Yeni modelimiz Polat’tan sonra M.Ali Ağca
20 Ocak 2010 Çarşamba 14:11
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’nin katili M.Ali Ağca’nın tahliye olmasına günler kala başlayan ve sonrasında tam gaz devam eden haber bombardımanı sonunda, medya dünyasında da yeni bir polemik konusu oldu.
Başta olayın mağduru Milliyet gazetesi olmak üzere bazı yayın organları Ağca ile ilgili haberlerin sürekli manşetlere verilmesine haklı olarak tepki gösterdi.
Papayı da silahlı saldırı sonucu yaralayan Ağca’nın medya tarafından birden bire ülkenin bir numaralı konusu haline getirilmesi ve sürekli manşete çıkarılmasının altında yatan tek neden tiraj ve reyting kapmak…
Baksanıza; kalacağı oteldeki odası bile ballandıra ballandıra anlatılarak gözümüzün içine sokuldu. Sadece akşam yemeğindeki mükellef sofrasında neler yiyeceğini haber yapmadılar, daha doğrusu yapamadılar. Öğrenseler, mönüyü de papyonlu garsonlara servis yaptırarak çok sevdikleri canlandırma yöntemiyle verirlerdi…
Bu olay, ne yazık ki medyamızın içler acısı halini bir kez daha gözler önüne serdi.
“
Tiraj ve reyting için her yol mübah” yöntemiyle toplumsal değerleri hiçe sayan, saldıran, abartan, müzik eşliğindeki kurgulu haberleriyle ajitasyon yapan, olayları çarpıtan, senaryo yazan, gerektiğinde ülke çıkarlarını bile göz ardı eden medyadan başka ne beklenir ki!..
Reyting ve tiraj getirdiği sürece Ağca’nın haberleri, ucunun nereye gittiği düşülmeden aynı hızla devam edecek… Bu arada Ağca’nın anılarını satın almak için kıyasıya bir mücadele içine girecekler. Gazeteci İpekçi’nin katili ve şovları halka sunulacak. Böylece bir kahraman gibi algılanacak… Genç kuşaklar, yıllarca adını bile duymadıkları bu katilin; neler yaptığını, nelere sebep olduğunu öğrenmeden onu mazlum gibi algılayacaklar…
Korkarım, “
Polat Alemdar” sapkınlığına düşüp adam vuranlar, bu kez de medyanın pompaladığı “
M.Ali Ağca” olmaya özen gösterecekler…
TRT’ye Ferhat Göçer önerisi
İki yıl önce Mor ve Ötesi grubu Eurovision’a katıldı, 7. oldu… Geçen yıl Hadise, ülkemize 4’üncülük getirdi.
Aslında Avrupa’da pek de önemsenmeyen bu yarışmada geçmiş yıllarda olduğu gibi hüsrana uğramıyoruz… Leylim Ley’li Gülseren ve Süper Star’lı Sibel Tüzün facialarını saymazsak, daima favoriler arasında gösteriliyor, üst sıralarda yer alıyoruz…
TRT, bu yıl Eurovision’da Manga grubunun ülkemizi temsil etmesine karar verdi… Doğru bir seçim… Ülkemizde gençlerin gözdesi olan Manga, dileriz başarılı bir sonuç alır.
Benim TRT’ye önerim, çok önemsediği Eurovision yarışması için, seneye Ferhat Göçer’i gündeme alması…
Devlet Konservatuarı Şan bölümü mezunu olan Göçer, eski-yeni popüler şarkılarımızın yanı sıra Napolitan, Rembetiko, Şanson gibi farklı müzik türlerini Allah vergisi sesiyle çok başarılı bir şekilde yorumluyor.
Bence gelecek yıl denemeye değer!...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?