• BIST 100.253
  • Altın 275,004
  • Dolar 5,6939
  • Euro 6,2776
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 26 °C

Başkalarının Hayatı

Hande Aydınalp

Cumhuriyet gazetesinin eski yazarlarından rahmetli Abdülkadir Yücelman’ın bilinen anısıdır; 70’lerde büyük gazetelerden birinin ilk sayfasında genç bir karı-kocanın maddi yetersizlikler nedeniyle Mecidiyeköy’de, bir köpek kulübesinde kaldıkları haberi yayımlanmış; hikâyeyi destekleyen, çifte ve kulübeye ait fotoğraflar da habere eklenmiştir.

Burada bir parantez açalım; kulübenin üzerinde, köpeğin ismi olduğu tahmin edilen “Asparagas” yazmaktadır.  

                                                           ***

Olay çok ses getirir, hemen tüm gazete muhabirleri bölgeye giderek çifti görmek ister; fakat tüm aramalarına rağmen ne aileye ulaşabilirler ne de olayın gerçekliğine ilişkin kanıt elde edebilirler. O günden sonra “Asparagas”, ‘aslı olmayan, uydurma haberler’ için kullanılan bir terim haline gelir.

                                                           ***

Asparagas haberler, magazin basını için tatsız bir “belâ”dır. Sosyo-kültürel açıdan etkin bir güce sahip olabilecekken onu, güvenilmez, saldırgan, hafife alınan; gazetecilik mesleğinin alt bir türü haline getirmektedir.

***

Oysa magazin haberciliği, renkli, çoğu zaman eğlenceli, bol görsel içeren; eğlence, sanat ve spor dünyasından tanınmış kişilerin yaşamlarına ilişkin kesitler sunan; başka hayatları bize süsleyerek anlatan bir gazetecilik türüdür.

Süslemenin ölçütünü ise “başkalarının hayatına”, ilişkilerine; topluma zarar vermemek olarak tespit edebiliriz.

***

Kötü Türk filmi senaryosu yazar gibi haber üretmenin neticesi, üretim hatası olacaktır. Bu hata, gazetecinin temel sermayesi olan güven ve itibar kaybına neden olur; ki bu da haberci için iflâs demektir. Okurunuz üzerinde bir krediniz olsa bile; "güven ayna gibidir, bir kez kırıldı mı sürekli çatlakları görürsün*"üz…

***

Tüm türlerinde olduğu gibi magazinde de kanıt olmadan, tanık olmadan; duyumla yahut ilhamla masa başı yapılan; “kişilerin itibarını zedeleyecek türden” haberler, gazetecilik mesleğine ve okura ihanettir.

***

Bu ihaneti görmezden gelmek, duyarsız kalmak ise yalan haberlerin kontrolsüz biçimde, serbestçe dolaşımına neden olacaktır. Burada patrona da muhabire de okura da büyük sorumluluk düşüyor.

Biraz fantezi gibi görünse de; patron kendisine yalan haber getiren muhabire caydırıcı bir ceza uygularsa(!), muhabir “asparagas haber” yapmasını isteyen patrona karşı çıkar; okur, uydurma haber istemediğini basına, medyaya anlatabilirse; işte o zaman, pek çok şey değişebilir (Zaten bunlar olduysa pek çok şey de değişmiş demektir).

***

Bizlere fantastik yaşamlar sunan magazinin sorunlarına da böylesi fantastik çözümler yakışırdı bence. Sizce?

 

***

Not: Sunucu Ece Erken’e, bir hemcinsi olarak geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

*Thomas Eliot

 

Bu yazı toplam 477 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Yiğit
25 Şubat 2019 Pazartesi 16:22
16:22
Sonderece degerli ve duyarlı bir üslub. Kaleminize saglik
37.154.148.182
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim