• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 27 °C

Frida ve doğmamış bebeği

Zuhal Şengül

Bu pazar Bronx ‘ ta bulunan NYBC Botanıc Garden ‘ daki Frida Kahlo sergisine gitme fırsatım oldu . Daha önceden sıkça adını duyduğum,hayatını konu alan filmi izledikten sonra çok büyük hayranı olduğum Frıda ‘ nın eserlerini görmek beni çok heyecanlandırdı.Yirminci yüzyıl popüler ikonu haline gelen ünlü ressamın eserleri kadar yaşadığı aşkı ve çalkantılı hayatıda hiç şüphesiz bende hayranlık uyandırmıştı.Hayatını okuyan kadınların mutlaka kendilerinden bir parça buldukları Frida içinin güzelliği dışına vurmuş bir kadın ve benim kahramanım.1907-1954 yılları arasında yaşamış Kahlo ‘ yu andığımız zaman yine şüphesiz aklımıza kendisi gibi ressam olan eşi,biricik aşkı olan Diego Rivera gelmektedir.Çeşitli çalkantılar ve aldatmalar olsa bile Frida ve Diego ‘ nun aşı ölene kadar sürmüştür …Frida ile ilgili insanları birçok olay etkilerken beni en çok etkileyen çocukluğunda geçirdiği kaza sonucu yürümekte zorlanan ve sonralarda tamamen yatağa mahkum olan ünlü ressamın bitmek tükenmek bilmeyen anne olma isteğidir .Kaza sonucunda rahmi ve yumurtalıkları hasar gören , hamile kalması ve doğum yapması kendisi için hayati tehlike oluşturan Frida eşi Diego ‘ nun isteksizliğine rağmen iki kere hamile kalmış , birinde düşük yaşamış ikincisinde ise yine 3 aylık bebeğini kaybedip kürtaj olmak zorunda kalmıştır …Diego ‘ nun çocuk sahibi olmaya karşı isteksizliğinin  ise tamamen Frida ‘ nın hayatından endişe duymasından kaynaklanmakta olduğu bilinmektedir .

       Selma Hayek ‘ in ünlü ressamı oynadığı FRIDA filminde beni en çok etkileyen Frida ‘ nın kanlar içinde uyanıp hastanede bebeğini kaybettiğini öğrendiği sahne olmuştu …İstanbul ‘ dan Newyork ‘ a gelirken izledim bu filmi,sonrasında çok beğendiğim için belkide bir hafta içinde birkaç kere daha izledim .Kendimden de çok şey buldum filmde, mesela bana küçükken sorduklarında hep ressam olmak istiyorum derdim . Yaptığım resimler her zaman çok beğenilirdi,sonrasında ailemin ressam olursan para kazanamazsın söylemleri yüzünden resim yapmaktan tamamen uzaklaştım ki çok pişmanım … Bana göre nsanın duygularını konuşmadan anlatabilmesi kadar özel birşey yok bu dünyada .

         Frida ‘ nın büyüsü ile tekrar kalem ve kağıdı elime aldığım bu günlerde çok acıdır ki yakın bir arkadaşımın bebeğini kaybettiği haberini aldım . Biliyor musunuz ben daha önce bu şekilde acıdan alev alev yanan bir çift göz gömemiştim !!! Zaman içinde tamamen kaybolmuştu ve saat,gün kavramlarını yitirmişti . Kendimi artık yarım hissediyorum diyordu hep, sanki bir kolu ya da bacağı kesilmiş gibi hissediyordu . Geceleri rüyasında yüzünü tam hatırlayamadığı bir çocuk O’nu hep yanına çağırıyordu,gündüzleri ise çoğunlukla sarhoştu . Hayatını adadığı,aşık olduğu erkekle arası açılmıştı.Yüzyüze hiç bakmıyorlardı,baktıkları zaman ise hep birbirlerini suçluyorlardı . Bir evin içinde iki yabancı olmuşlardı  ve bu kadın yalnızlıktan ölmek üzereydi .Hergüne umut ile başlarken akşama doğru neşesini git gide kaybediyordu ve unutmak için sarhoş oluyordu .Ertesi gün hep aynı …Durumunu anlattığı herkes aynı şeyi söylüyordu ‘’ Daha çok gençsin yine çocuğun olur ‘’ ve artık bunu duymak O’nun canını herşeyden daha çok yakmaya başlamıştı . Çünkü O’ na göre O bebek farklıydı ve O’ndan sonra olacaklar yine farklı insanlar olacaktı . Yine tamamen tükenmiş olduğu bir akşam üstü belli ki oldukça sarhoştu , ağzından birkaç kelime dökülüverdi ‘’ O doğsaydı harika bir insan olacaktı ‘’ 

Bu yazı toplam 908 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim