• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

TÜRKİYE'NİN SURİYE POLİTİKASINDAKİ SİYASİ STRATEJİSİ

Jiyan Demir

Türkiye'de 'EVET-HAYIR' tartışmasının yapıldığı bir referandum hazırlığında, Suriye politikası stratejik denklemlere yol açmıştır. Anayasa değişikliği 'tek adam rejimi' tartışmaları ve akabinde yapılan Pentagon bağlantıları süreci hızla yeni bir düzenin içine girdiğimizin kanıtıdır. Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi aktörlerinin değişimi, seçim ve Trump hükümetinin başa gelmesi, ülke içindeki Trump hükümetine karşı eylemler ve protestolar Suriye politkasında Türkiye ile benzer durumun yaşadığını gösteriyor.

Öte yandan, Suriye iç savaşındaki bir çok aktörün olması, muhalif gruplar, perde arkası barış görüşmeleri ve baskın devletlerin oyun stratejisini (game strategy) değiştirmesine yol açıyor. Bir tarafta Türkiye devletinin kabul etmediği YPG, aksi tarafta ÖSO, Ehrarur şam, DEAŞ ve rejim kuvvetleri, Suriye toprakları kaç parça olacaktır ve Türkiye bunun neresinde soruları ile karşılaşıyoruz!

ASTANA'DAN SOMUT ÇÖZÜM ÇIKMADI

Biliyoruz ki yakın zamanda Obama hükümetinin yaptığı Rakka operasyonu planı (A planı, B planı) yetersiz kalmakla itham edilmişti. Söz konusu tasarıda YPG güçleri silahlanmalı denildi ve Rakka operasyonu ile ilgili hızlandırılma kararı alınmıştı, bunun üzerine Pentagon'un ikiye bölündüğü söylenmişti. El-Bab operasyonu bu durumun şekillenmesinde etkin rol oynadı. Günümüzde, DEAŞ'ın çekilmesi TSK'nın bölgeye girmesi kilit nokta. Fakat El-Bab'ta sadece DEAŞ grupları yok! Aynı zamanda yaklaşık 2 hafta önce Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Mattis Türkiye'yi ziyaret etmiş ve bazı kararlar alınmıştı. Amerika'nın bölgede Kürt milislerini ve Kürt, Arap, Türkmen, Süryani grupları içinde barındıran SDF oluşumu çok iyi bir alternatiftir. Amerika bölge de bu oluşumu yalnız bırakmayacağı ortadadır, kaldı ki DEAŞ'a karşı en büyük mücadeleyi SDF-YPG veriyor. Türkiye, Rusya ve İran öncülüğünde yapılan Astana görüşmeleri somut bir çözüm olmamış, şimdi hedef Cenevre.

RAKKA'YA KARŞILIK EL-BAB!

Muhtemelen, Amerika Cenevre'ye kadar Deyre Zor, Mınbiç, El-Bab, Rakka bölgeleri için salt bir çözüm arayışında. Pentagon'dan üst üste Beyaz Saray'a planlamalar sunuluyor! Pentagon, Türkiye'yi de tıpkı YPG gibi saf dışı bırakmak istemiyor, denge politikası uyguluyor, arabuluculuk görevini üstlenmiş ve bunu Türkiye'ye dayatıyor. Şimdi dönelim tekrar El-Bab'a; DEAŞ bölgeyi teslim etti! Pazarlıkları YPG ve rejim kuvvetleri ile ilgili anlaşma yönünde olduğunu tahmin ediyorum, yani Rakka operasyonuna karşılık El-Bab!

SURİYE POLİTİKASI TÜRKİYE'NİN İÇ SORUNUDUR

Bir diğer taraftan Suriye ordusu alanını genişleterek El-Bab'ın güney bölgesinde ilerliyor ve SDF'ye 8 km gibi bir sınır kalmış durumda. Bu durumda ABD'nin SDF gruplarını bırakmayacağı açıktır. Türkiye ile olan stratejik dostluklar sınır komşusu olmaktan öteye gitmeyecektir, SDF ile masaya oturmanın önüne hiçbir şey geçemeyecek ve bu durum Türkiye'nin PKK ile ilgili sorununa da açıklık getirecektir. 

Türkiye için Suriye bir nevi 'Kürt sorunu' demektir. Başkanlık sistemi tartışmalarının yürütüldüğü son dönemde Cumhurbaşkanı, Orta Doğu lideri olmak için adım atıyor fakat bazı engellerin farkında. Yani hedef eninde sonunda SDF ile uzlaşmaktır. Suriye politikası demek, Türkiye iç sorunu demektir bir bakıma. Bu durum referandumdan sonra daha net bir hal alıcaktır.

Bu yazı toplam 1914 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 275 13 20 | Haber Sistemi: CM Bilişim