• BIST 100.253
  • Altın 275,004
  • Dolar 5,6939
  • Euro 6,2776
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 26 °C

ONDA BEŞ!

Hande Aydınalp

Facebook’un geçtiğimiz Kasım ayında açıkladığı, 2018 Temmuz ve Eylül ayı raporuna göre; kullanıcı ihbarı olmaksızın, terör propagandası yapanların tespit edilme oranı yüzde 99,5! Öyle gelişkin bir sistem, öyle bir teknoloji!..

Öyle bir teknoloji ki; yakın zamanda, kendi ürettikleri yapay zekâ robotun yapabileceklerinden korkup üretimini durdurmak zorunda kaldılar, hatırlarsınız.

Ancak bu sibernetik teknoloji, böylesine olanaklar,  Yeni Zelanda’da 50 kişiyi katleden teröristin tespit edilmesine yetmedi!

Terörist, “yakalanabilmek” için Facebook’ta bolca malzeme verip; günler öncesinden, Müslümanlara yönelik nefret söylemeleri içeren paylaşımlarıyla eylemi gerçekleştireceği “ihbarını” yapmış olmasına rağmen!..

Paylaşımları fark edip harekete geçen ise Yeni Zelanda polisi oldu. Ancak tabii, zamanında müdahale sağlanamadı.

Olay her boyutuyla trajik…

     ****

Facebook ve Twitter ve Youtube da; bırakın önleyici tedbiri,  saldırı anı ve sonrasında paylaşılan görüntülere bile müdahale etmedi.

Sonuç? Teröristin propagandası milyonlarca kişiye serbestçe ulaşma imkânı buldu.

Hiçbir müdahaleye uğramadan hesap hesap serbestçe dolaşabildi.

       ****

Haliyle, Facebook da Twitter da (Youtube da) devlet liderleri başta olmak üzere, tüm dünyanın eleştirilerine maruz kaldı.

Onlar da cevap verme haklarını kullandılar!

Twitter’ın açıklaması evlere şenlik: “Twitter’ın bu tür olağanüstü durumları yönetilmesi için oluşturulan sağlam bir ekibi var. Soruşturmalara talep edildiği gibi yardımcı olmak için de polisle işbirliği yapıyoruz”… Şaka değil!

Ve aradan geçen iki günün ardından Facebook da yaptığı açıklama ile olaya ilişkin içerikleri sildiğini duyurdu. İş işten geçtikten sonra yani…

Geriye ise Yeni Zelanda’nın 0,5’lik (onda beşlik) talihsizliği kaldı!

         ****

Avrupa ülkelerinin, sosyal medya denetimi ile ilgili tavrı net.  2017’de gerçekleşen AB Liderler Zirvesi’nin ardından yapılan açıklama ile sosyal medya şirketlerine, internette terörist materyallerin yayılmasını önlemek için gerekenleri yapmaları; eğer beklenen adım atılmazsa ilgili firmaları buna zorunlu kılacak yasal düzenlemeleri yapmaktan da geri durmayacakları uyarısında bulundu.

Görünen o ki bu uyarılar pek de etkili olmamış; tabii saldırının Müslümanları hedef aldığı “detayını” dikkate almazsak!

****

Medya ile terörün (buna artık sosyal medya da dâhil) mutualist ilişkisi, birbirini besleyen döngüsel bir sistem içinde oldukları gerçeği; bu döngünün, medya cenahından kırılıp kontrolün ele geçirilmesi gerekliliği, yaşanan bu son olayla bir kez daha ortaya çıktı.

****

Geleneksel medya/soysal medya yöneticileri denetimi sağlayamıyorsa bunu sağlamak bizlere düşüyor. Gördüğümüz terör propagandası içeren her türlü yayın ve içeriği denetleyicilerle paylaşmayı görev bilmeliyiz. Şiddet içerikli yayınları/paylaşımları mümkün olduğunca izlememeyi seçmeliyiz. (Ben meslek icabı; zorunlu hallerde, kerhen izliyorum) Kontrolü elimize almalıyız. İzleyeceğimiz, takip edeceğimiz içeriği seçen, biz olmalıyız!

Bu yazı toplam 330 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim