• BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Levent Kırca İktidarın Baskısı Altında!

Levent Kırca İktidarın Baskısı Altında!
Kırca, seyirciyle buluşacak sahne bulamadığını söyledi ve ekledi: Düğün salonlarında tiyatro yapıyoruz. Valilik, otellerde kalmamızı bile engelliyor.


O, Tür­ki­ye­’nin de­ne­yim­li mi­zah sa­nat­çı­la­rın­dan… Sa­na­tı ile ol­du­ğu ka­dar mu­ha­le­fe­ti, ce­sa­re­ti, la­fı­nı esir­ge­me­me­si, po­le­mik­le­riy­le dik­kat çe­ken, ama her da­im gül­dü­ren bir sa­nat in­sa­nı.
Te­le­viz­yon­la­rın tek­lif gö­tür­mek­ten çe­kin­di­ği, ga­ze­te­le­rin oto­san­sür uy­gu­la­dı­ğı bir ti­yat­ro­cu. SÖZ­CÜ, us­ta sa­nat­çı Le­vent Kır­ca­’ya ver­di sö­zü… Kır­ca, gö­zü­nü bu­dak­tan, sö­zü­nü du­dak­tan esir­ge­me­di. “Ya­zan; Le­vent Kır­ca, yaz­dı­ran; R.T.E.” di­ye baş­la­yan son oyu­nu “Ha­zi­ra­n”­dan mes­lek­taş­la­rı­na, si­ya­se­te ka­dar bir­çok ko­nu­da ba­kın ne­ler söy­le­di…
‘Tür­ki­ye­’yi an­la­tı­yo­r’
Son oyu­nu­nuz hay­li il­gi gö­rü­yor. “Ha­zi­ra­n”­da ne an­la­tı­lı­yor?
De­mok­ra­si­nin na­sıl yi­ti­ril­di­ği, Ulu Ön­der Atatür­k’­ün kur­du­ğu cum­hu­ri­ye­tin na­sıl ayak­lar al­tı­na alın­dı­ğı an­la­tı­lı­yor. Ge­çen yıl ha­zi­ran ayın­da genç­le­ri­miz bi­zi şa­şır­ta­cak dü­zey­de ey­le­me gi­riş­ti­ler. Di­re­niş­le­ri­ni ba­rış­çı yön­tem­ler­le, şar­kı­lar­la, mü­zik­ler­le, mi­zah­la yap­tı­lar. İk­ti­dar kork­tu, kö­şe­ye sı­kış­tı. Hü­kü­met dev­le­tin bü­tün im­kan­la­rı­nı kul­la­na­rak, genç­le­ri­mi­zi ya­ra­la­dı, kör et­ti, öl­dür­dü. Tür­ki­ye en­te­re­san bir ül­ke. Ma­ale­sef ça­buk unu­tu­yo­ruz. Oy­sa o olay­la­rın unu­tul­ma­ma­sı la­zım. Çok acık­lı bir dö­nem ya­şı­yo­ruz. İn­san­lar mut­suz. Ha­zi­ra­n’­da iş­te bun­la­rı an­la­tı­lı­yor.
Muhallebiciden başkan oluyorsa bende de olurMuhallebiciden başkan oluyorsa bende de olur
‘Er­do­ğan da­va aç­tı­’
Sık sık ad­li­ye­de gö­rü­yo­ruz si­zi. Hak­kı­nız­da ne gi­bi da­va­lar var?
Me­se­la Tay­yip Er­do­ğa­n’­ın aç­tı­ğı en­te­re­san bir da­va var. Sav­cı­lı­ğa ifa­de ver­me­ye git­tim, “Bu­yu­run ne­di­r” de­dim, “Ken­di­ni­zi sa­vu­nun. Siz Baş­ba­ka­n’­ı ölüm­le teh­dit et­ti­niz mi?” de­di­ler. Ben de “Ra­ha­tı­na bak­sın, öl­dür­me­ye­ce­ği­m” de­dim.
Tur­ne­de so­run­lar­la kar­şı­la­şı­yor mu­su­nuz?
Oyun­la­rı­mı­zın ne söy­le­di­ği or­ta­da. Va­li­lik bas­kı­sı ile oyu­nu­mu­zu sah­ne­le­ye­cek sa­lon ve­ril­mi­yor. Biz de çiz­gi­miz­den ödün ver­mi­yo­ruz, dü­ğün sa­lon­la­rın­da oy­nu­yo­ruz. Va­li­lik ta­ra­fın­dan otel­ler­de kal­ma­mız en­gel­le­ni­yor. Yan­daş ol­ma­dı­ğı­mız için Kül­tür Ba­kan­lı­ğı­’n­dan des­tek ala­mı­yo­ruz. Ör­tü­lü bir bas­kı var. Te­le­viz­yon prog­ra­mım­da da bu ya­şan­mış­tı. Ka­na­la “O­la­cak O Ka­da­r’­ı kal­dı­rın yok­sa li­san­sı­nı­zı ip­tal ede­ri­z” de­di­ler. Te­le­viz­yon­lar da ba­na tek­lif ge­tir­me­ye kor­ku­yor­lar.
Yılmaz Erdoğan Keanu hayranı çıktıYılmaz Erdoğan Keanu hayranı çıktı
‘AK­P’­li­ler de se­ve­r’
Rey­ting re­ko­ru kı­ran bir ek­ran fe­no­me­ni de­ğil miy­di Ola­cak O Ka­dar?
Ke­sin­lik­le. AK­P’­li­ler de çok se­ver­di. Ama he­nüz ik­ti­dar­da de­ğil­ler­di. Me­se­la, çok iyi ha­tır­lı­yo­rum; Er­do­ğan da be­ni be­le­di­ye­den arar­dı ve teb­rik eder­di. İk­ti­da­ra gel­di, tu­tu­mu de­ğiş­ti. Kal­dı ki ben tüm ik­ti­dar­la­rı eleş­ti­ri­rim.
‘Men­fa­at öne çık­tı­’
Sa­nat­çı mu­ha­lif ruh mu ta­şır? İk­ti­dar­la­ra kar­şı mu­ha­le­fet va­zi­fe­si mi var­dır sa­nat­çı­la­rın?
Bu çok önem­li bir so­ru ben­ce. Tür­ki­ye­’de bir kav­ram kar­ga­şa­sı var. İn­san­lar po­li­tik ti­yat­ro yap­mak­tan, dü­şün­ce ti­yat­ro­su yap­mak­tan, se­yir­ci­yi dü­şün­dür­mek­ten çe­ki­ni­yor­lar. Çün­kü ar­tık hey­kel­le­re tü­kü­rü­len, bu tip ti­yat­ro oy­na­yan­la­ra bas­kı uy­gu­la­nan bir Tür­ki­ye var. Ti­yat­ro bir kül­tür ola­yı­dır. Ti­yat­ro bir şey söy­le­mek, eleş­tir­mek, mu­ha­le­fet et­mek zo­run­da­dır. Sa­na­ta biz sa­bun kö­pü­ğü gi­bi ba­ka­ma­yız. Ama böy­le bak­ma­mı­zı, içi­ni bo­şalt­ma­mı­zı is­ti­yor­lar. On­dan son­ra­ki aşa­ma­da za­ten ti­yat­ro­nun, sa­na­tın da ol­ma­sı ge­rek­mi­yor. Bu­gün bun­la­ra bo­yun eğen, gi­dip re­sim çek­ti­ren sa­nat­çı­la­rın as­lın­da sa­na­ta ve Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti­’ne ne ka­dar iha­net et­tik­le­ri or­ta­da. Ni­ye baş­ba­kan­la fo­toğ­raf çek­ti­rir­ler?
İki kon­ser ya­pa­bil­sin­ler, te­le­viz­yon­la­ra çı­ka­bil­sin­ler, men­fa­at el­de ede­bil­sin­ler di­ye. Ya­rın, ben de te­le­fon açıp, “Bu­gü­ne ka­dar an­la­ma­mı­şım. Par­don. Ar­tık si­zin ya­nı­nız­da­yı­m” de­sem TRT’­nin ba­şı­na ge­çe­rim. Ama ha­ya­tı­mın so­nu olur. Sa­nat­çı ül­ke­nin si­gor­ta­sı­dır. İlk at­ma­sı ge­re­ken o si­gor­ta­dır. Ak­si tak­dir­de ya­nar ül­ke.
‘Bu son se­çim…’
Önü­müz­de­ki ge­nel se­çim için ne di­yor­su­nuz? 
Bu se­çim ar­tık son du­rak­tır. Bun­dan son­ra ga­ra­ja gi­der. Bu se­çim ül­ke­nin son şan­sı­dır. Ül­ke­yi, cum­hu­ri­ye­ti ve de­mok­ra­si­yi ko­ru­mak adı­na bu se­çi­mi iyi de­ğer­len­dir­me­li­yiz.
Ben, Yılmaz’ı akil adam olsun diye yetiştirmedim
Şim­di ye­ni bir ya­sa ha­zır­lı­ğı gün­dem­de. Kı­sa adı TÜ­SAK olan Tür­ki­ye Sa­nat Ku­ru­mu Ya­sa Tas­la­ğı. Bu ya­sa ne ge­ti­ri­yor?
Sa­na­tı bü­tü­nü ile gö­tü­rü­yor. Sa­na­tı yan­daş­laş­tır­ma, yok et­me adı­na ku­rul­mak is­te­nen bir ya­pı­laş­ma­dır. Da­yat­ma­dır. Tu­zak­tır. Te­le­viz­yon­la­rın içe­ri­ği­ne bak­tı­ğı­nız za­man içi boş di­zi­le­rin kar­şı­mı­za çık­tı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz. Ay­nı şey si­ne­ma­mız için de ge­çer­li. An­tal­ya Film Fes­ti­va­li­’n­de akil­le­rin baş­kan ol­du­ğu­nu, ödül­len­dir­me­nin on­la­rın dün­ya gö­rü­şü ile ya­pıl­dı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz.
Ya­ni Al­tın Por­ta­kal ar­tık ba­ğım­sız de­ğil mi? 
O jü­ri­nin ba­şın­da akil he­yet tem­sil­ci­si, ik­ti­dar yan­da­şı Yıl­maz Er­do­ğan va­r. Baş­ba­ka­nın ta­li­ma­tı­nı uy­gu­la­yan ki­şi­ler ko­nu­mun­da­lar. Yıl­maz Er­do­ğan be­nim öğ­ren­cim­dir. Ama biz onu akil ol­sun di­ye ye­tiş­tir­me­dik. Son fil­min­de cum­hu­ri­ye­te kar­şı bir zih­ni­ye­ti gö­rü­yo­ruz. Nu­ri Bil­ge Cey­lan hü­kü­me­tin ada­mı de­ğil­dir ama Kül­tür Ba­kan­lı­ğı des­te­ği­ni alarak gü­düm­lü sa­nat ic­ra ediyor.
Yeni tiyatro yolda
İs­tan­bu­l’­da ti­yat­ro mer­ke­zi kur­ma­yı dü­şü­nü­yor­muş­su­nuz. Bil­gi ve­rir mi­si­niz?
Ad­re­si­ni söy­le­ye­me­ye­ce­ğim çün­kü siz çok oku­nan bir ga­ze­te­si­niz. Kor­ku­yo­rum söy­le­mek­ten, aca­ba ba­şı­ma bir şey ge­lir mi, güç­lük­ler­le kar­şı­la­şır mı­yım di­ye. Bi­ri son mo­del oto­mo­bil, di­ğeri mi­ni­büs iki ara­ba­mı sat­tım. Be­le­di­ye oto­bü­sü ile gi­dip ge­li­yo­rum. Borç­la­na­rak, 250 ki­şi­lik bir ti­yat­ro sa­lo­nu ya­pı­yo­rum. Bu be­nim için çok he­ye­can ve­ri­ci bir şey. Dev­let des­te­ği al­ma­yan, te­le­viz­yon­la­ra çı­kar­tıl­ma­yan, ga­ze­te­ler­de rö­por­ta­jı, ha­be­ri bi­le ya­pıl­ma­yan be­nim için se­yir­cim­le bu­lu­şa­ca­ğım çok önem­li bir pro­je­dir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 275 13 20 | Haber Sistemi: CM Bilişim