• BIST 99.835
  • Altın 243,334
  • Dolar 5,7445
  • Euro 6,4830
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 4 °C

Aslında milletten korkuyorlar!

Mert Kaplan

Bundan sonra sizlerle beraber Haber Konseyi’nde olacağım. Genel yayın yönetmenim ve meslekteki büyüğüm Yaşar Çakmak, sürekli yazmamı tavsiye etse de, maalesef sizlerle çok sık beraber olamayacağım. Şimdiden belirtmek isterim.
Bu yazıyı yazmadan önce epeydir düşünüyordum. Ne yazayım diye? Dün, Hürriyet Gazetesinin efsane Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç’in ölüm yıl dönümüydü. Üstüne bir de usta gazeteci Ertuğrul Akbay’ın vefat haberi gelince, bu yazımda biraz bizden yani, gazetecilerden ve gazetecilik mesleğinden bahsetme ihtiyacı hissettim. Dünyada hiçbir meslek yoktur ki asgari geçim derdinin dışında, bir beklenti talep etmeden tarafsızca kamuoyunun  nabzını tutsun. Toplumun haber ve bilgi alma hakkını tüm engellemelere rağmen sağlayabilsin. Herhalde başka meslek yoktur sevgili okurlarım. İşte, ben genç bir gazeteci olarak, tüm sıkıntılarına rağmen bu meslekle hep gurur duydum. Peki, diyeceksiniz ki bu sıkıntılar nelerdir? 
Maddi sıkıntıları bir tarafa koyarsak (başka bir yazının konusu olsun) Biz gazetecilerin en büyük sıkıntısı, “Sansür”dür. Evet, yanlış okumadınız. Sansür! Biz daha haberi yazmaya başlamadan sansür başlar. Çünkü, patronlarımız başka işlerle de uğraşmaktadır. O işleriyle ilgili siyasilerden gelen yaptırımları savurmak için, hep biz gazetecileri feda ettiler. Bu yazıda, hiç kimseyi, hiçbir kurumu hedef göstermeden sadece var olan bildiğiniz bir gerçeği, bir kere de bu anlamlı günde ben kaleme almak istedim. Yalnız sansürle sınırlı kalsa iyi sevgili olurlar. Birçok gazeteci, yıllardan beridir. Mahkeme köşelerinde çile çekmekte. Hatta hapis yatmaktalar. Yüz kızartıcı suçlarla ilgili cezaları bir tarafa koyarsak, sırf mesleğini icra ettiği için üstelik de mevcut anayasada bağımsızlığı ve haber yapma özgürlüğü güvence altına alındığı halde, gazetecilere reva görülen bu zulüm nedir? Aslında, bizim hakkımızı soracak yine milletin kendisidir. Çünkü; biz,  insanların yaşam içerisinde göremediklerini yine kendilerine göstermekteyiz. Ancak, maalesef ki toplum bizim hakkımızı aramakta hep pasif kalmıştır. Örneğin, dün kaybettiğimiz Ertuğrul Akbay, “Gölge Adam” olarak bilinirdi. Yolsuzluk yapan iş dünyasından kişileri ortaya çıkaran adam olarak ün yapmıştı. Ya Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Çetin Emeç ve mesleğe şehit verilen diğerleri. Onlar, Türk milletinin  doğru haber alması için canını bile ortaya koyarak mesleğini icra etmeğe çalışan anıt insanlardı. Sözlerimi sonlandırırken, gelelim yazının başlığına. Aslında milletten korkuyorlar! Evet, tüm dolandırıcılar, yolsuzluk yapanlar… İster siyasetin içinde olsun, isterse de iş dünyasından bu milletin hakkını savunmaya çalışan, onun sırtına binen, onu arkadan hançerleyenlere karşı, milletin sesini tokat gibi indiren gazetecileri ve gazetecilik mesleğini boğmaya çalışarak, milletten korktuklarını gösteriyorlar.

 

Bu yazı toplam 194 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim