• BIST 115.748
  • Altın 392,302
  • Dolar 6,8651
  • Euro 7,7192
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 33 °C

Yaz Dostum!

Yaz Dostum!

ERRORIST Zuhal Karadeniz “Yaz Dostum!” dedi... Çok geçmeden, “Bundan Sonra Neler Olacak?” sorusuna cevaplar gelmeye başladı. Bugünkü yazı Aktris Asi Güner'den geldi. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gelecek Belki de Gelenek!

Bundan sonra ne olacak sorusuyla dolup taştı aklımızın odaları.Atalarımızdan edindiğimiz özlü sözlerden birini taşıyorum ben de. Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur. Gözlerim, zihnim çarşambaları yakalamaya çalışıyor. Günlük ritüellerimin safsatasında değilim, bugünün 20200526_223811-001.jpgperşembelerinin mimarlarını gözetliyorum yarınları tutabilmek için. Derken o muhteşem zihin çukurunun içinde bilinmeyene doğru yolculuğa çıkıyorum. En kadim kapılara yöneliyorum. Ne de olsa bilgi kaybolmaz "saklanır" değil mi? Ben çocukken de sanki hep birşey bulacakmış gibi durmadan bir yerleri eşeler, aletleri kurcalar aranırdım. İlkokuldan beridir de pek "sistem" insanı olamadım. Sistem kelimesi bize Fransızcadan gelmiştir. Kelime kökeni ise eski Yunancada (hatta Hint-Avrupa dillerinde *sta ) istemi, "sta" durmak fiilinden türetilmiştir. Yani sistem en basit tanımıyla birbiri ile ilişki içerisinde olan, etkileşen elemanlar topluluğudur. Ortak bir amacı gerçekleştirmek ve başarmak için oluşturulan sistemler... 

Günümüzün mihenk taşı kapitalist düzene erginliğe ulaşmış kimseler olarak kendimizce ayak uydurup hayatta kalmaya çalışıyoruz. Oysa ki insanın varoluştan beri en temel ihtiyacı yemek (tarım ve hayvancılık), barınma ve nesilin devamı için bilgiyi aktarma(ydı). O zamanlar toplumun mihenk taşı bilgi ve tabii ki bunların aktarılmasını sağlayan bilge yaşlılardı. Ritüeller ne kıymetli ve önemliler. Koronavirüsle beraber büyüklerimiz evlerinde yalnız, şekerler kutularında dolu, çocuklarımızın kumbaralarına girecek harçlıkları kartlarda öylece duruyor. Akıllı telefonlar sayesinde görüntülü arayarak sevdiklerimizin yüzünü görüp hasret giderip bir nebze yalnızlıklarımızı dağıtıyoruz. El öpmeler hijyen açısından artık arayış listesinde bile değil. Malum tokalaşılan günleri çoktan geride bıraktık. Sarılıp kalplerimizi üst üste koymak cesaret göstergesi diye nitelendirelecek konumda. Peki değişim ve dönüşüm projeksiyonu altında bugüne kadar ulaşan bizlere şu an ne aktarılıyor? Kaygılarımız neleri kapsıyor? Yarının çocuklarına neler işleniyor? Yaşlılar " günümüzün bilgeleri" nasıl bir tehlike altında? Gelenekçilik bağnazlıkla karalanırken bir çoğumuz modernleşme rüzgarı içinde uzaklaştık köklerimizden. Ritüellerin ne demek olduğunu, neden varolduklarını unuttuk veya unutturulduk. İnsanın kelime kökeni unutan nasıl olsa. Farklı endişelerimiz vardı. Bugün ayakta olabilmenin karşılığı çok pahalı. Fakat hepimiz biliyoruz ki doğum ve ölüm arasında bir yolculuk burası. Zihin ve beden yolunu kaybedebilir fakat ruhumuz kadim bilgilerle gitmesi gereken yere ulaşacaktır "bize rağmen".

İşte tam da bu yüzden hatırlamak zorunda hissediyorum kendimi. Kutsalı korumak, bilgiyi kovalamak, uyanmak zorunda hissediyorum. Çünkü biliyorum "bundan sonra ne olacağı" tamamiyle bizim hatırladıklarımıza kalmış.Yaradan'ın insanoğluna bahşettiği yaratıcılığı sistemin kurbanı haline gelip unuttuğumuz çarşambalara rağmen bugünün planlarına karşı daha çok sahip çıkıp, yeni nesilin yanında birer aktarıcı olarak onları ve zihinlerini koruyalım ve tanrıyı oynayan insanlara karşı hepimizin içinde yaradan  olduğunu lütfen unutmayalım. Ritüeller kıymetli ve önemliler yarının mimarları olabilecek bizler için.

 

Asi Güner

Aktris

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim