


Türk müziğinin devleri Bülent Ersoy, Muazzez Abacı, Seçil Heper, Mustafa Sağyaşar, Samime Sanay, Yaşar Özel, Zekayi Tunca, Nalan Altınörs ve Yıldırım Bekçi “Fasl-ı Şahane” adlı dev bir proje ile bir araya geliyorlar.
Ankara’da 19 mart’ta Anadolu Merkezi’nde, İstanbul’da ise 3 nisan’da Maslak Tim Show Center da gerçekleşecek olan dev buluşma Türk Müziği severleri oldukça heyecanlandıracak, müzikal ve gazino günlerini anımsatacak.

Konser iki bölümden oluşacaktır. Birinci bölüm tüm sanatçıların bir arada okuyacakları fasıl şarkıları ile başlayıp, görsel gösteriler ile devam edecektir. İkinci bölüm ise sanatçıların solo şarkıları, birbirleriyle yapacakları düetlerin yanı sıra konser müzikal-Show havasında geçecektir. Kahkaha ve notaların havada uçacağı bu konserlerde dinleyiciler özledikleri Türk Müziğine doyacak ve eğlenceli dakikalar geçirecekler.

Özel bir sahne dekorunun hazırlanacağı bu konserler serisinde sanatçılara Halil Karaduman şefliğinde 25 kişilik çok özel saz heyeti eşlik edecek. Konserler Ankara ve İstanbul'un yanı sıra İzmir, Bursa, Antalya , Kayseri ve Bodrum’da da devam edecek.
Sanat müziğinin milli takımı…
Yaşar Özel basın toplantısında “Bugün burada görmüş olduğunuz kadro Türk sanat Müziğinin milli takımıdır” dedi. Muazzez Abacı ise “Türk sanat müziği hiçbir zaman ölmedi, ölmez. Bizim müziğimiz bir matematik içinde ortaya çıkmıştır. Bozulması ölmesi söz konusu olamaz. Bugün burada bir araya gelmiş olmamız bunun en büyük kanıtıdır” dedi.
Basın toplantısının sonunda ise salona gelen bir saz grubu eşliğinde mini fasıl yaptılar. Mini fasıl konserde yapılacak fasılın küçük bir provası niteliğinde idi…
Konser öncesi gerginlik
Türk Sanat Müziği’nin
hiçbir zaman acınacak bir duruma gelmediğini savunan Muazzez Abacı,
“Türk sanat müziği, Türk bayrağı dalgalandığı sürece hiç kimse Türk
Sanat Müziği’ne bir şey yapamaz. Ama şu var zaman zaman gündemden
düşebilir,
bu
hiçbir his değildir. Türk Sanat Müziği’ni kurtarmak gibi bir çabamız
yok” diye konuştu. Bu ana kadar yolunda giden toplantıda Yaşar Özel’in
yaptığı açıklamalardan sora gerginlik yaşandı.
Özel, “Türk Sanat
Müziği Türk insanını ifade eder... Şimdi etrafta bir yığın türler var
ama aslında hepsi alt yapıda Türk Sanat Müziği yapıyor. Beş yaşında bir
çocuk
da şarkı söyleyebilir. Şarkıyı söylemek başka şarkıyı yaşamak başkadır.
Bunun içinde çok geç kaldık. Maalesef ki Türk Manat müziği’ndeki
arkadaşlar çok bencil, herkes benim diyor. Hiçbir zaman dayanışma ve
kaynaşma içerisine giremedik” diye konuştu.
Uzun süre konuşmaları
dinleyen Samime Sanay söz alarak “İki assolisti fotoğraf çektirmek için
bile bir araya getiremezdiniz bugüne dek. Çünkü herkes en büyük benim,
en güzel
ses
benim der. Bu yüzden yapımcımız Sinan Kuzucu’yu tebrik ediyorum bunu
başardığı için. Eskiden Türk Sanat Müziği ’nin icra edildiği yer
gazinolardı ama artık birçok sebepten ötürü öyle değil. Artık Türk
Sanat Müziği belli bir kesime hitap ediyor. Dolayısıyla el ele vererek
bu grubu oluşturmaya karar verdik” diye konuştu. Tekrar söz alan Yaşar
Özel, “Bu işi eski günlere götürmenin yollarını arayacağız. Bir
seferberlik ilan ediyoruz” diye konuştu. Bülent Ersoy bunu asla kabul
etmediğini belirterek “Buna seferberlik dersek, Abacı’nın yaptığı
konuşmanın hepsi boşa gider. Böyle bir şeyi ben kabul etmiyorum” dedi.
Muazzez Abacı, “Ben de asla kabul edemem” diye konuştu. Sanay’ın
yaptığı açıklamalara da karşı çıkan Abacı, “Ben 10 yıl Bülent Hanım’la
Maksim’de çalıştım. Emel Sayın’la aynı şekilde çalıştım. Nasıl
assolistler bir araya gelmez dersiniz. Biz hep bir aradaydık” dedi.
‘Neden konuşturuyorsun?’
Sanay'ın
yaptığı açıklamalara çok sinirlenen Abacı mikrofonların duymayacağı
şekilde yapımcı Sinan Kuzucu’ya “Neden konuşturuyorsun bu kompleksli
karıyı?” dedi. Abacı daha sonra Ersoy’un kulağına eğilerek “Konuşturma
diyorum Sinan’a ama dinlemiyor” şeklinde kameraların duyamayacağı
şekilde fısıldadı. Genç nesilden kimleri beğendikleri sorulduğunda ise;
Abacı “Böyle klişe sorular çok sıkıcı” derken Ersoy da, “Ben bizden
sonra gelenleri göremiyorum” diyerek genç sanatçılara gönderme yapmayı
ihmal etmedi.









