• BIST 93.115
  • Altın 209,411
  • Dolar 5,3441
  • Euro 6,0575
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 7 °C

Gelinin intikamı

Zuhal Şengül

Geçen gün sosyal medya hesaplarımdan birinde turlarken bir haber ile karşılaştım. Amerika ‘da yaşayan 17 yaşında bir genç okul yıllığı için fotoğraf çektiriyor. Fotoğraf çekimine çok sevdiği kedisini de götürüp mavi pembe lazer ışığı süslemeleri ve kedisi ile poz veriyor. Çok geçmeden internette yayılan, eski moda ve garip bulunan bu fotoğraf sosyal medya fenomeni haline geliyor. Biliyorsunuz insanlar kendilerine ya da çoğunluğa göre daha değişik buldukları insanları eleştirmeye bayılırlar. Hele ki artık sosyal medya bu kadar kullanılır hale gelmişken yüzünüze bakmaya cesareti dahi olmayan insanlar size klavye başından hakaretler yağdırabiliyorlar. Bu hayvan sever genç arkadaşımızın da arkadaşları dahil olmak üzere hem yakın çevresi hem de hiç tanımadığı insanlar üzerine gelip hakaret ve nefret dolu yorumlar yapmaya başlıyorlar hatta bazı gazeteler röportaj bile yapıyor kendisi ile. Genç adam kedisini çok sevdiğini ve böyle bir fotoğraf ile akıllarda kalmak istediğini belirtiyor röportajda fakat gün geçtikçe nefret söylemi içeren sosyal medya yorumları canını sıkmaya başlıyor. Babasının anlattığına göre çok sosyal biri iken hiç gülmeyen ve sokağa dahi çıkmayan biri haline geliyor. En sonunda ise bir gün ailesi tarafından odasında ölü bulunuyor.

        Bu haberi okurken gözlerim dolu dolu oldu ve geçen sene bu zamanlar başıma gelenleri hatırladım. Belki bir çoğunuz bilir ama ben bilmeyenler için özet geçeyim, ben hani o havayolu şirketinden atılan kızım. Çoğunuz beni ‘’Bikinili görüntüleri yüzünden işten kovulan kız ‘’ olarak hatırlarsınız ama işin aslı öyle değil, bunu size daha sonra anlatırım.

       Hakkımda ki yalan haberin çıktığı günü daha dün gibi hatırlıyorum. O gün erkek arkadaşım ile ailemi tanıştıracaktım ve mutluluktan adeta havalarda uçuyordum. Hiç hayatınızın diğer yarısını bulup tüm eksikleri tamamladığınızı hissettiniz mi? İşte ben o sabah öyle hissediyordum. Ta ki öğlen sözünü ettiğim haber bir internet sitesinde yayınlanana kadar! Haber hızla diğer haber sitelerine ve gazetelere yayılmıştı ve telefonum hiç susmuyordu. Dakikalar içinde tüm sosyal medyada bikini ile oynadığım klipten kareler yer almaya başladı. İşten ayrılalı çok uzun zaman olmuştu ve tüm medyada işten atıldı şeklinde lanse ediliyordum. Odamda ne yapacağını bilmez bir şekilde oturdum bir süre, sosyal medya hesabımda mesaj kutum hiç abartmıyorum binlerce mesaj ile dolmuştu. Çoğu hiç tanımadığım insanlardan gelmişti ve birkaç tane okuduktan sonra daha da üzülmemek için bilgisayarımı kapattım. Bu sefer telefonum durmadan çalıyordu ve arayanlar büyük gazetelerden, kanallardan isimlerdi. Odamdan çıkıp normal davranmaya çalıştım. Annem babam en azından o gün durumu öğrenmesinler diye ev telefonunun fişini çektim. Hiç bir şey olmamışçasına akşam için hazırlık yaparken neşem yerini tedirginliğe ve çaresizliğe bırakmıştı. Bir şekilde annem ve babam durumu anlamadan akşam olmuştu. Erkek arkadaşım yoldaydı ve O’nun da henüz olaylardan haberi yoktu. Kapı çaldı, misafirimiz geldi. Ailemle tanıştırdım O’nu, her şey yolunda gitmişti fakat benim yüzümden düşen bin parçaydı .Oturduk, sohbet ettik. Bir kaç saat sonra O’nu yolcu etmek için kapının önüne çıktım, biraz konuştuktan sonra sonra durumu anlattım. Biraz şaşırdı ama gülümsedi, bana sarılarak ‘’Sen kötü bir şey yapmadın ‘’ dedi. Evet ben kötü bir şey yapmamıştım ama benim için cehennem gibi geçecek 1 yıl daha yeni başlıyordu!!! Ertesi sabah uyandım korkarak odamdan çıktım. Anneme günaydın diyerek nabzını ölçtüm. Henüz bir şeyden haberi yoktu fakat öğrenmesi an meselesiydi. Telefonumu kapatmıştım, ara sıra açtığımda çeşitli gazetecilerin mesajları geliyordu. Televizyon kanallarının hemen hemen hepsi ana habere konuk olmamı istiyorlardı ama ben o kadar kırgın ve kızgındım ki kimseyle konuşmak dahi istemiyordum. Salonda annemle oturup bir önceki gecenin kritiğini yaparken ev telefonu çaldı. Annem neşeli bir şekilde konuşurken birden suratı simsiyah oldu. Daha fazla konuşamadan kapattı telefonu. Dönüp yüzüme öyle bir bakışı vardı ki o bakışı ölsem unutmam! Ya da keşke ölseydim de yüzüme öyle bakmasaydı… Telefonda ki kinayeli dost sesi ‘’Kızın internete düştü‘’ demişti anneme ‘’Kızın internete düştü!!!‘’ Bir süre öylece donduk kaldık, sonrasında gözyaşları içerisinde kendimi ifade etmeye, yanlış, ayıp bir şey yapmadığımı anlatmaya çalıştım. Bu olay birimizden birinin yüreğine indirecekti.

         Annemin tavan yapan tansiyonu aile avukatımızın gelip durumu açıklaması ile biraz olsun düşmüştü ve günlerdir akan gözyaşları bir nebze olsun dinmişti. Bizim cephemizde bunlar yaşanırken tabi ki erkek arkadaşımın telefonu da hiç susmuyordu. Arkadaşları, akrabaları hiç tanımadıkları halde benden nefret ediyorlardı. Tanıdığı herkes, özellikle aile büyükleri benimle hayatını birleştirmek gibi bir hata yapmaması için O’na hiç durmadan nasihat ediyordu. Bu yuvayı daha kurulmadan yıkmaya kararlı görünüyorlardı. Tüm bunlara rağmen birkaç gün sonra beni istemeye geldiğinde yanında hiç kimsesi olmayacaktı. Çünkü ben güya  utanılan ve istenmeyen bir gelin adayıydım. Hiç tanımadığım amcalar, teyzeler benden ölümüne nefret ediyorlardı. Merak ettiğim şey acaba ‘’Ben‘’ mi olmak istiyorlardı yoksa ‘’Benimle‘’ mi olmak istiyorlardı??? Sosyal medyada yayınlanan fotoğraflarımın altında hiçbir anne babanın görmek istemeyeceği ve hiçbir genç kızın hak etmeyeceği nefret ve cinsel şiddet içerikli binlerce yorum yazılıyordu. Ben okumasam bile arkadaşlarım bulup bana yolluyorlardı. O günlerde aklıma tek gelen huzur içinde uyumak ve yeni bir güne asla uyanmamaktı. Yaşadığım üzüntü ve stress neticesinde artık saçlarım tomar tomar dökülmeye başlamıştı. Kısa süre sonra çok sevdiğim saçlarımı kısacık kestirecek ve ‘’Ama uzun saç sana çok yakışıyordu‘’ diyenlere gülümseyerek gelecek yılın modası kısa saç diyecektim.

       Sıkıntı ve gözyaşı dolu günler birbirini kovaladı. Sular bir türlü durulmuyordu ve hakkımda yapılan haberler Avrupa gündemine de oturmuştu. Çeşitli feminist gruplardan, farklı ülkelerden hiç tanımadığım insanlardan destek mesajları alıyordum. Ama beni en çok üzen olaylardan biri yaşadığım ülkede sokakta çocuklar vurularak öldürülürken, onca kadın cinayeti işlenirken benim bikinili görüntülerimin saçma bir şekilde gündemi meşgul etmesiydi.

        Aradan 1 yıl geçti, hala ara sıra arkadaşlarım ‘’Okudun mu senin hakkında bunları yazmışlar‘’ diye mesaj atıyorlar. Yazılan hiçbir yorumu okumuyorum. Ben şanslıydım, ailem yanımdaydı. Şanslıydım uçurumun tam kenarında sallanıp dururken biri elimden tuttu. Şanslıydım yeni güne uyanacak gücü buldum kendimde. Saçma sapan asılsız bir haber sonumu getiremedi. Şimdi merak ediyorum benden yürek dolusu nefret eden insanların kızı ya da kardeşleri yok muydu? Merak ediyorum hakkımda asılsız haber yapıp ailemin huzurunu kaçıran ve beni bir süre için bile olsa hayata küstüren insanın annesi ya da karısı yok muydu? Hiç bikini giymiyor muydu?

Bu yazı toplam 1133 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim