Yine Bodrum'u karıştırdı!

Demet Akalın Bodrum'da hayranlarını şoke etti. Club Catamaran'da sahneye çıkan Akalın, üç şarkıdan seslendirdikten sonra sürat motoru ile ayrıldı.

Neslişah yüzünü gizledi!

Evliliği geçtimiz günlerde tek celsede biten Neslişah'a bekarlık yaramamış

Bodrum'da aşk başkadır!

Bekir Aksoy ve sevgilisi Alex meraklı bakışlara aldırmadan aşklarını son sürat yaşıyorlar.

'Risk almayı seviyorum'

Hamile olduğunu açıkladığından beri gündemden düşmeyen Asuman Krause gerek özel hayatı gerekse iş hayatıyla ilgili ilginç itiraflarda bulundu...

Kuzey tatilde!

Her yıl Bodrum’da aynı şezlongta güneşlenmesiyle bir dönem sürekli gündeme gelen manken ve oyuncu Çağla Şıkel, bu kez oğluyla birlikte tatil yapıyor.

Beren'den yağmur frikiği!

Beren Saat, önceki gün Nişantaşı’ndaydı.

Çok kızdı!

Esin Maraşlıoğlu, önceki gün bir gençle Bebek’teki Lucca adlı mekanda samimi şekilde görüntülenince çok sinirlendi.



Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Rezalet!
Rezalet!
Atatürk'ün hayat hikayesini anlatan Veda filmi, Zülfü Livaneli kusura bakmasın ama kelimenin tam anlamıyla rezalet.

01 Mart 2010 Pazartesi 17:56

Atatürk'ü canlandıran sanatçı Sinan Tuzcu, Zeybek oynayabilmek için, üç ay boyunca eğitim almış.

Almaz olaymış!

Zeybek'i kavramış olması tamam da...

Filmde Atatürk'ün o korkunç hali neydi öyle?

Salih Bozok, Atatürk'ün korkunç bir görüntü sergileyerek Zeybek oynadığını söylemiş olamaz. O halde, sanatçı Sinan Tuzcu'nun o külhanbeyliği, omuz sarkıtması ve en önemlisi gözlerini küçük çocukları korkutacak kadar açması niye?

Zülfü Livaneli bu görüntüleri hiç mi görmedi?

Atatürk, filmin bir bölümünde öngörüde bulunuyor Cumhuriyet'i kurmadan önce. Sinan Tuzcu olacakları öyle bir anlatıyor ki, elinde sigarası, bakışları gerçekten korkutucu. Atatürk bu ülkenin selameti için mücadele etti. Filmdeki gibi, öç almak veya kendi egosunu tatmin etmek adına kurmadı bu Cumhuriyet'i.

Atatürk'ü farklı yansıtmış Veda.

Fikriye ve Latife'ye olan ilgisi mesela.

Sinan Tuzcu, daha çok aşk, meşk filmlerinde sergilediği tavırlarını Veda'ya taşımış. Atatürk'ün Fikriye'ye bakışı, duruşu, sonra da yerinden kalkıp elini omuzuna koyması... Bu sahnenin öncesine baktığımızda, Fikriye'nin kafasındaki örtüyü çıkaran Atatürk sanki Fikriye'yi elde etmek için arkadaşlarıyla birlikte zemin hazırlamış gibi.

İğrenç bir rakı sofrası!

O gece evinde Fikriye ile memleketi kurtaran Atatürk, ertesi gün İzmir'e gidiyor ve Latife ile karşılaşıyor. Fikriye'deki bakışların aynısı bu kez, Latife'nin üzerinde.

Sonra da şöyle bir ifade:

"Fikriye şarktı, Latife ise garp."

Atatürk'ün Fikriye'yi bırakıp Latife'ye gitmesi için ucuz bir bahane!

Atatürk gerçekten bunları yapmış mıydı?

Ha bir de Fikriye'nin intihar sahnesi var.

Köşk yıkılıyor, Atatürk yerinden kımıldayamıyor.

Hayır hayır!

Atatürk bu değil...

Bizim okuduğumuz, bizim inandığımız, bizim Atamız dediğimiz Atatürk bu değil. Zülfü Livaneli istediği kadar yaptığı filmle övünebilir, ama sinemadan çıktığımızda, "Mutluluk"taki kadar güzel sözler duymadım Livaneli filmi için.

Özeti şu:

Veda bir Livaneli filmiydi.

Ama filmin senaryosu Livaneli'ye yakışmamıştı.

Atatürk ise yukarıda belirttiğim gibi, o bildiğiniz Atatürk değildi.

Üzgünüm Zülfü Bey, "Mutluluk" duymadım Veda'da...
Hadi Özışık/Gazeteciler.com

Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
Kategorideki Diğer Haberler
BÜTÜN GAZETELER

Çok Okunanlar
ANKET
Son zamanlarda hayatınızın rengi nedir?
Son zamanlarda hayatınızın rengi nedir? anketi
Oylamaya Katıl »


» RSS
| Copyright © 2008 haberkonseyi.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
   

.