• BIST 88.672
  • Altın 221,352
  • Dolar 5,8256
  • Euro 6,6224
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 33 °C

Bal çocuk!

Zuhal Şengül

Karateye başlayalı 5 yıl olmuştu . Gittiğim spor salonunda tek kızdım ve diğer arkadaşlarımla aram iyiydi . Aslında küçükken kendimi hep bale yaparken hayal ederdim ama zaman geçtikçe tek yeteneğimin dövüşmek olduğunu anlamıştım .Bazen aramıza yeni öğrenciler katılsa da birkaç ders sonra gelmemeye başlarlardı .

      Bir perşembe günü hocamız aramıza yeni bir öğrenci daha getirdi . Hepimizle tek tek tanıştırdı ve sıranın en sonuna geçmesini söyledi .Kıdem sırasına göre önden arkaya doğru sıralanmış şekilde dururduk ve en yeni gelen en arka sol köşede yer alırdı .Ders başladı, ısınma hareketleri sonrasında biraz teknik çalıştık . Dinlenmek için birkaç dakika ara verdiğimizde hoca gözüyle işaret ederek yerine geçmemi istedi . İşi olduğunda dersi o en kıdemli öğrenciye verdirtirdi .Benim komutumla herkes dövüşmek üzere eşleşti. İki dakikalık maç sonrasında zincir gibi dönerek eş değiştiriyorduk, böylece herkes farklı eşlerle dövüşmüş oluyordu .Dakikalar sonra karşıma yeni gelen o çocuk çıktı. Selam verip gardlarımızı aldık. Saçları ile gözleri aynı renkti, uzun ince yapısı ve çok güzel bir yüzü vardı . Öne doğru acemice salladığı yumruğu yakaladım ve ayağımla dengesin bozarak yumuşak bir şekilde yere düşürdüm O ‘ nu .Yerdeyken elimi uzattım ayağa kaldırdım. Şimdi o bal rengi gözlerinin içinde göz bebekleri kocaman birer zeytin tanesi gibi büyümüştü .Çoğunlukla yüzüme değil yere bakıyordu, dövüşürken bazen sanki korkuyormuş gibi gözlerini sıkı sıkı kapatıp elleriyle başını tutuyordu .1 saatlik derste hiç konuşmadı .

      Ders bitti, soyunma odasında kurulanıp üzerimi değiştirdim .Tam kapıdan çıkarken hoca beni ofisine çağırdı. İçeri girdim ‘’ Ders nasıldı ? ‘’ diye sordu .Ben gayet normal ‘’ İyiydi hocam ‘’ diye cevap verdim .Tekrar meraklı bir şekilde ‘’ Yeni öğrenci nasıldı ?’’ diye sordu . ‘’ İyiydi, biraz hassas kibar bir tipe benziyor, Karate filmleri izleyerek gaza gelen küçük beylerden olsa gerek , bir kaç haftaya bırakır ‘’ dedim .Hoca sanki biraz yüzü düşmüş bir şekilde ‘’ O özel bir çocuk, O’na sahip çıkalım, aramıza alalım ‘’ dedi .Özel çocuk ? Nasılda anlamamıştım o ürkek tavrından , titreyen ellerinden durumunu .Belki de  gözlerine bakmaktan fark edememiştim çocuksu tavırlarını .Babası askere göndermek istemişti ama durumundan dolayı alınmamıştı , Dışardan genç bir adam gibi görünse de kalbi ve ruhu 10 yaşında bir çocuk olarak kalmıştı .Eve doğru yürürken karışık duygular içerisindeydim .Hayatta karşılaştığı zorlukları, bu acımasız dünyada var olma savaşını düşünmek dahi istemiyordum. Duygusallığım kendi kendimi vurduğum bir silahtı ve ben gerçekten de çok yorgundum.

         Cumartesi günü salona biraz daha erken gittim, ders öncesi biraz ağırlık çalışırım demiştim. Kıyafetlerimi giyip selam vererek mindere adımımı attığımda en arka köşede birisinin olduğunu fark ettim .O’da derse erken gelmişti, ışığı bile açmamış tek başına minderde öylece duruyordu. Yanına gittim, konuşmaya çalıştıkça utangaç bir şekilde gülümsüyor ve kısa cevaplar veriyordu .Biraz sohbet ettikten sonra nihayet yüzüme bakmaya başlamıştı ve daha uzun cümleler kuruyordu …Yavaş yavaş karşılıklı çalışmaya başladık. O’na basit bir şekilde nasıl yumruk ve tekme atması gerektiğini, gelen yumruktan kendini nasıl savunabileceğini gösterdim. Daha bir kendine güvenli gibi görünüyordu şimdi ve daha sık gülümsüyordu .Derse başladık, yine dövüşmek üzere eşleştik .Başkalarıyla da çalışmak zorunda kalıyordu ve benim dışımdaki öğrenciler O’na pek te nazik davranmıyorlardı .Bazen arkasından taklidini bile yapıyorlardı, kendimi çok zor tutuyordum çünkü çokta kontrollü birisi sayılmazdım .

       Artık özellikle O’nunla vakit geçirip kendini nasıl savunacağını öğretebilmek için salona erken gidiyordum. Her gittiğimde karanlık odada oturuyor oluyordu ve sesimi duyduğunda saklandığı yerden çıkıp yanıma geliyordu .Kuşak sınavına birkaç hafta kaldığından herkes sıkı bir şekilde çalışıyordu. Babasının isteksiz ve inançsız tavrının aksine ben biraz çalışırsak  beyaz kuşaktan sarıya geçebileceğinden adım gibi emindim .

       Günlerimiz birlikte çalışarak geçiyordu, bir yandan durumu yüreğimi parçalıyordu .İnsanlar kendilerine göre daha farklı olanı rahat bırakmazlardı, barındırmazlardı .Rüyalarımda O hep bizim gibiydi .Düşlerimde birlikte sinemaya gidiyorduk, yemek yiyorduk .Yolda yürürken ben O’nu korumak zorunda kalmıyordum. Endişelenmek zorunda değildim .Ama gerçek hayatta o kendi gezegeninde yaşayan küçük bir prensti …

         Ders çıkışlarında çoğunlukla babası almaya gelirdi O’nu ve adam kimseyle konuşmazdı .Yine derste eşleşmiş karşılıklı dövüşürken  diğerleri O’nu hırpalamaya başlamışlardı . Yanına gidecek oldum ,hoca ‘’ Bırak öğrenirse böyle öğrensin bence, O’na engel olma ‘’ dedi .Bunun üzerine durdum, seyretmeye başladım. Yumruk yememeye çalışıyordu, bazen yine korkudan elleriyle yüzünü kapatıyordu . Ara sıra o kocaman gözleriyle bana dönüp bakıyordu ve nihayet ders bitmişti .Selam verip dağıldıktan sonra hemen yanına gittim, su gibi terlemişti. Gözleri dolu doluydu ve yüzüme bakmıyordu .Ben hadi gel çıkalım diye kolundan hafifçe çektikçe geri geri gidiyordu. Sonunda o güzel gözlerinden tane tane yaşlar boşalmaya başladı .Biraz tereddüt etsem de ürkek bir şekilde titreyen vücudunu kollarımın arasına aldım . Teni bebek gibi kokuyordu .Yavaşça itti beni . Eliyle bacaklarının arasını işaret ederek ‘’ Babam bana çok kızacak ‘’ dedi. Giysisinin önü ıslaktı, korkudan altını ıslatmıştı .Hızlı hızlı aynı cümleyi tekrarlıyordu .’’ Korkma ben varken hiç kimse sana kızamaz ‘’ dedim . Gözyaşlarını silerek ‘’ Sen herkesten güçlüsün, herkesi döversin değil mi ? ‘’ dedi. Gülümseyerek evet der gibi başımı salladım .Elinden tutarak erkeklerin soyunma odasına götürdüm ,diğerleri çoktan giyinip çıkmışlardı .Dolabını açıp eşyalarını çıkarttım. Haydi üzerini değiştirelim dedim . Gergindi, öylece dondu kaldı ve söylediklerimi duymuyordu .’’ Bırak sana yardım edeyim ‘’ dedim . Karate giysisini bacaklarından aşağı doğu sıyırdım. Diğer insanların aksine çıplaklığı doğal karşılıyordum ama yine de mümkün olduğunca bakmamaya çalıştım . Islak giysilerini poşete koyup O’na pantolonunu uzattım .Gözlerimin içine baktı ve tekrar ‘’ Sen herkesi döversin değil mi ? ‘’ dedi .Gülümsedim .

          Yukarı çıktık birlikte ,babası oturmuş O ‘nu bekliyordu .’’ Merhaba ‘’ dedim gülümseyerek, elimdeki poşeti gösterip ‘’ Küçük bir kaza oldu bu yüzden geç kaldık ‘’ diye ekledim .Adam bir anda yerinden fırladı ‘’ Ben sana demedim mi dikkat et diye koskoca adamsın ‘’ diye bağırdı ve bir anda o kocaman eli çocuğun suratında patladı .Hemen araya girdim , adamın elini bileğinden yakaladım ve tırnaklarımı derisine geçirerek ‘’ Sakın, sakın bunu bir daha yapma ‘’ dedim .Korkudan arkama saklanmıştı, bacakları titriyordu ve eliyle kıpkırmızı olan yanağını tutuyordu .Yükselen sesimizi duyup hoca geldi .Adamı sakinleştirmeye çalışarak özür diledi .Adam O’nu kolundan tutup merdivenleri sinirli bir şekilde çıkarken ‘’ Ben yapacağımı bilirim ‘’ dedi .Giderken döndü, gözlerimin içine baktı .O küçücük yüreği bu kadar hırpalanmayı hak etmiyordu .Sinirimden tırnaklarımı avuçlarıma geçirirken hocanın nasihat dolu sözlerini hiç duymuyordum .

          Umutsuzluk çok acı, ama gözlerinizin önünde bir insanın umutlarının , yaşama sevincinin öldürülmesi ve hiç bir şey yapamamak  daha acı …O günden sonraki derse gelmedi . O’ nu o kadar çalıştırdığım kuşak sınavına giremedi .Adresinde bulamadım O’nu. Yıllar sonra bile  kapıdan O girecek gibi hissettim bazen kendimi ve o son cümlesi hatırladıkça içimi acıttı … ‘’ Sen herkesi döversin değil mi ? Döversin ? ‘’

Bu yazı toplam 1373 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim