• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 26 °C

Ölüm kendinden çok yanındakilerin ölümüdür!..

Reha Muhtar
Dün siyasetin tartıştığı konulara gözüm kaydı hafiften...
`Savaş devam edecek mi etmeyecek mi?..
`Barış süreci; vatana ihanet mi değil mi?..
`Ne olursa ihanet, ne olursa değil?..
Hayatı benim kadar somut yaşayanlar için bu tartışmalar ne kadar afaki...
Dün hastaneye giderken gerekti...
Babamdan kendisiyle annemin nüfus cüzdanlarını aldım...
Yatak odalarına girdi...
Nüfus cüzdanlarını özenle sakladıkları çekmeceden alıp bana verdi...
İki cebimde iki çocuğumla, anne babamın ve kendimin nüfus cüzdanlarımız var...
 
* * *
 
Yaşamıma tanıklık eden yakın bir arkadaşıma şöyle dedim:
- `İki cebimde beş tane nüfus cüzdanı var... Beş kişinin nüfus cüzdanını taşımak, tam beş kişinin bütün sorumluluğunu almak demek...
Ne garip!..
İlk gençlik yıllarımda siyasi mücadelelerin ateşinde, kıvılcımlar saçarken annemle babam, hayatımdan endişe ederlerdi...
Beni korumak için olmadık yöntemler denerlerdi...
İnsan canının, kendinden çok yanındakiler için anlam ifade ettiğini bilmediğimiz günlerdi o günler...
Sonsuz bir savruklukla, hayatlarımıza ve ölümlere meydan okurduk...
 
* * *
 
Ölüm, aslında kendi ölümünden çok; yanındakilerin ölümü anlamına geliyor...
Bunu anlayabilmek için çok gençtim o zamanlar...
Şimdi, bir bayrağın altında bir tek can daha gitmesin, canan`lar öksüz ve evlatsız kalmasın diye, barışların sonsuz olmasına uğraşı gösteriyorum...
Beş can`ı nüfus cüzdanı olarak iki cebimde taşırken; `ne kadar yüzeysel ve afaki geliyor ihanet tartışmaları...
`Can yaşatmaya uğraşırken, can` üzerinden yürütülen `hıyanet ve ihanet damgası kangren ediyor ruhumu...
Cebimde nüfuslarını taşıdıklarım benim can`larım...
Güneydoğu`da ölen onbinlerce nüfus` da `ana baba canı...
Günahsız çocukların ölümlere giden babaları...
Can üzerinden politika!..
Sonsuz hoyratlıklarda hayatı ölümlere meydan okuyarak geçirdiğimiz günler...
`Kendi ölümümüzün bizden çok yanıbaşımızdakilerin ölümü olduğunu fark etmediğimiz savruk yıllarımız...
Muhtemelen bunca `ölümden geçtiğim için, bir nebze yaşam adına böylesine dil döküyorum...
Annem ne yapıyor şimdi acaba?..
Yoğun bakımda...
Mücadele ediyor yaşamak için...
Bir başına...
 
`BAŞARI POPÜLERLİK KAZANMA YARIŞI DEĞİLDİR!..
 
`Toplumsal baskının taleplerine uymanızın, eşsizliğinize mal olmasına asla izin vermeyin...
Dünyanın en saygıdeğer ve etkili insanlarının yaşamları, başkalarının kendileri hakkında ne düşündüklerini umursamadan` geçer...
Onlar, toplumun düşüncelerinin eylemlerine yön vermesine izin vermektense, kalplerinin onları götürdüğü yere gitme cesaretini gösterdiler...
Kimselerin gitmediği yolları takip ederek hayallerinin ötesinde başarılar kazandılar...
Başarı kazanma işi, bir POPÜLERLİK YARIŞI` değildir...
Robin Sharma...
 
İNSAN SOYUNUN EN KORKUNÇ EYLEMİ!..
 
 
`Kutsal kitaplar bile savaş anlatılarıyla, gırtlağından mızraklanan, kolu kesilen ateşe atılan insanların hikayeleriyle dolu...
Bu eylemlerin bazılarından, kahramanlık öyküleri olarak övgüyle söz ediliyor...
Toplum ahlakında mekana ve zamana bağlı olarak öldürme` eylemi yüceltilir...
Vatan, namus, mahalle, futbol takımı, ırk vs. gibi binbir sebep icat edilerek, bir insanın yaşamına son vermek ululanır (kutsanır)...
Mesela Türkiye hapishanelerinde katiller büyük saygı görürler...
Diğer suçlardan yatanlar aşağılanırken, adam öldürenler Üç leşi var`, Beş leşi var` sözleriyle ağır abi kabul edilirler...
 
* * *
 
Oysa öldürülen insana leş` demek ve yaygın kullanıldığı biçimiyle temizlendi` diye anmak, ne aşağılık bir tavırdır...
Hayvanlar da öldürür ama sadece doymak için...
Zevk için can alan, daha da önemlisi kitle kıyımı yapan tek canlı insandır...
Bu korkunç eylemi allayıp pullamak için bandolar, marşlar çalar, heyecanlı nutuklar atılır, şiirler, kitaplar yazılır...
Bütün bunların tek amacı, genç insanları kurşunların şarapnellerin önüne sürmektir...
 
* * *
 
Bazı durumlarda -ki buna nefis mücadelesi diyebiliriz- savaş kaçınılmaz oluyor...
Buna en çarpıcı iki örnek Kurtuluş Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa`da faşizme ve Nazizm`e karşı verilmiş savaştır...
Belki de zalime karşı savaşla, mazluma karşı savaş ayrımı yapmamız gerekiyor, ama sorun buna kimin karar vereceğinde...
 
* * *
 
İnsan soyunun en korkunç eylemi öldürmek, en kötü huyu ise alışmak...
Savaş denilen toplu cinayete alışıldığı ve bu davranış insan özelliklerinden biri sayıldığı için, savaş haberlerini duyduğumuzda dehşete kapılmıyoruz...
Sanki savaşsız bir dünya mümkün değilmiş gibi geliyor...
Oysa SAVAŞA NEDEN OLMAK BİR SAPMADIR, sapkınlıktır...
İnsan topluluklarının kitle imha silahları üreterek birkaç yıl içinde elli milyon genci yok etmesi, normal bir aklın kabul edemeyeceği bir çılgınlıktır...
(Edebiyat Mutluluktur... Zülfü Livaneli...)
 
SPOR PROGRAMLARI VE EĞLENCE...
 
Bir grup Galatasaraylı taraftar Beyaz TV stüdyolarını basmış...
 
Taraftarların ve futbol izleyicilerinin, hatta yöneticilerin futbol programlarıyla ilgili bilmesi gereken bir şey var...
O `şeyin ne olduğunu derin futbol programında Rasim Ozan Kütahyalı söyledi zaten...
 
- `Bu programlar biraz da eğlence amacıyla yapılıyor...
 
* * *
 
Programları böyle izlerseniz, belki de sinirlenmeyeceksiniz kim bilir...
Bir programda söylenen sözler uykulu halimde beni de zıvanadan çıkarmış, o halde `bunun suç olduğunu falan söylemek için yayına bağlanmıştım...
Ben yayını terk ettikten sonra, üzerine öyle laflar edildi ki, ağzım açık kaldı...
Sonra aylar geçti, programın konuşmacıları bu kez bana haksızlık ettiklerini söyleyip özür dilediler...
Bu programlarda ortaya konan iddiaları, karşılıklı büyük hesaplaşmaları!, Galatasaray-Fenerbahçe-Beşiktaş kavgalarını ederken, yorumcular belagatın şehvetine kapılmak yerine biraz frene bassalar iyi olacak...
 
* * *
 
En doğrusu şöyle düşünmeleri;
 
- `Birileri aynı kelimelerle onlara sallarsa, onlar o sallayanlar için ne düşünürler, ne hissederler?..
Saldıranlara gelecek olursak;
 
- `Televizyon programının birinde tanımadığınız insanların ettiği genel laflar için, adalet sağladığınızı zannederek, hapse girmeniz size doğru geliyor mu?..
Başkaca sorum ve lafım yok kimselere...
Bu yazı toplam 569 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim