Yine Bodrum'u karıştırdı!

Demet Akalın Bodrum'da hayranlarını şoke etti. Club Catamaran'da sahneye çıkan Akalın, üç şarkıdan seslendirdikten sonra sürat motoru ile ayrıldı.

Neslişah yüzünü gizledi!

Evliliği geçtimiz günlerde tek celsede biten Neslişah'a bekarlık yaramamış

Bodrum'da aşk başkadır!

Bekir Aksoy ve sevgilisi Alex meraklı bakışlara aldırmadan aşklarını son sürat yaşıyorlar.

'Risk almayı seviyorum'

Hamile olduğunu açıkladığından beri gündemden düşmeyen Asuman Krause gerek özel hayatı gerekse iş hayatıyla ilgili ilginç itiraflarda bulundu...

Kuzey tatilde!

Her yıl Bodrum’da aynı şezlongta güneşlenmesiyle bir dönem sürekli gündeme gelen manken ve oyuncu Çağla Şıkel, bu kez oğluyla birlikte tatil yapıyor.

Beren'den yağmur frikiği!

Beren Saat, önceki gün Nişantaşı’ndaydı.

Çok kızdı!

Esin Maraşlıoğlu, önceki gün bir gençle Bebek’teki Lucca adlı mekanda samimi şekilde görüntülenince çok sinirlendi.



Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Uğur Güneri
Uğur Güneri
Ne olacak bu medyanın hali?
01 Aralık 2009 Salı 14:56

AB İnsan Hakları Alt Komitesi’nin Türkiye oturumunda konuşan Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten,

  “Türkiye’de basın özgürlüğünde gerçek sorun şu: Holding sahibi olarak medya ve diğer ticari alanlarda faaliyet gösteriyorsunuz ve holdinginize bağlı medya gücünü nüfuz için kullanıyorsunuz. Türkiye’de bu sorunun çözülmesi için ayrı bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var’’ dedi.

  İşte ülkemizdeki medyanın tokat gibi çarpan gerçek tarifi…

Eskiden halkın en güvendiği kurumlar arasında son sıralarda sürünmezdi gazeteler ve gazeteciler. Ne zaman ki, holdingleşmeler ve bunun getirdiği maddi çıkarlar ön plana çıktı,   o zaman tarafsızlık gitti. Yerini hükümetlerle olan, teşvik, destek, vergi indirimi, üretilen malların pazarlanması, için özel muameleler, ihaleler gibi ilişkiler aldı. Eldeki medya gücü bu iş için kullanılır oldu ve o zaman da medyanın gerçek görevi sona erdi..

  Bakanlıklar, iş takibi kovalayan Genel Yayın Yönetmenlerinden geçilmez oldu…Siyasiler ile aralarını hoş tutacak Ankara temsilcileri arandı bulundu.

Çuvalla paralar kazanıldı. İhalelere girildi.   Kazanılınca iktidarlar   iyi” kaybedilince “ kötü” oldu… Medya, halk için değil, holdingleşen gazete patronlarının kazançlarını arttırmak için hükümetlerin başında “ Demokles’in kılıcı” oldu.

  Holdingleşen patronlar, sıcak ilişkiler kurdukları hükümetler zamanında sahip oldukları medya gücünü kullanarak adeta para bastılar…

  Zaman zaman ” Bu kadar aç gözlü olmayın.” diyen hükümetlere gazeteleri ve televizyonları ile savaşlar açtılar. Onları yıprattılar. Stratejilerini ülke yönetimi ve vatandaş için değil, kendi çıkarları için saptadılar. Tek yol, para kazanmaktı…Bunun için de işlerini yürüttükleri her hükümetle canım cicim olmaya çabaladılar.

Her seçim arefesinde, muhalefeti de iktidarı da tayin ettiler kapalı kapılar ardında.. Ona göre manşetler attılar… Ama halk onları genellikle yanılttı. Tıpkı Ak Parti’nin iktidarı gelmesi gibi...

  AK Parti tekere çomak soktu

  Holdingleşen medya patronları medyanın gücünü olumsuz kullanmadan önce yeni hükümetle de sıcak, samimi ilişkiler kurmak, para kazanmalarının devamını, gelecekteki kredi, ihale işlerini garanti almak istediler… Ne var ki, yıllardan beri ellerindeki medya gücünü çıkarları için kullanan ülkenin önde gelen kim medya holdinglerine prim vermedi hükümet.

  Bunun üzerine saldırıya geçildi. Medya gücü, devreye sokuldu. Ancak, hükümet ve özellikle Başbakan Tayyip Erdoğan geri adım atmadı. Rahmetli Özal’ın sürekli nemalanmak isteyen ve gücünü buna göre kullanan medyadan şikayet edip,” ileride 2.5 basın kalacak” sözünün daha da ilerisine giderek, kendisine savaş açan medya holdinglerine aynı sertlikle karşılık verdi. Meydanlarda maddi çıkarları için tarafsızlıklarını nasıl ihlal ettiklerini, yanlı yayın yaptıklarını halka şikayet etti. “ Bu gazeteleri almayın, okumayın” dedi…

Son yıllarda holdingleşen medyanın hükümetlere karşı kendi çıkarları için kullandıkları güçlerini çok iyi bilen Ak Parti hükümeti, bu kadarla yetinmedi. Kendisini destekleyen gazetelerin filizlenip boy atmasına, holding medyalarının karşısına yeni bir güç olarak çıkmasından çok memnun oldu…İrili ufaklı bu gazeteler, küçük hücümbotlar gibi amiral gemisini sürekli yaraladı. Güç ve prestij kaybetmesini sağladı.

  Bunun devamında, TMSF’nin el koyduğu gazetelerin hükümete yakın iş adamları ve holdingler tarafından satın alınması devreye girdi…

  Ve özellikle holdingleştikten sonra gücünü çıkarları için kullanan ve istediklerini koparamayınca hükümete savaş açan bir kısım medyanın (!) karşısında nitelik ve nitecilik olarak sağlam bir karşı güç oluştu.

  Medya tahterevalli gibi

  Bunun devamında medya okyanusunda amiral gemileri çoğaldı artık… Birinin “ Ak” dediğine, diğerleri koro halinde “ kara” der oldu…

İlginçtir, artık habercilik adına büyük ilgi gören, hükümetin ve ona bağlı kurumların yürüttüğü gizli soruşturma, kovuşturma ve önemli belgeler, artık yeni oluşan medya gücünde yer almaya başladı. Karşısında oluşan ve “ yandaş”lıkla suçladığı medya organları, böylece habercilikte de ön plana çıkmaya başladı…Yani bir yandan hükümeti destekliyorlar, bir yandan onun karşısındaki medya holdingleriyle savaşıyorlar, bir yandan da kamuoyunun ilgisini çekecek özel haberlere imza atıyorlardı…

Sözün kısası devir, daha doğrusu güçler dengesi değişiyordu artık!...Yıllarca özellikle hükümetlere karşı medya gücünü kendi çıkarları için kullanan, yönlendirenlerin devri kapanıyordu. Buna karşılık, Hükümeti destekleyen medya iyice güçleniyor, holdingleri de çok, ama çok büyüyordu…

Şimdi de onlar, medya güçlerini kullanır hale geldi ve önemli ihalelerde de onların adları geçmeye başladı…

Sonuçta, tahterevallinin bir ucu aşağıya inerken, diğer ucu hızla yukarı kalktı… Tabii, olan da medyaya daha doğrusu vatandaşa oldu.

Bugün, bir grup gazetenin siyasi ve ekonomik haberleriyle, karşısındaki grubun haberleri taban tabana zıt!... Vatandaşın   beyni,   izlediği kanalın, okuduğu gazetenin yanlı haberleriyle yıkanıyor.

Tarafsızlık, objektif habercilik   hak getire!… Medyaya olan güvenilirlik hızla tükeniyor… Nüfusu 70 milyona yaklaşan ülkemizde de 500 bin satan gazete mumla aranırken, patronların da buna pek üzüldüğü söylenemez. Çünkü   medya gücünü başka alanlarda kullanmak, tirajdan çok daha önemli…


Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
Yazarın Diğer Yazıları
BÜTÜN GAZETELER

Çok Okunanlar
ANKET
Son zamanlarda hayatınızın rengi nedir?
Son zamanlarda hayatınızın rengi nedir? anketi
Oylamaya Katıl »


» RSS
| Copyright © 2008 haberkonseyi.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
   

.