• BIST 90.263
  • Altın 228,068
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 30 °C

TELEVİZYONLARIN REKLAM KAYBI

Adnan Atilla

Televizyonlar, 2014 yılı ölçüm karnesindeki izlenme paylarının azalması ile büyük gelir kaybı yaşadılar.Büyük şehirlerde  artık %80 oranında kırsal kökenliler yaşamakta ve bunlar ücretsiz çanak anten kullanmaktalar.Çanak antenler de ölçüm sistemini ağırlıklı olarak belirlemediği için reytinglerde büyük düşüş gözlenmektedir.Bu durum  seyirci sayısında azalma olarak görülmektedir.
Doğal olarak  reyting carpı para olduğu için televizyonların yıllık 1 milyar dolar civarındaki reklam payı geçen yıla göre %5 oranında erimiştir.Bu düşüşün 2015’de  de aynı seyri izleyeceği kesindir.Dolayısı ile televizyon yöneticileri artık dizi oyuncularını ve yapımcılarını zengin etmekten kaçınmalıdır.
Geçtiğimiz günlerde yayından kalkan Reaksiyon dizisine 1 milyon 200 bin lira veriyorsan kanal olarak zarar edersin.

TELEVİZYONLARIN YÖNETİCİLERİ 

Televizyon yöneticiliği bazı kanallar için zor, bazıları için ise oldukça kolaydır.Örneğin Show TV’nin genel müdürlüğü oldukça kolaydır.Nedenine gelince Show Türk halkının bildiği ve alıcısında baş köşeye koyduğu bir kanaldır.Peki yeni genel müdür Melis Civelek Top,neden bir diziyi 3.bölümü görmeden yayından kaldırmıştır? Dizinin yapımcısı ve senaristi Tayfun Güneyer’dir.Güneyer 20 sene once Yılan Hikayesi ve Adanalı  ile yakaladığı başarıyı o gün bu gündür çatır,çatır yemektedir.Güneyer’in o tarihten sonra yaptığı hiç bir iş tutmamıştır.Bakalım Güneyer bundan sonra hangi işi batıracaktır? Güneyer’i anlayabilirsiniz;peki Melis Civelek neden bu iş daha genel hikaye aşamasındayken olmayacağını anlamıyor? Hadi atladı diyelim;diziyi yayınlamadan,kendin anlamıyorsan bari seyircileri toplayıp özel gösterim niye yapmıyorsun? Seyirciden geçer not almadı;değişiklikleri yaptırıp,45 gün sora yeni bölümü yayınlarsın!

Size Ciner grubu her türlü yetkiyi vermiş;tazminat maddesini de sözleşmeye  koydurmuşsunuz; ayrıca Show TV gibi bir kanalın başındasınız ve hala böyle amatörlükler yapıyorsunuz!
Yazık değilmi 3.bölümü görmeden kaldırılan dizinin emekçilerine,oyuncularına?
Yine bir başka örnek,Benzemez Kimse Sana,olmuyor.Artık bu tür programları halkımız yemiyor;Seyfi Dursunoğlu’nun belden aşağı esprileri muhafazakar halkımızı irite etmektedir.Ayrıca ona buna sataşması da hiç komik değildir.

Erkan Petekkaya ne demiş;’benim Türkan Şoray kurallarım vardır.Ekranda öpüşmem’ Petekkaya Türk halkının bu konuda ne kadar duyarlı olduğunun altını çizmiştir.Ayrıca Paramparça gibi başarılı bir diziyi başta yazan ve yöneten ile kanal yöneticileri ve tüm yapım ekibini kutluyorum;sinema tadında iş çıkartıyorlar.

Televizyon kanalları artık yeniliklere açık olmalı.Düşük maliyetli  yeni projeler üretilmeli.Mehmet Ali Erbil,Okan Bayülgen,Osmantan Erkır,Tayfun Güneyer,Seyfi Dursunoğlu,Seda Sayan gibi isimlerin ekran ömrü çoktan bitmiştir.Kanallar da artık birbirlerini taklit etmemelidir.

TRT 1’de 5 senedir devam eden 80’ler ve Zengin Kız fakir Oğlan dizileri de seyirciyi daha ne kadar  ahmak yerine koymaya devam edecektir.Her şey reyting değildir.Hele ki devlet televizyonunun önceliği reyting olmamalıdır.Yeni Genel müdür Şenol Göka’yı yakından tanırım.Kendisi TRT’nin içinden yatişmiştir.Genel müdürlük makamına merdivenleri birer birer çıkarak gelmiştir.Kendisinin bu konuda bir açıklaması vardır.BBC örneği veren Şenol Göka,vizyonu ve misyonu olan projelere ağırlık vereceklerini belirtmiştir.

Ayrıca Göka’yı Eurovision’a tekrar katılma konusundaki kararından dolayı da kutluyorum.Aklın yolu birdir.Önceki genel müdür TRT’ye PTT’den geldiği için keyfi bir kararla Eurovision’a katılmamızı engellemişti.Halbuki kurumlarda devamlılık esastır.devlet televizyonu babanızın çifliği değildir;kaldı ki  babanız  bile size buranın Ali Baba’nın çifliği olmadığını hatırlatır!

TRT,Şenol Göka ile başladığı süreçte Diriliş gibi başarılı bir projeye imza atmıştır.Hem de en zor iş olan dönem dizisiyle.Sayın Göka’nın  başarılaının devam edeceğini hep birlikte izleyeceğiz.

SARIGÜL SİYASİ GELECEĞİNİ BİTİRDİ

Geçtiğimiz günlerde  Emir Sarıgül’ün yeni Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ile başlayan anlaşmazlığı tehdit boyutlarına ulaşmıştı.Sonrasında ise Mustafa Sarıgül’ün CHP Genel Merkezi’nde Şişli Belediye başkanı 3.kuşak Hayri İnönüye,’bana çok pahallıya maloldun,Amerika’dan 750 bin dolara mafya tuttum,senin kemiklerini bile bulamayacaklar’ sözü basına yansımıştı.Sarıgül’ün ülkenin kururucuları arasında yeralan İsmet İnönü ailesi’nden Hayri İnönü’yü böylesine fütursuzca tehdit etmesi yenilir,yutulur bir lokma değildi! Kaldı ki Sarıgül,kamuoyunda alternatif  bir lider olarak algılanıyordu.Sarıgül bu davranışı ile kendini ve siyasi geleceğini bitirmiştir.

TÜRKİYE’DE KOOPERATİF KANUNU YENİDEN DÜZENLENMELİ                            

 Ülkemizin fakir,fukara ve dar gelirli kesimi başını sokacakları bir ev sahibi olmak için kooperatiflere üye olurlar.Önce azar azar para ödedikleri için fazla mağdur olmazlar.Ancak yuvalarını yapmak için biraraya gelen hain kurt misali kooperatif kurucuları,bu masum insanlara masanın altından havucun ucunu gösterip büyük meblağ isterler.Zavallı insanlar eşlerinin bileziklerine kadar satıp bu paraları kumpasçı çeteleye ye diye teslim ederler.Bu macera en az 20-30 sene devam eder.Sonunda evlerine taşınırlar ama analarından emdikleri süt burunlarından gelmiştir.

Evlerine oturduktan sonra da çile bitmez.Hala sahnede olan kooperatif çetelesi bu kez onları genel gider,bakım onarım,çiçek böcek gibi aidatlarla soymaya devam eder.Bu kooperatif yöneticilerini değiştiremezsiniz;her sene aynı kişiler seçilir.Pardon kendilerini seçerler.Nasıl mı? Kendileri üyeler adına düzenledikleri sahte imzalı vekaletnamelerle.Her sene düzmece genel kurul yapılır;kendi adamlarına sahte vekaletname ayarlarlar.Her bir adamları 9 kişiyi temsil edebilir.Salt çoğunluğun üçte biriyle karar alabildikleri için istedikleri gibi de at oynatırlar.Buna örnek olarak ülkemizin en büyük kooperatifi olan İstanbul Çengelköy’deki Ata-2’yi verebiliriz.

Ata-2, 550 adet villa,2000 adet de daire olmak üzere toplam 2550 konutluk ülkemizin en büyük kooperatifidir.

Bu gün itibarı ile kooperatif yöneticilerinin kontrol ettiği aylık üyelik aidat geliri yaklaşık 2,5 milyon TL’dir.Böyle bir sıcak para hiç bir yerde yoktur.Büyük istihdam yapan fabrika sahibi bile böyle bir parayı birarada görememektedir.
Peki bu kadar detayı nereden biliyorum? Ben de Ata-2 mağduru olduğum için  biliyorum.Halen kooperatif yöneticileri  hakkında, evrakta sahtecilikten Anaolu Adliyesi 9.Mahkemesinde açılan dava sürmektedir.Bu yöneticiler 1999 yılından bu yana görevdedirler.Baktığınızda yüksek maaş almamaktadırlar.Ortalama aylık ücretleri 5.000 TL’dir.Ayda ortalama 2.5 milyon;yılda ise 25-30 milyon gibi bir bütçeyi yönetmektedirler.Bu kadar insanın yaşadığı kooperatifte her türlü muameleye maruz kalmalarına ragmen 16-17 yıldır dimdik görevlerinin başındadırlar.Görev aşkları ve şevkleri sayesinde her türlü hakarete ve olumsuzluğa karşı direnirler! Her yıl genel kurulda hizmet kalemi olarak aldıkları güvenlik,çiçek böcek vb.bütçesini kuruşu kuruşuna harcarlar! İlginçtir,güvenlik kalemi rekor seviyede olmasına ragmen hırsızlık vakalarının rekor seviyede olduğu yer Ata-2 sitesidir.Gerisini siz düşünün.
Daha önce Ata-2 koopetatifine ait olan bir de AVM vardır.Maksi alışveriş merkezi olarak ortak alana inşa edilen AVM’nin banka borcu,müteahit alacağı ve belediye imar paraları dar gelirli üyelere faiziyle misli misli ödetilmiştir.Bu paraları da yukarda adları yazılı şahıslar tahsil etmişlerdir.Bu şahıslar yıllardır yöneticik yaptıkları için para pul işini iyi bilirler.

Ben ta 1999 yılındaki genel kurulda kürsüye çıkıp söyledim;AVM işletmek kooperatiflerin harcı değildir! Kaba inşaatı bitmiş durumdaki AVM’yi artık tek kuruş harcamadan bu haliyle bankaya verip kurtulalım dedim. Şimdi hayatta olmayan o zamanki başkanları Çetin Aydın,hayır efendim hiç olurmuymuş,dükkanların kira  gelirleriyle para kazanacak kooperatif artık aidat bile ödetmiyeceğiz demişti.Düşünün bu iş için kaç milyarlık yolsuzluk yapıldığını.Bırakın aidat ödememeyi,evraklatıma baktım;sırf AVM’nin Vakıflar Bankası’na borcunu kapatmak için toplam 27 bin lira para ödemişim.Bu işgüzar koopertif yöneticileri AVM’yi ne yaptılar biliyormusunuz? Bizden  milyarlarca para toplayıp AVM’yi borcuna mahsuben bankaya bedelsiz teslim ettiler.Genel kurulda da çıkıp, pişkin pişkin sizi bankanın borcundan kurtardık dediler.Şaka gibi!

Ata-2 konusuna bunca yıldan sonra niye girdim; ben ailevi nedenlerle 2 yıl önce Ata-2’deki evim satılıp  zaten bunlardan kurtulmuştum.Ancak geçen gün avuç dolusu para ödediğim Maksi AVM’nin bir üniversiteye satıldığını ve işçilerin,boşu boşuna inşa edilip kullanılmayan binayı yıktıklarını görüp içim cız ettiği için bunları yazdım! 

Yasalarda boşluk vardır.Kooperatifleri bağımsız kurumlar denetlemelidir.Genel kurulda eşler ve 1.derece akrabalar hariç vekaletle oy kullanılmamalıdır.Tapusunu 10 yılda veremeyen kooperatif kurucuları ve yöneticiler hesap vermelidir.
Özetle kooperatif kanunu yeniden gözden geçirilip,hiç olmazsa bundan sonra vatandaşlarımızın mağdur olmaları önlenmelidir.
 

İlahi adalet sonsuzdur;Ata-2’de,geçmişten günümüze usulsüz harcama ve yolsuzluk olmuşsa devam eden mahkeme sonuçlandığında, yüce adalet kesinlikle tecelli edecektir.

Bu yazı toplam 1846 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim