• BIST 94.215
  • Altın 208,909
  • Dolar 5,3149
  • Euro 6,0726
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

Vegan Nedir?

Zuhal Şengül

Son zamanlarda ülkemizde vegan kelimesini çok fazla duymaya başladık, sizlere vegan bir hayvan hakları savunucusu olarak kısaca veganlıktan bahsetmek istiyorum. Kayıtlara geçen ilk vegan dernek 1944 yılında Donald Watson tarafından kurulsada veganlığın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Her türlü hayvan sömürüsüne ve zülmüne karşı olan veganlar hayvan eti, süt, yumurta ve bal tüketmezler. Deri, kürk, yün, angora kullanmazlar. Hayvan sömürüsünün süslenmiş şekli olan sirk, yunus parkları, at  ve köpek yarışlarına gitmezler. Faytonlar ve çeşitli şekillerde hayvanların kullanıldığı diğer taşıma araçları yine hayvan sömürüsünün farklı çeşitlerindendir. Peki hayvan zulmüne karşı olan veganismin faydası sadece hayvanlara mıdır? Vegan olmanın tüm dünyaya ve insanlara büyük faydası vardır. 1 kilo et için 15.455 litre su harcanırken her 8 saniyede bir çocuk temiz suya ulaşamadığı için hayatını kaybediyor. Sadece ABD de besi hayvanlarına verilen besinle1.3 milyar insan doyabilirken her yıl 10 milyon insan açlıktan ölüyor. Küresel et üretiminin ormansızlaşma, küresel ısınma , deniz ve çevre kirliliğin en büyük nedeni olduğu konusunda tepkilerini dile getiren bilim adamları ve siyasetçilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Doktorlar hayvansal ürünlerle beslenilmesinin birçok hastalığa ve erken ölümlere sebep olduğunun özellikle altını çiziyorlar. İnsan ömrü ile ilgili yapılan araştırmalarda et ve yağlı gıdalarla beslenen eskimoların ortalama ömürleinin 27.5 yıl olduğu, beslenme şekilleri sadece et üzerine olan Kırgızların çok erken yaşta öldükleri, nadiren 40 yaşını geçtikleri saptanmıştır. Tersine etle beslenmeyen kültürler örneğin Pakistan’daki Hunzaların, Mexico yerlilerinden oluşan Otomi kabilelerinin yerliler üzerine araştırma yapan antropologlar tarafından et yiyen insanlarla kıyaslandığında belirgin bir şekilde daha sağlıklı, dayanıklı ve uzun ömürlü oldukları belgelenmiştir. Bu tarz hayvansal gıda ile beslenmeyen toplumlarda110 yıl ve üzerinde yaşayan aktif bireylerle karşılaşmak mümkündür. Dünya sağlık istatistiklerine göre et ve hayvansal gıdalarla beslenen toplumlarda insanların kalp, damar hastalıkları, felç, kanser gibi hastalıklara yakalanma oranlarının vegan ve vejeteryan toplumlara göre yine çok yüksek olduğu tespit edilmiştir.Kesim öncesinde ve kesim sırasında ölüm korkusuyla ürkmüş olan hayvanın biyokimyasal yapısı derin bir değişikliğe uğrar,böylece ortaya çıkan toksik maddeler tüm bedene yayılarak hayvanın bedenini zehirli hale getirir.Kesim evinde bulunan bir hayvanın kanındaki adrenalin oranı diğer hayvanların öldürülmesini ve ümitsiz yaşam m,cadelesini görmesiyle hızla yükselir.Salgılanan hormon hayvanın bedeninde kalır ve bu et insanlar tarafından besin olarak alındığında insanın dokularını zehirlediği gibi zihninide rahatsız eder. Ancak hayvan etinin insan vücuduna zararları sadece bununlada bitmez, eti için beslenen hayvanları hızla şişmanlatmak için daha başka birçok kimyasal madde verilmektedir. En büyük miktarda eti en yüksek kazançla satabilmek için hayvanlar antibiyotikler ve kimyasal karışımlarla beslenmektedir. Birçok hayvan verilen bu ilaçlar ve sağlıksız koşullar yüzünden kesilmeden ölmektedir fakat cesetleri yinede besin olarak kullanılmaktadır. Hayvanlara uygulanan doğa dışı beslenme şekillerinden dolayı çoğu hayvanda habis tümörler ve kanser oluşmaktadır. Kanserli hayvanın çoğu kez kanserli kısmı kesilerek bedeninin geri kalan kısmı toksinlerle ve hastalıklarla dolu olduğu halde satılmaya devam edilir. Dahada korkunç olan ise tümörlü kısımları, salam, sucuk ve sosis tarzı ürünlere karıştırılacak satışına devam dilmesidir.
     Eti dolaşım sistemi için bu derece zararlı yapan sebep nedir? Hayvan etindeki kolesterol gibi yağlar insan bedeninde tamamiyle çözülemez ve kan damarlarının iç duvarlarında birikmeye başlar. Sürekli birikim sonunda damarların içi gittikçe daralır, kanın geçmesini zorlaştırır. Bu tehlikeli duruma arteriosklerosis -damar sertliği denilir. Bu nedenlerle kanın, tıkanmış, sertleşmiş ve küçülmüş damarlardan pompalanabilmesi için daha çok güç sarfeden kalbe ağır bir yük biner. Sonuç olarak yüksek tansiyon, çarpıntı ve kalp krizleri meydana gelir.
            
 
    Hayvan öldürülür öldürülmez bedenindeki proteinler pıhtılaşmaya başlar ve kendini bozan enzimler açığa çıkar. Katı hücre duvarı ve basit dolaşım sistemine sahip olan yavaş çürüyen bitkilerde ise durum böyle değildir. Hayvanın ölümünden kısa bir süre sonra ptomain gibi doğa dışı maddeler belirir. Bu gibi maddeler nedeniyle hayvan eti, balık ve yumurta çok hızlı bir parçalanır ve kokuşur. Hayvan kesildikten sonra soğuk depolarda bekletilir, "dinlendirilir", kasap dükkanına nakledilir, satın alınır, eve getirilir, depolanır, hazırlanır ve yenir. Akşam yemeğinde yenilen etin çürümenin hangi aşamasında olduğunu hayal edebiliyor musunuz?
     

Yediğiniz et sağlıklı bir hayvanın eti bile olsa organik et olarak satılan ürünler vahşice yaşam hakları ellerinden alınmış masum hayvanların ölü bedenleridir.Hayvanlar yemek değildir ve her hayvanın anne sütü sadece kendi yavrusu içindir.Diğer türlerin anne sütünü içen tek tür insandır.Nasılki bir köpeğin ya da kedinin sütünü içmek garip ise aynı şekilde bir ineğin sütünüde içmek gariptir.Hayvanları eti yenen hayvanlar şeklinde ayırmamız sadece içinde bulunduğumuz toplumun,örf ve adetlerimizin ve dinsel inanışlarımızın getirisidir .Her canlısın yaşama hakkı olduğunu idrak edebilmemiz için sadece vicdanımızın sesini dinleyip empati kurmamız yeterlidir...Şimdi isterseniz çocuüunuzun yanına gidin ve bir balığın.civcivin ya da kuzunun zarar görmesini hiç ister mi bir sorun...Hayvanlar yemek değildir,vegan bir dünya mümkün ...

Vegan Peri

Bu yazı toplam 3304 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim