• BIST 110.477
  • Altın 275,921
  • Dolar 5,8011
  • Euro 6,4759
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 11 °C

Başbakan Yıldırım açıkladı!.. İşte TEOG yerine getirilecek yeni sistem!

Başbakan Yıldırım açıkladı!.. İşte TEOG yerine getirilecek yeni sistem!
BAŞBAKAN Binali Yıldırım, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) uygulamasının yerine getirilecek sisteme ilişkin "8'inci sınıfta sınav yapılıyor. O sınavın soruları, soru havuzundan geliyor. Her okul, her sınıf kendisine göre yapmıyor. Niye? Hormonlam

Başbakan Yıldırım, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nin akademik yılı açılışı ve fahri doktora tevcih törenine katıldı. Yıldırım, Troia Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende, fahri doktora diploması alarak, cübbe giydi. Akademik yıl açılışında konuşan Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin, bulunduğu bölgede çok önemli sınamalara tabi olduğunu söyledi. 

Darbe girişiminin üzerinden 1 yıl geçtiğini hatırlatan Yıldırım, "Maalesef güzel duygularımızı, milli duygularımızı, bayrak ve ülke sevdamızı, dini duygularımızı, bütün değerlerimizi istismar eden; kökleri dışarıda olan bir terör örgütüyle bu ülke yüzleşti. Üniversiteleri, yargı camiasını, kolluğu, askeri içeriden adeta bir mikrop gibi kuşatarak, ülkenin bağımsızlığına, demokrasisine, geleceğine kast eden alçak bir girişim içerisinde bulundu; ama Türk milletinin 'Bağımsızlık benim karakterimdir' diye tanımladığı Gazi Mustafa Kemal'in düsturuyla o gün milliyetçi, vatansever, bayrağını seven bütün unsurlarıyla askeriyle polisiyle savcısıyla hakimiyle medya mensubuyla her şeyden daha önemlisi Cumhurbaşkanı'mızın çağrısıyla meydanlara inen her biri bir kahraman olan aziz milletin evlatlarıyla bu alçaklara gereken cevabı o gece verdik" diye konuştu. 

"İŞİ KURGULAYANLAR, NASIL TEPKİ VERECEKLERİNE UZUN SÜRE KARAR VEREMEDİ"

Darbe girişiminin arkasında olanların, 15 Temmuz gecesi nasıl tepki vereceğine uzun süre karar veremediğini dile getiren Yıldırım, "O gece, halkın ve Hakk'ın gücünün, tankını gücünü yendiği gecedir. Bu işin arkasında olanlar, bu işi kurgulayanlar, şaşkına döndü; nasıl bir tepki vereceklerine uzun süre karar veremediler. Çünkü onlar çok emindi. Yıllardır yatırım yaptıkları, yetiştirdikleri bu alçaklar ordusu, sonuç alacaktı. Sonuç, yüzde yüz başarılı olacaktı; ama olmadı. Çünkü hesap edemedikleri şey, aziz Türk milletinin karakteriydi; bağımsızlık aşkıydı. Bu millet 'Çanakkale geçilmez' derken de aynı ruha sahipti. 15 Temmuz'da 'Bu bayrak inmez, bu ezan dinmez' diyerek, aynı ruhu göstermiştir" dedi. 

"HUKUKUN İÇERİSİNDE, HAK ETTİKLERİ EN AĞIR CEZAYI MUTLAKA ALACAKLAR"

Türkiye'nin, 3 terör örgütüyle aynı anda mücadele eden tek ülke olduğunu vurgulayan Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:

"15 Temmuz alçak darbe girişiminin arkasında olan FETÖ terör örgütü. FETÖ terör örgütü, 15 Temmuz'dan sonra artık tam anlamıyla açığa çıkmış, gerçek niyetleri ortaya çıkmış ve 250 şehidimiz olan, 2 bin 194 gazimiz olan adeta bir savaş sonucu bağımsızlığımızı, demokrasimizi kazandığımız bir sürecin arkasından hukuk içerisinde bu alçak örgütle mücadele tüm hızıyla devam etmektedir. Her ne kadar mahkemelerde tiyatro oynasalar da yargıyı yanıltmaya gayret etseler de terörist başının gönderdiği rüya tabirlerine göre rollerini oynasalar da hiçbir faydası yok. Hukukun içerisinde, hak ettikleri en ağır cezayı mutlaka alacaklardır. Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak, gazilerimizin ahı yerini bulacak. Bunlar, gerekli şekilde cezalandırılacak. Ben, rektörümüzü tebrik ediyorum. Burası, onların üstlendiği önemli merkezlerden biriydi. Kararlı bir mücadele sonucu, şimdi görüyorum ki burada bu mikrop, temizlenme noktasına gelmiş"

"ORADAKİ KÜRTLERİN DAHA İYİ ŞARTLARDA YAŞAYACAĞINI KİM SÖYLÜYOR?"

Kuzey Irak'ta yapılan referanduma ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldırım, "'Efendim işte orada Türklerin, daha iyi şartlarda Kürtlerin yaşamasına niye karşı çıkıyorsunuz?' Oradaki Kürtlerin daha iyi şartlarda yaşayacağını kim söylüyor? O referandumu, bütün dünyaya inatla Türkiye'nin ikazlarına inatla Irak merkezi hükümetinin açıkça karşı çıkmasına, İran'ın ve komşu ülkelerin karşı çıkmasına rağmen inatla yapmak isteyen ve yapan bu yöneticilerin; orada yaşayan Kürtleri, Arapları, Türkmenleri, Ezidileri düşündüğünü mü zannediyorsunuz? Kendi ikbal hırsları için kendi iktidarlarının devamı için milyonlarca insanı maceraya sürüklemeden tereddüt etmediler" dedi. 

"ALACAĞIMIZ HER TÜRLÜ TEDBİR, BU YANLIŞI YAPANLARA KARŞI OLACAK"

Sorunların, Kuzey Irak'ta asıl bundan sonra başlayacağını savunan Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: 

"Düşünün, orada bağımsız bir devlet, yapay bir devlet. Kuzey kapalı, doğu kapalı, güney kapalı, Suriye de kapalı. Ne yapacak? Nerede nefes alacak? Çok kısa sürede o insanlar, en önce onların karşısına çıkacak. Buradan söylüyorum. Bizim, Kürt kardeşlerimizle hiçbir problemimiz yok. Biz, ülkemizde Kürt'üyle Türk'üyle Laz'ıyla her mezhepten her meşrepten vatandaşımızla biriz, beraberiz, kardeşiz. 80 milyon birlikte Türkiye'yiz. Aynı şekilde Irak'ta, Suriye'de yaşayanlar da bizim dindaşımız, komşumuz. Onlara da aynı nazarla bakıyoruz; ancak bir ayrılık ateşini yakanlar, en önemli yanlışı yapanlardır. Hiçbir şekilde orada yaşayan insanlara, sivillere bunun bedelini ödetmeyeceğiz. Alacağımız her türlü tedbir, bu yanlışı yapanlara karşı olacak. Hiçbir zaman masum halka karşı bir tedbir, bizim geçmişimizi de geleceğimize de yakışmaz" diye konuştu. 

YILDIRIM'DAN AB'YE: ARTIK GELECEK VİZYONUNUZU BELİRLEYİN

Yabancı düşmanlığı ve İslam düşmanlığının Avrupa'da rağbet gördüğüne dikkat çeken Yıldırım, şunları söyledi: 

"Bu; Avrupa'nın geleceğinin en büyük sorunudur, en büyük felaketidir. Yapılan seçimleri gördük. Referandumda Avrupalıların ortaya koyduğu iki yüzlülüğü gördük. Ülkemiz hakkında ne kadar yıkıcı söylemler içinde olduğunu gördük. Bundan fayda sağladılar mı? Hollanda denedi, kaybetti. Almanya denedi, kaybetti. Türkiye'ye değen, oy kaybediyor. Onun için biz, AB'den şunu bekliyoruz. Gelecek vizyonunuzu belirleyin artık. Nereye gitmek istiyorsunuz, kiminle gitmek istiyorsunuz? Türkiye, size mecbur değil. Türkiye'yi bu sisteme dahil etmenin, Avrupa'ya Türkiye'den daha fazla faydası var. Binlerce yabancı savaşçı, terör unsuru eğer Türkiye, burada onları durdurmasa Avrupa'da hayat zehir olur, sokağa çıkamazlar. Onun için Avrupa'nın tekrar başını öne eğip, geleceğine karar vermesi lazım. Ona göre biz, her zaman Avrupa ile ilişkilerimizi geliştirmekten yanayız. Bugün bazı şeylere ihtiyacımız oluyor. Hiçbir sebep yokken örtülü ambargo uygulanıyor. 1974'te bu açık ambargoydu, şimdi örtülü uygulanıyor. Bu, bize bir mesajdır. Nedir mesaj? Muhtaç olmayacaksın. Kendi göbeğini, kendin keseceksin. Türkiye, bu yolda çok mesafe kat etti"

"'ÖĞRENCİNİN KADERİNİ BİR SINAVA BAĞLAMAYALIM' DİYORUZ"

Üniversite ve liseye girişlerdeki sınav sistemlerinde yapılan değişikliğe de değinen Başbakan Yıldırım, üniversiteye girişte sınav stresinin azaltılması gerektiğini savundu. Yıldırım, şöyle konuştu: 

"Olur da 10 milyon, 1 milyon alacaksın; millet birbirini kıracak. Yok böyle bir şey. Mezun olan sayısı da aynı, üniversitelerin sunduğu kontenjan da aynı. Sorun nerede? Herkes 18 Mart'a gitmek isterse o zaman sorun başlıyor. Onun da yolu, bir sınava kaderi bağlamak yerine bütün kademelerde öğrencinin kabiliyetine, yetkinliğine, başarısına göre hazırlanması. TEOG neden değişiyor? 'Yaz boz tahtası yaptınız, sürekli değişiyor'. Bilen de konuşuyor bilmeyen de. TEOG'un falan değiştiği yok. TEOG, bir sistem de değil. TEOG'un ne olduğunu bilmede uzmanlar, konuşuyor. TEOG dediğiniz şey; 8'inci sınıfın ilk sömestrla ikinci sömestrdaki bir sınavının merkezi olarak yapılmasıdır. Ankara'dan sorular, geliyor. Bütün yurtta aynı anda yapılıyor. O sınav, belirleyici oluyor. Üniversite sınavı gibi bir şey. Ona dönüşüyor. Halbuki o, değil. Bunun öğrenciler üzerinde veliler üzerinde oluşturduğu bir gerilim var, stres var. Öğrencinin kaderini bir sınava bağlamayalım; diyoruz"

"SINAV KALKIYOR, YIL SONU BAŞARI ORTALAMASI ALINIYOR"

Öğrencinin, liseye orta okulda hazırlanması gerektiğini belirten Yıldırım, "Spor lisesine mi sanat lisesine mi gidecek, sosyal bilimlere mi fen bilimlerine mi imam hatip lisesine mi anadolu lisesine mi gidecek? Nereye gidecekse ikinci 4 yılda şekillenmesi lazım. Yeni uygulama, bunu getiriyor. Sınav kalkıyor. Her yılın, yıl sonu başarı ortalaması alınıyor. 5, 6, 7, 8; bu, bir veri. Ayrıca derslerdeki öğrencinin ilgisi, kabiliyeti ne tarafa gidiyor? Buralar izleniyor, tespit ediliyor. Buna belirli bir oranda da katkı yapan, yine 8'inci sınıfta sınav yapılıyor. O sınav, nasıl oluyor? O sınavın soruları, soru bankasından geliyor. Her okul, her sınıf kendisine göre yapmıyor. Niye? Hormonlama, şişirme olmasın; diye. O sınavlar, soru havuzundan çekiyorlar. Her okul, her sınıf yapıyor. Okuma sistemini de onlar yapmıyor. Dışarıda okunuyor. Olay, bu" diye konuştu. 

"AÇIK UÇLU SORULAR SORULACAK"

Liseye giriş sınavında, öğrencilere açık uçlu sorular sorulacağını açıklayan Yıldırım, "Burada elde edilen sonuç, o 4 yılın sonucuyla birleştiriliyor. Bir mezuniyet puanı ortaya çıkıyor. O mezuniyet puanına göre öğrenci, istediği yere yerleşiyor. Böylece 'torpil oldu, o oldu, bu oldu', kurslar veriliyor. Çocuklar, çocukluğunu yaşamaktan maalesef ona imkan tanınmıyor. Stres. Sınava girecek, her tarafı titriyor çocuğun. Burada bir de sorular, test değil. Bayağı sınıfta yaptığı klasik sorular olacak. Açık uçlu sorular. Sosyal bilgiler, şunu anlat. Matematik, şu problemi çöz. A şıkkı, B şıkkı, C şıkkı yok. Açık uçlu sorular sorulacak. Çalıştıysa hazırlandıysa öğrenci zaten buna cevap verecek. Buradan alınacak sonuçlar da mezuniyete esas belirleyici notlar olacak" dedi. 

"BİR MÜDDET DAHA TEK SINAV"

Üniversiteye girişlerde de sınavların basitleştirileceğini dile getiren Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: 

"Bir sınav olacak, tek bir sınav; bir müddet daha. Bu da esasında orta okuldan, liseden gelen başarıyla birleştirilerek, bu sınav gerçekleşecek. Sınav, tek başına belirleyici bir sınav olmayacak. Böylece öğrencilerimizin 12 yıllık birikimini 1-2 saatlik heyecana sığdırarak, onların geleceğini belirleyemeyiz. Velilerimiz, öğrencilerimiz rahat olsunlar. Bizim istediğimiz, onların kabiliyetlerinin en uygun olduğu, kendilerini geliştirmek için en fazla istedikleri alan nereyse oraya gitmeleridir"

 

YILDIRIM: SÜLEYMANİYE VE ERBİL'E YAPILAN BÜTÜN UÇUŞLAR SÜRESİZ İPTAL


Başbakan Binali Yıldırım, Ezine'deki programının ardından Bayramiç'e geçti. 'Bayramiç'in eniştesi' olarak bilinen eski Başbakan Yıldırım Akbulut da Başbakan Yıldırım'a eşlik etti.

Yıldırım Akbulut Meydanı'ndaki programda önce eski Başbakan Akbulut, kısa bir konuşma yaparak, kente kendi döneminde yaptığı hizmetlerden bahsetti. Akbulut'un ardından hitap eden Başbakan Yıldırım, 'Size eniştenizle beraber geldim' diyerek, şöyle konuştu:

"Bugün burada değerli Başbakanım, aynı zamanda hemşerim, sizin enişteniz Yıldırım Akbulut başbakanımla beraberiz. Siz Bayramiçliler enişteleri çok seversiniz biliyorum. Bayramiç ile kucaklaşmaya geldik. Sizlere milletin adamı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını getirdim. 1915'te Çanakkale bütün dünyanın güçlerinin bir araya geldiği saldırıya uğradı. Çanakkale Destanı'yla Türkiye'yi ayağa kaldıran büyük şair Mehmet Akif'tir, onun ruhudur. İstiklal şairimiz Mehmet Akif burada, sizin bu güzel ilçenizde dünyaya geldi. 7 yaşına kadar çocukluk yılları burada geçti. Mehmet Akif'in doğduğu ev, öyle inanıyorum ki, Çanakkale şehitlerinin huzuruna gelen binlerce, yüz binlerce vatan evladı tarafından ziyaret edilecek. O evi, tekrar yeni baştan yapan ve Bayramiç'in değerine değer katacak şekilde kazandıran, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. 18 Mart'larda, 24-25 Nisan'larda milyonlarca insan Çanakkale'ye gelince mutlaka Mehmet Akif Ersoy'un doğduğu Bayramiç'e gelerek, onun mekanını ziyaret edecek."

'EVLADINI ŞEHİT OLMAYA GÖNDEREN COĞRAFYAMIZA SELAM GÖNDERİYORUM'

Konuşmasında Çanakkale şehitlerini de anan Yıldırım, şunları söyledi:

"Çanakkale'de yatan kahraman şehitlerimizi gelmiş geçmiş bütün memleket için güzel işler yapmış ecdadımızı rahmet ve şükranla selamlıyorum. Bu topraklara evladını şehit olmaya gönderen bütün coğrafyamıza selam gönderiyorum. 15 Temmuz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla, minnetle yad ediyorum. Biraz sonra evinin açılışını yapacağımız Mehmet Akif Ersoy'u rahmet, şükranla, minnetle anıyorum. Ne diyor İstiklal Şairi; 'Sen ki, a'sara gömülsen taşacaksın...Heyhat, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat. Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber.' İşte bugün bu his ve duyguyla yatan şehitlerimize borcumuzu ödemek üzere gece gündüz demeden Türkiye ve Çanakkale için çalışıyoruz. Bir yandan ülkemizin baş belası olan terörle mücadele ederken, bir yandan da Türkiye'yi, Çanakkale'yi büyütmenin derdine düşmüşüz. 15 yılda 1 Türkiye'yi 3 Türkiye'ye büyütmüşüz. Bunu yaparken de ülkemizin, milletimizin huzurunu bozmaya çalışan, bölücü terör örgütlerine, FETÖ terör örgütlerine de göz açtırmadan mücadelemiz sürüyor. Bu topraklardan kökleri kazınıncaya kadar kararlı mücadelemiz devam edecek. Allah'ın izniyle bu terör belasını milletimizin gündeminden düşüreceğiz. Allah bizi şehitlerimizin yollarından ayırmasın."

Başbakan Yıldırım, 'milli şuur' vurgusu da yaptığı konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Çocuklarımız gençlerimiz Çanakkale'ye geliyor. Milli şuuru anlamak, bu toprakların hangi bedelle vatan olduğunu anlamak için geliyorlar. Ama onlar geldiğinde Çanakkale'ye, İstiklal Savaşımıza ruh veren, bizim İstiklal Marşı'mıza heyecan ve ruh veren Akif gibi büyük şahsiyeti de, doğduğu yeri de,  çocukluğunun geçtiği yeri de öğrensin, Bayramiç'e gelsin istiyoruz. Kültürümüzü, değerimizi yaşatalım istiyoruz. Biz değerlerimizle güçlüyüz. Geçmişi olmayanın geleceği olmaz. Geçmişimizle gurur duyuyoruz, geçmişimize sahip çıkıyoruz.  Bu değerlerimizle inşallah geleceğimizi de inşa ediyoruz. Bu eserlerle ecdadı tanımayan, ecdada Fatiha okumayan vatan evladı kalmasın istiyoruz. Mehmet Akif'in babası imamdı burada biliyorsunuz. Onun görev yaptığı camiyi de tekrar restore ediyoruz. Yapılan bu eserler Bayramiç'e, Çanakkale'ye hayırlı uğurlu olsun. Çanakkale bizim gururumuz, Çanakkale İstiklal harbinin temellerinin atıldığı yerdir. Çanakkale Geçilmez dedik ve yedi düveli Çanakkale'de durdurduk"

ÖĞRENCİLERLE İSTİKLAL MARŞI'NI OKUDU

Konuşmanın ardından Başbakan Yıldırım; eski Başbakan Yıldırım Akbulut, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti Milletvekili Ayhan Gider, Bayramiç Belediye Başkanı AK Partili Sadettin Arslan ve AK Parti Bayramiç İlçe Başkanı Mehmet Demirsöz'le beraber kurdeleyi keserek, Mehmet Akif Ersoy Evi'yle tamamlanan yatırımların toplu açılışını gerçekleştirdi.

Törene katılanlarla birlikte yürüyerek, Mehmet Akif Ersoy'un Evi'nin önüne gelen Başbakan Yıldırım, burada Cumhuriyet Ortaokulu öğrencilerinin arasına girip, müzik öğretmeni Hakan Çelik nezaretinde İstiklal Marşı'nı okudu. Öğrencilere satranç takımı da hediye eden Yıldırım, Mehmet Akif Ersoy'un evini gezdi. Bayramiç Belediye Başkanı Arslan, Mehmet Akif Ersoy'un evinin fotoğrafını Başbakan Yıldırım'a sundu.

KENTTEN AYRILDI

Bayramiç Belediye Başkanı Arslan'ı makamında ziyaret eden Başbakan Yıldırım, kentten ayrıldı. Yıldırım, helikopterle il merkezine oradan da uçakla Ankara'ya gitti.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Türkiye Resmen Başvurdu!12 Aralık 2019 Perşembe 12:40
  • Güçlü Kadılar İçin Poz Verdi!12 Aralık 2019 Perşembe 12:25
  • Ceren'in Katili Hakkında Flaş Gelişme12 Aralık 2019 Perşembe 12:02
  • Diyarbakır'da PKK'ya Ağır Darbe12 Aralık 2019 Perşembe 12:01
  • 12 İlde FETÖ Operasyonu12 Aralık 2019 Perşembe 12:00
  • Akdeniz'de Korkutan Deprem12 Aralık 2019 Perşembe 12:00
  • Resmi Gazete'de Yayınlandı O Yol Artık Ücretsiz12 Aralık 2019 Perşembe 11:08
  • Kuzey Marmara Otoyolu'nda Sona Gelindi11 Aralık 2019 Çarşamba 12:18
  • AFAD'da Tüm İzinler İptal11 Aralık 2019 Çarşamba 12:14
  • Dışişleri Bakanlığı'ndan Pasaport Açıklaması!11 Aralık 2019 Çarşamba 11:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim