• BIST 88.735
  • Altın 227,573
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 24 °C

Kabin memuru olmak

Zuhal Şengül

Ne kadar da konuşulan bir meslektir hosteslik. Sayısız ülke gezersiniz,5 yıldızlı otellerde konaklarsınız çoğu zaman. Modayı bir adım önden takip edersiniz ve çoğu arkadaşınızın hayalini kurduğu markalar sizin elinizin altındadır. Dışardan görenlerin özendiği bu havalı meslek gerçekten de göründüğü kadar kolay mıdır peki ? Bilmeyenler hostes deyip geçer ama doğrusu  ‘ Kabin memuru ‘ dur .Çoğu insanın sandığının aksine kabin memurları uçakta çay kahve dağıtmak için bulunmazlar. Onların görevi yolcuların güvenliğini sağlamaktır. Kendilerine emanet edilen yolcuları güvenli bir şekilde bir noktadan diğerine ulaştırmak adına sayısız eğitim ve sınavlardan geçerler.’’ Suyumu neden geç getirdin ?’’ diye söylenen yolcu uçakta herhangi bir sağlık problemi olduğunda O’na ilk yardım edecek insanın yine o kabin memuru olduğunu bilmez ya da bilmezden gelir mi demeliydim ? Eğer kabin memuruysanız tüm gözler üzerinizdedir sizin …Tecrübeniz, donanımınız hiçe sayılır sürdüğünüz kırmızı ruj ile ve dizinizin 1 cm üzerine çıkmış eteğiniz ile ilgilenilir. Ciddi bir yapınız varsa somurtkan ,pozitif ve kahkaha atmaktan çekinmeyen bir  bayansanız  hafif kız olursunuz .Sabah 03:00 ‘ te uyansanız da her zaman bakımlı, güler yüzlü ve enerjik olmak zorundasınızdır .

      Uçakta yemek seçeneklerinden tavuk bitip makarna kaldığında bu durumu yolcuya çekinerek söylersiniz. Çünkü uçakta tavuk yemeğinin bitmesi yolcunun türlü arızalar çıkartıp sizi işinizden attırmaya yemin edeceği bir savaşın başlangıcıdır. Ve bu adaletsiz ve anlamsız savaşlarda hep yolcu kazanır .Sakin olup derin derin nefes alırsınız ve sonrasında kibarca gülümseyerek kaldığınız yerden devam edersiniz .Bilirsiniz ki uçakta size onca eziyeti yapıp zorluk çıkartan insanlar sadece üzerinizdeki üniformaya güvenirler. Elinizle uzattığınız bir bardak su bile bu insanların egosunu okşamaya yeter .Kendilerini sizden daha üstün sanmaya başlarlar. Aslında onlara evinize gelen bir misafire davrandığınız gibi dostça yaklaşırsınız ve bu davranışlarını bir türlü anlayamazsınız. Çok para kazanıyorsunuzdur tüm diğer insanların gözünde ve başınıza gelebilecek her türlü olumsuzluğu hak ediyorsunuzdur .

      Eğer kabin memuru bir anne ya da babaysanız çocuğunuzun en özel anlarını  kaçırırsınız. İlk anne dediğinde yanında olamamanın üzüntüsü ile gözünüzden yaşlar süzülürken uçağın tuvaletinde makyaj tazeleyip hiç bir şey olmamış gibi tekrar çıkarsınız kabine …Uzun bir uçuş sonrasında eve döndüğünüzde bir bakarsınız ki kanepede uyuya kalmış eşiniz, sessizce saçlarını okşarken keşke yarın uçuşum olmasaydı diye düşünürsünüz.

       Hasta annenizi evde bırakıp Avrupa yatıya gidersiniz mesela , otele vardığınızda birkaç kere ararsınız evi ,ablanız çıkar telefona ,anneniz ile konuşmak istediğinizde ,ya uyuyordur ya da banyodadır. İçinizde bir sıkıntı eve geri döndüğünüzde annenizi evde bulamazsınız. Gurbet ellerde üzülmeyin diye felç geçirip hastaneye kaldırıldığını söylemez size aileniz Hastanenin duvarlarında yankılanır ‘’ ANNEM ‘’ diye çığlıklarınız. Siz sevdiklerinizin size en çok ihtiyaç duydukları anda yanlarında olamazken ‘’ Hem gezip hem para kazanıyorsunuz ‘’ gibi söylemlerle karşılaşır ama insanlara asıl hikayenizi bir türlü anlatamazsınız.

     Bu arada hasta olmak gibi bir hakkınız da yoktur ,hasta olup birkaç gün istirahat ederseniz göze batarsınız ve bu gibi durumlar terfi etmenizi engeller .Bu yüzden hasta hasta gidersiniz görevinize , inişte kulaklarınızın ağrısından gözünüzden yaşlar gelirken kalbinizde bir uçuşu daha kazasız belasız atlatmanın huzuru vardır .Mesleğinizde en tecrübeli ve verimli yılları yaşayıp tam da arkanızdan gelen yeni nesile biriktirdiğiniz tüm bilgiyi dostça aktarmaya hazırken orta yaşlı olarak anılmaya başlarsınız ve elinize ‘’ İş gücünüzden verim alamıyoruz ‘’ yazan bir kağıt sıkıştırılarak zorla emekli edilirsiniz.

     Standart olup çoğunluğa uymak zorundasınızdır çünkü haksızlığa karşı direnirseniz adınız çıkar ,mimlenirsiniz .Giderek kötüleşen, insanları köleleştiren şartları iyileştirmek için çıktığınız grev yüzünden ekmek yediği kapıya ihanet eden nankör insanlar olarak kara listede yerinizi alırsınız. Aylarca parasız pulsuz ne zorluklar çektiğinizi kimseler bilmez. Aylar süren direniş sonrasında görevinize tekrar döndüğünüzde ‘’ Acaba ne zaman işten çıkartılacağım ? ‘’ sorusu beyninizi kemirir durur ama gülümsemeye devam edersiniz. Tam bu düşünceleri unutmaya başladığınızda bir sabah hostes odasında ki makineye kimlik kartınızı okutursunuz ve ekranda ‘’ UÇUŞUNUZ BULUNMAMAKTADIR ‘’ yazısını görürsünüz. İşten çıkartıldığınızı söyleme zahmetine girmez hiç kimse bunu bile önünüzdeki ekrandan öğrenirsiniz .Sabahın 05:00’ inde odadan otopark a doğru yürürken o uzun koridor hiç bitmez ve o sessizlikte yankılanan sadece sizin ayak seslerinizdir. Yine de yanınızdan geçenlere gülümseyerek günaydın dersiniz, tutarsınız kendinizi .Hıçkıra hıçkıra ağlamak için arabanıza binmeyi beklersiniz …

Bu yazı toplam 8920 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim