• BIST 95.953
  • Altın 238,923
  • Dolar 5,8268
  • Euro 6,5545
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 5 °C

İstenmeyen bitki

Hande Aydınalp

Teşekkür etmeliyiz; Prof. Dr. Nezih Hekim’e, Doç. Dr. Selim Aytaç’a, ASAM Başkanı Erdem Ulaş’a, araştırmacı-yazar İsmail Tokalak’a, gazeteci/yazar Abdurrahman Dilipak’a ve emeği geçen herkese…Çoğumuzun adını bile söylemeye çekindiği; korkudan “kendir, çedene ve kavurga” gibi isimlerle andığımız, (bir “yedi harfli” demediğimiz kalmıştı) keneviri bize hakkıyla tanıttıkları için.

Sayelerinde kenevirin ne oluğunu; ama ne olmadığını anlamış, nasıl bir süreçten geçerek kötü şöhrete sahip olduğunu öğrenmiş olduk.

****

Ticari kaygılarıyla keneviri “istenmeyen bitki” ilan eden “şeytan üçgeni”nin bir ayağını, (hangi taşı kaldırsan altından çıkan Rockefeller); bir ayağını, sahip olduğu yüzlerce dönüm orman arazisi ile ormanın kitabını yazmış, aynı zamanda “medya baronu” William Hearst ve bir ayağını da “Plastik Kralı” Fransız Dupont’un oluşturduğunu görmüş olduk. Kenevirin kitleleri uyutan, insan beynine ve psikolojisine zararlı bir madde olduğu iddiasını ortaya atan bu “grup”, bir haşerat gibi kenevire dadanmış ve kökünü kurutma noktasına kadar getirmiş.

Evet, aslında iddiaları bir yönüyle doğru. Kenevirin bahsi geçen zararları var. Uzmanlar, “dişi Hint keneviri”nin çiçek ve yapraklarının kurutulmasıyla elde edilen“esrar”ın (özellikle genç yaşlarda kullanılmasıyla) kişinin beden sağlığına, psikolojisine, sosyal yaşamına, eğitim ve meslek hayatına telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini belirtiyor. Ancak dediğimiz gibi bunu yapan “dişi”; yani cannabis indica.

Kurunun yanında yanan ise cannabis sativa; yani endüstriyel kenevir… Yenilenebilir enerji kaynağı olan,  tekstil sektöründen kâğıt, otomotiv ve savunma sanayiine; sağlık sektöründen tarıma kadar pek çok alanda kullanılan, tohumundan, lifinden, yağından, yaprağından 50 bin çeşit ürün elde edilebilen mucize bir bitki (imiş) kenevir.

Biz yeni yeni ayıyoruz…

(Kenevirin saymakla bitmeyen faydalarını, tarihsel sürecini kısacası her yönünü sizler de aşağıda paylaştığım linklerden detaylıca öğrenebilirisiniz)

****

Kenevire çekilen operasyonun detaylarına vakıf olmak beni şu noktaya götürdü: Önemli olan sürekli ayık olmak! İllüzyonlara, algı operasyonlarına kanmamak… Asıl olana odaklanmak gerek; gösterilmek istenene değil.

Şapkadan tavşan çıktığına inanmak yerine, Alice gibi tavşan deliğinde girip içeride neler olup bittiğini keşfe koyulmak gerek.

Amiyane tabirle “ota çiçeğe bulaşmak” bireysel tercih; sunulanı sorgusuz sualsiz kabul ise bitkisel hayata geçiş demek. Bitki âleminde de kenevir rakipsiz gibi görünüyor!

                                                                       ****

Kenevirden bahsetmişken sigaralı fotoğrafları ve benzersiz şarkılarıyla hafızamıza kazınan reggae müziğinin efsane ismi Bob Marley’i de anmadan olmaz. Onun kenevir mamulüyle olan sıkı ilişkisi “serserilikten”  değil; bağlı olduğu Rasta inancının gereklerinden biriydi; bir felsefesi vardı yani. Konuyu Marley’in şu sözüyle bitirelim: “Kendinizi zihinsel kölelikten özgürleştirin. Zihinlerimizi başkası değil, kendimiz özgür bırakabiliriz.” (6 Şubat doğum günüydü. İyi ki doğmuş…)


Kenevirle ilgili detaylı bilgi için şu linkleri inceleyebilirsiniz:

http://www.kenevirturk.com/sanayi-keneviri-calismasi/

Bu yazı toplam 469 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim