• BIST 93.115
  • Altın 209,411
  • Dolar 5,3441
  • Euro 6,0575
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 8 °C

‘SNOWDEN’ FİLMİNDEKİ EYÜBOĞLU SÜRPRİZİ!

Ali Eyüboğlu

Whatsapp, uçtan uca şifrelenen mesajlarınızı gerektiğinde okuyabiliyor. Cihazın hafızasında saklanan bir ‘anahtar’ yardımıyla şifre çözülüyor.” 

 

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan, bu tweet’i atmadan önce Hollywood yapımı “Snowden” filmini izlediğim için bu uyarı hiç mi hiç şaşırtmadı beni. 

Ancak filmi izlerken oğlum Yağız’ın, “Baba, CIA’nın peşine düştüğü gencin soyadını gördün mü?” uyarısıyla dikkat ettiğim sahneydi beni asıl şaşırtan. 

Bunun nedenini açıklamadan önce “Snowden” filmini anlatmam lazım. 

WikiLeaks belgeleriyle dünyayı sarsan Julian Assange’ın izinden giden ve onun tavsiyesiyle Rusya’ya iltica eden Amerikalı Edvard Joseph Snowden’ın başına gelenleri anlatan bir film “Snowden”... 

Devletin “ABD tarihinin gördüğü en büyük vatan haini” ilan ettiği, bazılarına göre ise “kahraman” olan Snowden, bilgisayar uzmanı, eski CIA ve NSA çalışanı. 

Snowden, ne yaptı da hem “vatan haini” hem “kahraman” oldu? 

Snowden, Amerikan hükümetinin “güvenlik” adı altında e-postalara, sosyal medya hesaplarına, cep telefonu mesajlarına, hard disklere, kredi kartı ekstrelerine ve hatta bilgisayar kamerasına kadar erişebildiğini kamuoyuna sızdırdı... 

Üç Oscar ödüllü Oliver Stone’un çektiği film, Amerika’nın “terör” bahanesiyle ülkelere yaptığı ekonomik ve sosyal müdahaleleri gözler önüne seren bir yapım. 

Filmde CIA, kirli bir işini halletmek için Pakistanlı bir işadamının ve ailesinin peşine düşüyor. İşadamının kızı Salma’nın yazışmalarını takip eden CIA, onun evlenmek istediği genci buluyor. 

Filmdeki o Türk genci “Nadim Eyüboğlu”... 

Senaristler Kieran Fitzgerald ve Oliver Stone’un film için yarattıkları karaktere Facebook’ta hesap açıp, Eyüboğlu soyadını uygun görmesi ilginç değil mi? 

Hıncal Abi’nin (Uluç) yıllardır ısrarla Eyupoğlu diye yazdığı soyadımın Hollywood filminde bile Eyüboğlu olarak geçmesi şaşırttı beni. 

İNTERNET TELEVİZYONU VE DİZİLERİ TUTAR MI? 

Netflix’in ulaştığı pazarın büyüklüğü, Türk medyasının iki önemli kuruluşunu internet televizyonculuğuna yöneltti. 

Doğan Grubu’nun Blu TV’si ile Doğuş Grubu’nun Puhu TV’si Türkiye’nin Netflix’i olmak için harekete geçti. 

Puhu TV ve Blu TV’nin abonelerine nasıl bir içerik sunacaklarına baktım. 

Kanal D’de ve Star TV’de yayınlanmış diziler, çoğu seyircinin ezbere bildiği yerli ve yabancı filmlerle dolu katalogları. 

Puhu TV’ye oranla Blu TV’nin içeriği daha zengin ama Netflix’in yanında devede kulak hepsi...

Blu TV’nin online dizisi Haluk Bilginer, Nur Sürer, Ali AtayOkan YalabıkSerkan KeskinTülin Özen ve Bartu Küçükçağlayan’lı “Masum” olacak. 

Puhu TV’nin ilk online dizisi ise Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsur, Ozan Güven ve Saadet Işıl Aksoy’lu “Fi Çi Pi”... 

Bir çiçekle bahar olmadığına göre, birer diziyle de online televizyonculuk olur mu? 

Ayrıca online TV’nin müşterisi, eğlence kanallarından bedava dizi ve film izleyenler değil, gençler. 

Gençleri cezbedecek bolca içerik üretmeyenlerin online TV pazarında işi zor.  

GÜNÜN SÖZÜ

Daha iyi olan adamı seçme. Seni daha iyi bir kadın yapacak adamı seç. (This Means War (İyi Olan Kazansın) filminden)  

Bu yazı toplam 1489 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim