• BIST 115.748
  • Altın 391,778
  • Dolar 6,8651
  • Euro 7,7192
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 33 °C

Yaz Dostum!

Yaz Dostum!

ERRORIST Zuhal Karadeniz “Yaz Dostum!” dedi... Çok geçmeden,  “Bundan Sonra Neler Olacak?” 
sorusuna cevap Dansçı ve Koreograf Hicran Akın'dan geldi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Rövanşını pek alacağa benzemediğimiz bir süreç yaşıyoruz,zamanı da geri alamayacağımızdan yine bize hüsran yine bize esmer günler mi sevgili hayat?

Görmezden geldiğimiz dünya ya hep birlikte hoş geldik... Her süreç kendi gerçeğini yaşayarak yolunu bulur kuşkusuz, ne kadar bekleyeceğimizi bilememenin getirdiği endişe ve panikle gelişine vurduğumuz ilk zamanları es geçersek,cep telefonları ve sosyal medya ile ilişkimiz bambaşka bir boyut kazandı. Herkes kendi dünyasının  en bilir kişisi. :) Kuşkusuz belirsizlik şu anda hepimizin deneyimlediği bir olgu, durmak, düşünmek, gelecek olan yeni dünya düzeni ile ilgili endişe duymak ya da hayaller kurmak yerine herşeyin dibini gördüğümüz şu süreçte her anı telefon ekranına sığıştırmaya çabaladığımız enteresan günlerden geçiyoruz, belki de uzun zamandır böyleydik... Elbette herkes bu süreci kendi hayata baktığı yerden, kendi alışkanlıkları, edindiği kasları, görgüsü, bilgisi ve sosyo-ekonomik gerçekleriyle yaşıyor, hal böyleyken oturduğu yerden bir diğerine çemkiren hayatı birbirine ekstra çekilmez kılan bir anlayış hakim. Farklı düşünmenin, öteki dememenin, kendi kutsalının yobazı olmamanın mümkün olduğu o güzel dünyaya sevgilerimle. :)img_0024-(1).jpg

Biz bu sığ sularda boğula dururken Kapitalizm kendi çarkını atıyla birlikte Üsküdar’dan yürüteli çok oldu. Sorunun sistem olduğu gerçeğinde hiç bir zaman bir türlü ortaklaşamadık.

Aynı sistemin hiç birimizin hayatını kolaylaştırmadığı ortada.Kendi meslek alanımı düşününce Türkiye de şu ana kadar hiç bir bağımsız sanat kurumuna ve emekçisine açıklanan bir destek paketi yok. Herkes kendi kaderine terk edildi.Geleceğe dair beklentilerimizin yerini her geçen gün biraz daha kaygı ve endişe kaplıyor.

Malumunuz mesleğimiz zamanı,mekanı,bedeni canlı temasla paylaştığımız ve icra ettiğimiz bir iş,fiziksel araştırmanın tanımını bir camın arkasından ifade edebilmek, öğrenciyi hissedebilmek, doğruya varabilmek oldukça güç, ayrıca hem mental hem fiziki olarak epeyce zorlayıcı. Ez cümle temas etmeden uygulanabilirliği sağlıklı ve mümkün olmayan bir mesleğimiz var,telefon ve teknoloji ile aramın muhteşem olmadığı gerçeğini de eklersek benim için ayrıca Kabir azabı. :)

Yaşasın analog dönemin son temsilcileri sevgili 70 küsürlüler:)

Pandemi sürecinden evvel muhtelif dans okulların da ve tiyatrolar da günde 15-16 saat kadar ders ve prova yapıyordum bu sebeple öylece durduğum ilk 1 ay çölde vaha bulmuş gibi oldum:)Bu süreci dans sanatında farklı şekillerde sürdüren insanlar var,benim de kendi sürecimi sağlıklı ve verimli kılabilecek çeşitli uğraşlarım oluyor elbette,bedenimi ve tekniğimi koruyabilecek günlük kuvvet ve strech ezgersizleri dışında kendimi zorunlu hissedebileceğim her şeyden uzak durmayı tercih ediyorum,herkes kadar okuyor,herkes kadar izliyorum.Ben yokken dünya çok eğleniyor mudur ya da bir şeyler yapmalıyım fikri oldukça yorucu,ne de olsa durmakta ya da sadece yaşıyor olmakta kendi başına oldukça güzel.  :)

Özlemini duyduğum çok fazla şey var oluyor elbette;

Yarıda bıraktığım derslerim,provalarım,öğrencilerim,hayatın kendi akışı hepsini kilometrelerce öte de bırakmış ve bir daha bir araya gelemeyecekmişiz gibi hissediyorum.

Yeniden bir araya gelme fikri her sebepten hafif bir taşikardi. :)
Pandemi sürecinden evvel Cihangir Atölye Sahnesinde 9 ayrı öğrenci oyununun provalarındaydık. Muhammet ve Gamze ile bazen birbirimize bakıp bu sezon nasıl biter arkadaş diyorduk:)Hayat bizim için bir kolayını buldu sanırım. :))) Neydi o cümle? :) "Hayat biz plan yaparken başımıza gelenler." miydi? Hıım, hıımm. Evet, öyleydi. :)

Şaka bir yana;
Sürecin nereye evrileceğini herkes gibi bende merakla bekliyorum.

Yıllardır bildiğimiz ve deneyimlediğimiz tek bir gerçek var o da Devlet’in bağımsız çalışan sanat emekçilerine üvey evlat muamelesi yaptığıdır,sistemin sanata bakış açısı değişmedikçe sanat politikası da değişmeyecektir kuşkusuz.Mevcut yönetimle belki de bunlar hep bir hayal:) Bu sebeple örgütlülük ve ortak hareket etme refleksi çok daha büyük bir anlam taşıyor artık.

Korku ikliminden uzak, sağlıkta ve sivil hayatta görüşmek üzere...

Sevgiler.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim