• BIST 95.258
  • Altın 282,593
  • Dolar 5,8794
  • Euro 6,4915
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

Ankara'da casuslar savaşı

Uğur Güneri

Önümüzdeki günlerde 2. Dünya Savaşı’nın bir anlamda kaderini değiştiren ve merkezi Ankara olan çok önemli bir film vizyona giriyor… Adı: Çiçero
Hani 19 milyon nüfusu olan Türkiye’nin bütün baskılara rağmen girmediği, 60 milyon civarında asker ve sivilin hayatını kaybettiği savaş… Türkiye, bombalanmaya karşın karartmalarla, sanayisinin yavaşlaması, erzak sorunun yaşanması, ekmeğin karne ile verilmesi pahasına savaşa girmedi ve bir tek vatandaşını bile dünyanın bu en kanlı savaşında kaybetmedi…
Türkiye savaşa girmedi, ama savaşın seyrini değiştirecek bütün olaylar Ankara’da, Alman ve İngiliz elçiliğinde yaşandı… Nasıl mı?
Adı Elyasa Basna (İlyas)…Balkan göçmeni… 25 yaşları civarında İstanbul’dan Ankara’ya geliyor ve askerliğinin bir bölümünü Çankaya’da Atatürk’ün yanında yapıyor… Balkan dillerine olan hakimiyeti nedeniyle Yugoslavya elçiliğinde çalışan Elyasa, daha sonra Alman Büyükelçiliği’nde işe giriyor…
2. Dünya Savaşı, tüm Avrupa’yı sarmış, kapımıza dayanmıştır… Ajanlar Ankara ve İstanbul’da cirit atmaktadır… Bizim Piriştina göçmeni Elyasamız Alman elçiliğinden fazla meraklı olduğu için kovulur ve kısa süre sonra İngiliz elçiliğinde Almanlar hakkında bilgi alınacağı düşüncesiyle işe başlar…
İşte olaylar da bundan çok ilginç hale gelir…
Vizyona girecek Çiçero filmine zarar vermemek için fazla ayrıntıya girmeden kısaca anlatacak olursak;
Elyasa, özel uşaklığını yaptığı İngiliz Büyükelçisinin kasasından çok önemli bilgileri fotoğraflayarak Alman elçiliğine satmaya başlar… Toplamda 52 gizli belge içinde Türkiye’nin İngiltere ile yaptığı çok özel görüşmeler, Almanlar’ın doğruluğunu test etmek için tedbir almadığı Balkanlardaki petrol depolarının bombalanması, binlerce insanın ölmesi ve en önemlisi Normandiya çıkartmasının da yer almasıdır…
Burada keselim ve Elyasa’nın son zamanlarına gelelim…
DAHA ÖNCE FİLMİ ÇEKİLDİ
Ünlü casusumuz nasıl afişe oldu? Sonra neler oldu?
1952 yılında çekilen, ünlü casusun hayatının anlatıldığı “5 Finger” adlı filme göre, alarmın sigortasını çıkartarak kasayı açan Elyasa- kod adı Çiçero- belgeleri fotoğraflarken, koridordaki temizlikçi kadın, elektrik süpürgesini çalıştıramayınca boş olan sigorta kutusuna yenisini takar ve alarm çalar… Çiçero’da da tabanları yağlayıp kaçar…
Bir başka bilgiye göre de, Aynı elçilikte çalışan nazi düşmanı bir Alman kadın, durumundan şüphelendiği Çiçero’yu İngilizlere ihbar eder ve afişe olur…
Peki sonra ne oldu?
O da farklı…
İhbar edileceğini anlayan Çiçero, elçilikten istifa eder. İstanbul’a yerleşir… Pek çok işe girer çıkar. Alman hükümetine defalarca mektup yazar. Sonunda ülkeye girmesine izin verilir. Bekçilik yapar ve hayatını anlatan kitabı yazar…
Diğer bir iddiaya göre şöyle…
Çiçero, Arjantin’e kaçar… Almanlar’dan her sattığı belgeler karşılığında aldığı 300 bin paundla zevk ve sefa içindedir. Ama kısa süre sonra Almanlar’ın kendisine sahte paundlar verdiği ortaya çıkar. Tutuklanır, daha sonra Almanya’ya gider…
BREZİLYA'DA YAKALANDI
Ve 1952 yapımı ve “tamamen gerek olaylar” yazan hayatının anlatıldığı 
“5 Parmak” filmine göre de, birlikte Arjantin’e kaçacağı sevgilisi tüm paralarla gizlice İsviçre’ye gider. Çiçero yıkılır… Son bir işle İngilizlerden aldığı 100 bin paundla Brezilya’ya gider. Ancak mali polis paraların sahte olduğunu ortaya çıkarırken, kaçak sevgilisinin de İsviçre’de aynı şekilde göz altına alındığını onlardan öğrenir ve film biter…
Olasılıklar farklı da olsa sonuç kesin: Çiçero sonunda Almanya’ya döndü… Bekçilik yaptı. Kitabı basıldı, daha sonra da 1952’de filmi yapıldı…
İşte bu ilginç casusun hayatı şimdi ülkemizde film oldu… Serdar Akar’ın yönettiği filmde Erdal Beşikçioğlu, Ertan Saban, Burcu Biricik gibi isimler oynuyor. 18 Ocak'ta vizyona girecek filmde senarist, Ali Can Yaraş, Çiçero’yu nasıl anlatmış. Merak etmemek mümkün değil…
1952 yapımı James Mason’un başrolünü oynadığı bu filmin pek çok sahnesi İstanbul ve kısmen Ankara’da çekildiği için görüntüler orijinal… Yerli versiyon Çiçero’da 66 yıl öncesi nasıl verilmiş acaba?…
Merakla beklediğim yakın tarihe ışık tutacak bu film, dilerim 2. Dünya Savaşı’nın kanla yoğurulduğu günlerde genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ne yokluklar, ne yoksulluklarla dünya canavarlarına karşı direndiğini, savaşa girmemekle ülkesini işgalden, vatandaşlarını ölmekten kurtardığının da altını kalınca çizer… Çünkü, Çiçero’nun Almanlara sattığı bilgiler arasında bu konular da yer alıyor. 
KÜÇÜK BİR NOT: Filmin dağıtımını mısırcı Mars grup yapıyor...

VE GELDİK BUGÜNE
Yukarıdaki yazıyı 5 Ocak’ta yazdım… 
Ve beklenen film Çiçero geçen Cuma vizyona girdi… Ama ne yazık ki, dağ fare doğurdu… Halkı bilgisiz, habersiz olarak gören zihniyet, bu filmde de ortaya çıktı… 
Çünkü, ortada casus Elyasa’nın yazdığı kitap ve  yazılanlara büyük ölçüde sadık kalınarak  67 yıl önce çekilen Holywood filmi varken, bizim Çiçero ne yazık ki, konu olarak sınıfta kalmış… Ayla ve Müslüm ile iyi gişe yapıp para kazanan Mustafa Uslu, iz bırakan, ses getiren filmlerle para kazanacaksa gerçeklere mümkün olduğunca sadık kalmaya biraz dikkat etmeli… Kısaca Çiçero  konu bakımından gerçek dışı eklemelerle “çiçek bozuğu” gibi olmuş…
Ayrıca, 1952 yılında Ayhan Işık’ın başrolünde oynadığı İngiliz Kemal ve 1970 yılında çekilen Ankara Ekspresi isimli Ediz Hun ve Filiz Akın’ın oynadığı casus filmlerini de yok sayıp Çiçero’yu ilk olarak duyurmak, bilgisilik mi, saygısızlık mı siz karar verin…

erdal.jpgelyasa.jpg

 

Bu yazı toplam 450 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim