• BIST 87.143
  • Altın 219,609
  • Dolar 5,8507
  • Euro 6,6489
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C

Karanlık Oda

Zuhal Şengül

Okuldan çıkıp hızlıca eve yürüdü .Ev ile okul arası çok yakındı . Evin kapısı açılır açılmaz yukarı fırladı ve neşe içinde annesine sarıldı. Okumayı sökmüştü, okulunu, arkadaşlarını seviyordu. Aklına geldikçe elini kısa saçlarına götürüp hüzünleniyordu çünkü sınıftaki tek kısa saçlı kız O ‘ ydu … Annesi ile iki yakın arkadaş gibiyken babasıyla hep daha mesafeli olmuştu. Babası ciddi adamdı. Resim yapmayı çok seviyordu, Renkli boya kalemleri ile rüya gibi resimler yapmak O’nun bu hayattaki özgürlüğü ve yolculuğuydu. Ne çok kalbi kırılmıştı babası gelip boyalarını ve resim defterini önünden alıp, daha önce hiç görmediği harflerden oluşan alfabeyi koyduğunda önüne . ‘’ Bu cennet dili, bunu öğreneceksin ‘’ demişti. Ne kadar canı acımıştı çöpte görünce yaptığı resimleri. Sessiz sessiz ağlamıştı çığlıklar atmak isterken. Evde ağlamak, bağırmak yasaktı. Ne zaman ağlasa mutlaka annesi  ve babası kavga ederdi, sonunda babası annesini de ağlatırdı. Bu yüzden belki de dünyaları susuyordu O ,sırf annesi üzülmesin diye.

       Hava çok güzeldi, bugünlerde annesi yeni yeni evin önüne inip arkadaşlarıyla oynamasına izin vermeye  başlamıştı. Sokak köpeklerinden oluşan oyun arkadaşları vardı .Annesinin sürdüğü iki dilim yağlı ekmeği de  alarak evin önüne indi. Kaldırımın kenarına oturdu, bir dilimi kendisi yedi, bir dilimi yanına gelen yavru köpeğe yedirdi. Cebinden oyuncak arabasını çıkarttı, doğum gününde annesinin aldığı süpriz yumurtadan çıkmıştı. Oyuncak arabayı ara sokakta kaldırımın üzerinden eliyle sürmeye başladı. Ara ara yanına başka çocuklar gelip gidiyor, birlikte oynuyorlardı. Tam oyuna dalmışken birisinin O’ na seslendiğini duydu ve irkildi. Ses karşıdaki apartmanın kapısından geliyordu. Sesin sahibi adamın gözlerinin içine baktı, acaba beni tanıyor mu diye düşünse de tanıyamadı. Adam apartmanın dar kapısının içinde durup parmağı ile  ‘’ gel ‘’ işareti yaparak O’nu apartmana çağırdı. Acaba gitsem mi diye düşündü, çünkü büyükler ne söylerse o yapılırdı. Sonra annesinin ‘’ Yabancılarla konuşma ‘’ sözü geldi aklına ve vazgeçti. Hiçbir şey olmamasına rağmen adamın neşeli sesi ve sesi ile hiç örtüşmeyen karanlık yüzü O’nu biraz korkutmuştu. O anda susadığını fark etti ve eve koştu. Apartman kapısı açıktı, tam dar ve tozlu merdivenleri çıkmaya başlamıştı ki apartman kapısının yavaşça kapandığını duydu. Arkasına dönüp baktığında apartmanın içinde yine o karanlık yüzü gördü .Adam uzun bacakları ile merdivenleri bir anda çıkıvermişti ve işte şimdi O’nun yüzüne bakıyordu.’’ Baban nerde ? ‘’ diye sordu adam küçük kıza. ‘’ Babam işte ‘’ dedi kız ,belki de babamın arkadaşıdır diye düşünerek.’’ Annen nerde ? ‘’ diye sordu bu sefer .’’ Annem evde ‘’ diye cevap verdi çocuk , sesi korkudan titreyerek. Elini saçına sürecek gibi oldu, bir adım geri atarak kurtuldu hamlesinden adamın arkasını döndü ve hızla bir iki basamak daha çıktı, korkudan yüreği hızla çarparken. Adam canavar gibi uzun kollarıyla çocuğu kollarının altından yakaladı ve kaldırdı. Şimdi ensesinde canavarın sıcak nefesini hissedebiliyordu. Nefesi sigara ve soğan kokuyordu ama adamın nefesi değil hiç tanımadığı birisine bu denli yakın durmak  boğuyordu çocuğu . Adam uzun tırnaklı elini vücudunda gezdirmeye başladığında artık emin olmuştu kötü bir şeyler olacağından ve ağlamaya başlamıştı. O kocaman sert el ağzına kapandı sesi duyulmasın diye. Şimdi yüzünü döndürmüştü çocuğun ve gözlerinin içine bakıp ‘’ Asla bağırmayacaksın yoksa çok kötü yaparım ‘’ dedi. Tıpkı annesinin ,babasının tembih ettiği gibi. Ağlayıp, bağırıldığı zaman kötü şeyler oluyordu, artık bunu öğrenmişti. Evet der gibi başını salladı çocuk. Adam çocuğu tek kolunun altında tutuyordu ve apartmanın  kömürlüğe doğru inerken çocuğun kolları ve bacakları oyuncak bir bebeğinki gibi sallanıyordu. Hiç karşı koymuyordu ya da ağlamıyordu. Kömür ve rutubet kokusu yükselen ve mahalledeki çocukların korkulu rüyası olan karanlık odaya   sanki cehenneme yaklaşır gibi adım adım yaklaşırken daha da fazla acı çekip korkmamak için gözlerini kapattı.Belki de gözlerini tekrar açtığında bunlar hiç yaşanmamış olacaktı !

Bu yazı toplam 1071 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim