlenme kararı aldı. Dört yıldır birlikte olan çift, önümüzdeki yaz gerçekleşecek düğünleri için şimdiden hazırlıklara başladı.




Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Uğur Güneri
Uğur Güneri
Demirören, Beşiktaş’ın marka değerini düşürdü
05 Şubat 2010 Cuma 14:43

Yıldırım Demirören, bir kez daha Beşiktaş Kulübü’ne başkan seçildi…
Seçimden sonra yaptığı açıklamada, “ 20 sandıkta da ben ve ekibim kazandı. Bu tarihe geçecek bir başarıdır” derken haklıydı;  ama Murat Aksu 2837 oy alarak, 4506 oyla başkan seçilen Demirören’e karşı önemli bir muhalefet gücünün olduğunu da gösterdi.
Bu sonuçlar, bir önceki seçimde 2924 oyun 2491’ni alarak başkan seçilen Demirören’in işinin bu kez kolay olmadığını gösteriyor.

Beşiktaş’a verdiği faizsiz borçlarla önemli ölçüde maddi destek sağlayan Yıldırım Demirören’in geride bıraktığı 6 yılda görüldü ki; kulübün gelirleri azalırken, borçlar da çığı gibi artış gösterdi. Geçen yılın gelirleri 85 milyon lira civarında, giderle ise 180 milyona yakın…

Maddi girdilere bakılırsa seyirci sayısında müthiş azalma var. Tribünler kalabalık gözüküyor, ama getirisi komik. Yapılan hesaplara göre bir biletin ortalama fiyatı 27  lira civarında. Bu da, kulübün taraftar gruplarına binlerce bedava bilet verdiğinin en somut kanıtı. Bunun anlamı da şu: Taraftar kulübe hakim ve dilediği gibi baskı yapıyor…

Öte yandan, taraftar da yönetimden şikayetçi. Demirören,  güçlü olan bazı gruplar tarafından sürekli istifaya çağrıldı. Yani, beslemekle de olmadı bu işler… Sorunun giderek büyümesi kaçınılmaz…

Beşiktaş, yakın tarihte en büyük başarısını 90’lı yılların başında üst üste 3 kez şampiyon alarak gösterdi… Bu şampiyonluklar, yıllarca başarısız sonuçlarla marka değeri giderek düşen, taraftarı azalan Beşiktaş’ı şaha kaldırdı.
2002-2003 yılında 100. Kuruluş yılında gelen şampiyonluk ise, Beşiktaş’ın marka değerinde tavan yaptı. Şarkıdaki gibi ” Yer siyah, gök beyaz oldu adeta…
Seyirci sayısında büyük ölçüde artış gözlendi.

6 yılda eritti
Demirören’in başkanlık koltuğuna oturduğu 2004 mayıs’ından itibaren ise Beşiktaş,  bir düşüşe geçti.
Çuvallarla harcanan paralara rağmen, özlenen şampiyonluk gelmedi. Çünkü ülkemizde başarı şampiyonlukla ölçülüyordu… Yanlış transferler yüzünden milyon dolarlar çöpe gitti. 10’a alınan futbolcular 1’e zor satıldı. Kimi bedava gönderildi.

Ezeli rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe karşısında, genellikle sahadan boynu bükük ayrıldı. Takımına gönül veren milyonların başını öne eğdirdi. Geçen yıla kadar kazanılan iki süper kupa ve Fortis Türkiye kupası Beşiktaş’ın yaralarına merhem olmadı. Marka değeri düşmeye, taraftar sayısı azalmaya devam etti.

Takımına karşı ilgisi, güveni, özverisi yıllarca zedelenen milyonlarca Beşiktaşlı çok ilginçtir geçen yıl gelen Şampiyonluk ve Fortis Kupası’na, çılgınca sevinemezken; marka değerinde de, forma satışlarında da dikkat çeken yükseliş olmadı.

Çünkü, çok iyi biliyorlardı ki; Beşiktaş müthiş bir başarıyla şampiyon olmamıştı. Fenerbahçe, Galatasaray ve Sivas’ın, ellerinin tersiyle ittiği zirveye oturmuştu. Koca bir sezon heyecan, keyif verici bir futbol ortaya koyamamıştı Beşiktaş. Takımda tribünleri dalgalandıracak, coşkuya sürükleyecek, özel seyirci çekecek futbolcu yoktu hala… 35 yaşındaki Yusuf ile göz okşamaya çalışıyor, şampiyonluk kovalıyordu. En ünlü yabancı futbolcusu sıradan bir takım olan Basel’den alınan Delgado’ydu… Oysa ezeli rakiplerinde, seyirciyi tribünlere çeken yıldızlar boy gösteriyordu…
Sözün kısası; şampiyonluk ve kupa gelmişti, ama geçmiş yıllara göre ne taraftar getirmişti, ne marka değerini yükseltmişti kulübün.

Ne yazık ki, büyük bir şans eseri gelen bu başarının ardından yeni sezona da renksiz girdi Beşiktaş… En büyük hatayı da, çifte kupa ve üç büyük kulübü şampiyon yapan tek teknik direktör ünvanını kazanarak müthiş bir doyuma ulaşan ve elinde olmayarak heyecanını kaybeden Mustafa Denizli’yi bırakmak istemesine karşın ısrarla görevde tutmak oldu.
Transferde ise aynı hataları tekrarladı Yıldırım Demirören… Taraftarı ayağa kaldıracak, tribünlere çekecek isimler alamadı. Görev adamı Ernst, takımın yıldızı oldu. Sakatlıkların adamı Nihat, tribünlerin sevgisini değil, tepkisini kazandı sürekli olarak… 36 yaşındaki İbrahim Üzülmez, bir çuval paraya alınan İsmail Köybaşı’na nefes aldırmadı.

Tabata ise tam bir rezalet… 8 milyon euro hangi akla hizmet verildi, hala belli değil. Ne taraftarın ilgisini, sevgisini çekti ne de lider olabilecek bir oyun sergiledi. Daha doğrusu ilk on bire bile giremedi… Böyle bir komedi var mı Allah aşkına!...

İki sezondur, 20 yaşındaki bir çocuğu takıma kazandıramadılar…” Yok sorunlu, yok disiplinsiz, yok antrenmana gelmiyor, yok muayene gitmedi.” diyerek mazeret sıralaya sıralaya, sumocuya çevirdiler.
Eğer koskoca bir kulüp, Batuhan ismindeki,  yeteneği yurt dışında bile kabul gören bir genci kazanamıyorsa, vah ki vah!...

Sonuç, Beşiktaş’ın durumu vahim!... Taraftar parçalanmış… Bir gruba bağlı olmadan maça giden normal seyirci sayısı hızla azalıyor. Forma satışları yüz güldürmüyor. Galatasaray ve Fenerbahçe ile arasındaki makas her gün biraz daha açılıyor.

İlginçtir; geçen yıl şampiyon olan Beşiktaş, her yönüyle değer kaybediyor, gelirleri azalıyor. İki ezeli rakibi ise, gelirlerini ve taraftar sayısını arttırıyor, marka değerini yükseltiyor. Böyle çelişkiyi yaşamak Beşiktaş’a özgü anlaşılan…

İşte Yıldırım Demirören’in asıl sorunu burada…
2004 yılda yönetimini devraldığı Beşiktaş’ın marka değerini sürekli aşağıya çekti. Seyirci sayısının azalmasına neden oldu, gelirlerini düşürdü.
Bu sorunları çözmek, tesadüfen kazanılan  şampiyonluktan çok daha önemli…

Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
Yazarın Diğer Yazıları
BÜTÜN GAZETELER

Çok Okunanlar
ANKET
Şampiyon hangi takım olur?
Şampiyon hangi takım olur? anketi
Oylamaya Katıl »


» RSS
| Copyright © 2008 haberkonseyi.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
   

.