Nedir bu gerginlik?.. Kimse kimseyle konuşmuyor. Yolda birbirlerine kin ve nefretle bakmaya başladık. Selam vermeye kalkınca neredeyse küfür ediyor gibi algılayıp kavga etmeye başlıyoruz. Trafikte birbirimize saygılı davranmıyoruz. Hemen başlıyoruz küfüre. Hemen başlıyoruz kavgaya. Bu ne gerginlik. Aslında toplumu gerginliğe sürükleyen siyasetçiler. Onların gereksiz kavgaları toplumu da etkiliyor en ufak birşeyden hemen parmlıyoruz…. Hoşgörülü olalım. Bu Ramazan ayında kutsal kitabımız olan Kuran-ı Kerim bize “hoşgörü ve sevgiden ayrılmamazı” öğütlüyor. Bu yetmezmiş gibi insanlar bu gerginliğini yaşarken buna bir de gürültü kirliliği ekleniyor ve insan tamamen çileden çıkıyor.
Siren sesleri
İnanın ki İstanbul’da yaşamak tam bir eziyet oldu!.. Bazen siz de sinirlenip semtinizdeki emniyet birimini veya semt karakolunu arayıp şikayet ediyorsunuzdur.İnsanı bir anda ürküten polis sirenleri artık tahammül edilmez oldu. Gecenin yarısı ara sokaklarda, sanki yoğun trafik varmış gibi siren çalarak geçmeleri insanı çileden çıkarıyor. Yahu arkadaş!.. Gecenin bir yarısı. Sokaklar bomboş. İn cin top oynuyor. Neye çalarsın bu sireni. Neden insanları güzel uykusundan uyandırırsın. anlamış değilim. Anlayan varsa üç adım öne gelsin.
Bir dönem sevgili meslektaşım Mustafa Bakacak Milliyet Gazetesi’nde çok güzel bir habere imza atmıştı. “Taksi ambülans.” Özel müşteriler bir yerden başka bir yere, özellikle de havalimanına yetiştirmek için özel ambülanslar kiralanıyor, hasta varmış gibi yolcu taşıyorlardı. Mustafa Bakacak özel bir firmadan ambülans kiralayarak olayı kanıtlamıştı. Tabii hepsi için geçerli değil.
Bazan tanık oluyoruz. Özellikle Metrobüs yolları bomboş dururken E – 5 ve TEM’de, o yoğun trafikte hasta yetiştirmek için çırpınan ambülans sürücülerine tanık oluyoruz.
Nedendir anlamış değilim. Metrobüs yollarına neden ambülans giremiyor. Acil hastalar daha çabuk hastanelere yetiştirilebilir. Hem de yollarda siren çalıp gürültü kirliliğine sebep olmazlar. Lütfen geceleri, özellikle de ara sokaklarda garip sesli sirenler çalınmasın. Yeter artırk. Bunaltıcı İstanbul’un bunaltıcı kirliliği zaten var. İnsanları bir de siz çıldırtmayın.
İstanbul’u sivrisinek bastı
Son dönemlerde farkında mısınız bilmem!.. İnanıyorum ki benim gibi herkes sivrisinekten rahatsız. Evlerde klimaları kapatıp kapıyı percereyi açtığınız zaman sivrisinekler hemen hücuma geçiyor. Belediyeler tarafından sokaklar ilaçlanmasına rağmen bu sivrisinek nereden çıktı bilemiyoruz… Özellikle Avcılar’da evmin bulunduğu Sait Faik Sokakta bir çöp bidonu pislik saçıyor… Sokak sakinleri Avcılar Belediyesi’ne defalarvca başvurmalarına rağmen Başkan bir türlü çöp bidonunu temizletip, ilaçlatıp boş bir alana kaldırmıyşor. Belediyeye boş alan gösterilmesine rağmen yetkililer çöp bidonunu binaların yoğun olduğu yerde tutmakta ısrar ediyorlar.
Ayrıca günümüzde çöp kutusunun nasıl kullanılacağını bilmeyenlir var. Bakıyoruz ki çöp poşetlerini konteynerin içine değil önüne atıp gidiyorlar. Sivrisinek istilası da buradan kaynaklanıyor zaten… Allah sabır versin. Başkanlar bu konuda biraz hassasiyet gösterirse biz de rahat bir nefes alıp rahat uyuyabiliriz.










