• BIST 106.239
  • Altın 160,357
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 7 °C

Spor Kültürümüz

Sait Babaoğlu

Değerli okurlarım uzun süredir ara verdiğim köşe yazılarıma haber konseyi sitesinin
sahibi sevgili dostum, Yaşar Çakmak’ın ricası ile yazmaya başladım. Bazen sohbet bazen
eleştiri bazen öz eleştiri bazen de mizah ile spor üzerine görüşlerimi sizlerle paylaşmaya
devam edeceğim. Bu fırsatı bana verdiği için sevgili dostum, Yaşar Çakmak’a ayriyeten
teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Otuz yıla dayanan spor adamlığı geçmişime dayalı
olarak ilköğretimde beden eğitimi öğretmenliğinde federasyon ikinci başkanlığına kadar
her aşamada görev yaptım, bunlara milli takım hocalığını eklemekten de onur duyarım.
Bizim spor kültürümüz dünyada belki de hiçbir ülkede olmadığı kadar geniştir, öyle ki
spor konusundaki engin bilgimiz günlük sohbetlerimizde de ciddi yer tutar. Hepimiz
sporun her branşını çok iyi bilir bu konuda yorum yapmaktan çekinmeyiz. Hatta bir gün
spor konusunda üst düzey yetkiliden. “Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili hatta Van
Gölü’nü de katarsak dört tarafı denizlerle çevrili ama yüzme branşında başarısızız.”
Oysaki yüzme sporu havuzlarda değil denizlerde yetişir “ İşte spordaki üst düzey
yöneticimizin spor kültürü. Spor yapılanmamızda bundan farklı değil. Örneğin, mimarlar
odasına ya da mühendisler odasına o branştan olmayan birisini asla başkan
seçemezsiniz, ama spor üst yönetimine baktığınızda yetkililerin %80inin sporla pekte
alakalı olmadıkları görülmektedir, bu sadece üst yönetimde değil alt yönetimlere
doğruda aynı şekilde gitmektedir. Asıl spor adamları ise maalesef sorumluluk almaktan
kaçmaktan ve birbirleriyle uğraşmaktan bu tür kadrolara talip olmaya vakitleri
kalmamaktadır. Tepeden tırnağa spor kültürümüzün gerçeği maalesef budur.
Çözüm ise, devletin öncelikle bir spor politikası belirlemesi ve bu politikaları yönetecek
liyakat sahibi yöneticiler ataması gerekir. Spor adamlarınında birbiriyle uğraşmak
yerine birbirlerine destek olmaları ve eleştirilerden çözüm üretmeleri gerekir, bu da
anlık günlük heveslerle değil iyi bir planlamayla yürütülmelidir.
Ben her zaman olduğu gibi spor ve eğitim konusunda ümidimi hiç yitirmedim. Biz millet
olarak heyecanla değil mantıkla hareket ettiğimizde bununda bir plan dâhilinde
yürüttüğümüzde bizim çocuklarımızın çok başarılı olacağına, Türk sporunda hak ettiği
yere geleceğine inancım tamdır. Çünkü bizim çocuklarımız her şeyin iyisine değil en
iyisine layıktır.
Bol sporlu günler dileklerimle…

Sait BABAOĞLU

Bu yazı toplam 67 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 275 13 20 | Haber Sistemi: CM Bilişim