• BIST 94.215
  • Altın 208,909
  • Dolar 5,3149
  • Euro 6,0726
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

AKŞAMDAN SABAHA MAGAZİNCİ OLANLAR

Yaşar Çakmak

Çok ilginç bir memlekette yaşıyoruz. Her an bir iş veya trafik kazasının veya terör saldırısına kurban gidebiliriz. Hiç birimizin bir pisipisine bir yaralanma veya ölüme gitmeme garantimiz yok. Hal böyle olunca da yaşamamız TESADÜF diyebiliriz. Rahmetli Aziz Nesin’in absürd hikayeleri ülkemizde sıradan olaylar haline geldi.

Toplum böyle saçma sapan olaylara ses çıkarmadıkça ve devlet yetkilileri de gerekli önlemleri almadıkça biz toplumca daha çok üzülür ve dizimizi döveriz.

Gelelim konunun magazin boyutuna. Ülkemizde magazin işliyle ilgilenen yaklaşık 700 kişi var. Bunların bir kısmı gazete ve televizyonlarda çalışırken büyük kısmı da internet medyasında kendisine göre yayıncılık yapmaya çalışıyor.

MAGAZİNCİ diye tabir ettiğimiz kişilerin sayısı son yıllarda oldukça arttı. Bunda denetimden uzak, 10 günde bir haber yenileyen, çoğu kopyala yapıştır bayat haberler paylaşan bu sitelerin bir çoğunun geçmişi belli değil.

Kimdir, nedir, nereden gelmiştir ve magazin haberciliği yapmaya nasıl cesaret etmektedir belli değil. Gece kulüplerinde veya restoranlarda FARELİK yapan bazı tipler bakıyorlar ki magazin çok zor iş değil.

“Kurarım bir internet sitesi. Bir tane de mahalleden bıçkın delikanlının sırtına fotoğraf makinesi takarım. Al sana medya patronuyum” diye düşünüyor. 1000 TL’ye basit bir wordpress yazılımlı site yaptırıyor. Sağdan soldan PARA KOPARMAK için piyasaya düşüyor. Bu şekilde MAGAZİNİ KİRLETEN onlarca adam görünümlü kişi var.

Burada en büyük sorun magazincilerin bir arada hareket etmemesi. MAGAZİN GAZETECİLERİ DERNEĞİ’nin yönetimi, bu kişilere, “Hayırdır kardeşim sen kimsin? Magazincilerin adını kirletemezsin. Seni bu piyasada istemiyoruz. Temiz gazetecilerin adını kirletemezsin” demiyor belki de diyemiyor.

Bu üçkağıtçıların en büyük silahı sosyal medyada ünlü sanatçılar ve deneyimli gazetecilerle birlikte çektirdikleri fotoğrafları 10’larca kez kullanmaları. Bu sayede gazeteci, sanatçı, işadamı, işletmeci gibi muhatap oldukları insanların GÜVENİNİ KAZANIYORLAR.

Mesela Alper Alp denen şahıs. 15 sene önce “pijamalı şovmen” diye piyasaya çıktı. Şovmenlik numarası iş yapmayınca basın danışmanı ve menajer oldu. İyi niyetini kötüye kullandığı insanların güvenini kaybetmesine rağmen hala piyasada iş yapıyor. Üç ayda bir doğum günü, dört ayda bir ödül töreni düzenlemeye çalışıyor. Gerçi çoğunu eline yüzüne bulaştırıyor ama yine de birçok deneyimli magazincinin yapmaya cesaret edemediği balolar yapmaya cüret ediyor. Alper Alp, üç tane internet sitesi, ozalitçide 50 adet bastırdığı ve sadece kendisinin okuduğu bir tane dergi ve bir tane de magazin gazetesi sahibi üstelik. Anlayacağınız koskoca bir medya devi. Sen neymişsin be Alper Abi… Yürü kim tutar seni.   

 Serdar Kara ise Antepli bir kebapçı. Beş yıl önce çiçeklilik sayesinde tanıştığı magazin dünyası ona o kadar güzel geldi ki o günden beri magazinci olmaya çalışıyor. Önce bir dergiye ortak oldu ama arkadaşı da magazine sonradan girdiği için başarısız oldu. İşi bilmediği için birkaç hafta sonra kanal onu kapının önüne koydu. Pes etmedi bu kez de aynı kanalda şarkıcı bir kıza şov programı yapmaya başladı. O programdan da gönderildi. Üstelik kendisini kovan kanal yönetimi ekibini çalıştırmaya devam etti. Serdar Kara şimdi de reklam aldığı Ses Dergisi kapanınca isim hakkını aldığı bir dergiyi çıkarmaya çalışıyor. Sen bu azimle NUMBER ONE olursun kardeşim! Devam et…

Hüseyin Bakar’ı namı değer Hacıdan’ı magazin dünyasında tanımayan neredeyse yoktur. Bir dönem bütün ünlü şarkıcılar ve artistler onun mekanında kebap yerdi. Televoleci hayat tarzı sebebiyle kebapçı dükkanıyla EVLİYA ÇELEBİ misali. 15 mekan ve iki kıta dolaştı. Hep cepten yedi. Önce parasını sonra da dostlarını kaybetti. Baktı ki herkes magazinci olmaya çalışıyor Hacı da Zafer Kerey isimli yapımcıyla beraber yardım programı yapmaya niyetlendi. “Kebap olmazsa yardım programı yaparım. Kameralar hep beni çeksin” diyen Hacıdan’a tavsiyem bir de sunuculuğu denesin!

Daha bu örnekler o kadar çok ki… Hangi birini yazayım. Ben yazmaktan bıktım siz de okumaktan. Ama Magazin Gazeteciler Derneği, dernek olsaydı bugün kimsin? Nesin? Ne zamandır magazincilik yapıyorsun? Nerden çıktın kardeşim? Diyebilirdi. Sağolsun önüne geleni üye yaptılar. Sırf derneğe ticari amaçla baktıkları için. Olacağı bu… Arkadaşlar bu işi ciddiye alın. Magazinin seviyesi gittikçe düşmeye başladı. Benim nacizane önerim, bu işe yıllarını vermiş ustalarım, arkadaşlarım, onlara çağrım var. Magazin Gazetecileri Derneğini kuranlar. Gelin artık bu derneğe el atın. Tekrar temiz magazin, gerçek magazincilerle olsun. Sayın Uğur Güneri, Aykut Işıklar, Selim Akçin, Kenan Erçetingöz, Bilal Özcan, Tayyar Yıldız, Nurettin Soydan, Ali Eyüboğlu, Tayyar Işıksaçan, Şengül Balıksırtı, Reşat Balcıoğlu, Salih Keçeci, Bülent Cankurt gibi yıllarını vermiş. MGD'nin kuruluşunda çalışan bu arkadaşlar, tekrar MGD'ye sahip çıkalım. Düşünün akşamdan sabaha magazinci oluyorlar. Yarın kasap bile magazinci olacak. Unutmayın lütfen magazine sahip çıkalım. 

Bu yazı toplam 1198 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Haber Konseyi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 262 49 23 | Haber Sistemi: CM Bilişim