Duydum da inanmadım!.. Orada oturan arkadaşlarımla konuştum. Şaşırdım kaldım!.. Ne oluyoruz, neler yapılıyor?..
Müslüman mahallesinde salyangoz mu satılıyor?.. Orada oturanlar başka ülkeden mi geldiler?.. Nedir bu hırs?.. Burnuma kötü kokular gelmeye başladı!.. Ne çabuk unuttuk eski günleri. Kahramanmaraş, Malatya, Çorum, Sivas olaylarını!.. Oralarda da önceleri “tekbir sesleri” yükselmiş, evlerin kapısına kırmızı işaret konmuştu. Sonra katliamlar oldu, yüzlerce insan hayatını kaybetti…
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Hayrettin Karaman çıkıyor ve “Müslüman gibi yaşamayanlar için özel bölgeler yapılmasından” söz ediyor. Böyle bir şey var mı?.. Bu yazara, bu adama söylenecek tek söz var: “Yazar bey ayırımcılık yapma”. İnsanları birbirine düşüren o yazısından dolayı bu adamı kınamalıyız. Hayrettin Karaman’a Kahramanmaraş olaylarını, Sivas katliamını, Malatya cinayetlerini sormak lazım. Oradaki olayların kışkırtıcılarından biri miydi yoksa?.. Ayıptır beyler ayıp!.. Ayırımcılık yapmayın!.. Hepimiz Müslümanız elhamdülillah!.. Hepimiz Türküz, Türkiye’de yaşıyoruz. Bunları yapanlar bu ayırımcılığı yapanlar cezalandırılmalı. Yargı bunları görmeli ve haklarında soruşturma açmalı…
İstanbul’un seçkin semtlerinden biri olan özellikle sanatçı, yazar, ressam, oyuncuların oturduğu kültür semti Cihangir son zamanlarda hedef seçilmiş. Geçen hafta önce Belediye Zabıtası masaları kaldırttı, sonra da gece teraviden çıkanlar tekbir sesleriyle sokaklarda dolaşmış. Ne oluyoruz?.. Ne yapılıyor anlamış değiliz. İçişleri Bakanı bu olayları duymuyor mu?.. Zabıta arkadaşlar Cihangir’deki masaları kaldırıacağına, şu mübarek Ramazan’da bir Sultanahmet’e gitsinler. İnsanlar yolda, kaldırımda yürüyemiyor. Lokmacılar., tatlıcılar kaldırımları yürünmez hale getirdi. Önce onlara müdahale etsinler. Orada camilere giden insanların rahat hareket etmelerini sağlasınlar. Bırakın Cihangir’i de Fatih’e, Eminönü’ne gidin.
Olmuyor beyler olmuyor!.. Böyle ayırımcılık olmaz…
Nez reklam mı yapıyor?..
Uzun bir aradan sonra yeni albümünü çıkaran Nez istediği reklamı yapamadı diye durup dururken “Cem Uzan beni çiftliğine kapattı” diye bir açıklama yaptı. Peki Nez neredeydi bunca zamandır?.. Cem Uzan Türkiye’deyken neden konuşmadı?.. Kaçırıldıysan neden polise haber vermedin.
Bence sen gönüllü gidip albüm sözleşmesi yaptın. Şimdi de reklamın olsun diye konuşuyorsun… Bu konuyu durup dururken ortaya atmanın bir anlamı olsa gerker. Cem Uzan zaten sana dava açtı. Sonuç nereyye varacak Allah bilir. Ben inanmadım, doğrusu kimsenin de inandığını sanmıyorum. Bence bu iş biraz reklam kokuyor!..
Bravo Doğa’ya
Haber Konse’yi yazarlarından Doğa Rutkay’ın bugünkü yazısını okudum. İnanın o kadar çok beğendim ki anlatamam… Aferim!.. Çok güzel değinmiş. Bayağı tıktlanan bir yazı!..Her yazısında kendini yenileyen bir yazar. Doğa’nın bu yazarlık yeteneğini daha da geliştireceğine ve iyi yerlere yükseleceğine eminim. Rüzgar Doğa’dan yana esiyor zaten. Kendisini tebrik ederim.
Bülent yapacağını yaptı!..
Türk Sanat Müziği’nin Diva’sı Bülent Ersoy sonunda yapacağını yaptı. Kendisinden yaşça çok küçük olan sevgilisini alıp gece eğlencesine daldı. Sevgilisini basına ve arkadaşlarına tanıttı. Aman Bülent tut elinden çocuk kaçmasın. Yarın gene üzüleceksin, gene yeni bir sevgili bulacaksın gene üzüleceksin. Suç senin değil, senin de sevmeye hakkın var. Ama yaşına uygun seni taşıyabilecek bir sevgili bulman gerekir.











